ABD'de federal bir temyiz mahkemesi, Başkan Donald Trump yönetiminin hızlı sınır dışı (fast-track deportation) uygulamasını ülke genelinde yeniden yürürlüğe koyarak milyonlarca düzensiz göçmeni yargı süreci olmaksızın sınır dışı edilme riskiyle karşı karşıya bıraktı. 9. Bölge Temyiz Mahkemesi'nin kararı, geçtiğimiz yıl bir alt mahkeme tarafından durdurulan uygulamanın tekrar hayata geçirilmesini sağladı. Karar, Trump yönetiminin göçmenlik politikalarının en tartışmalı unsurlarından birini oluşturan ve "hızlandırılmış sınır dışı" olarak da bilinen bu mekanizmayı, ülke çapında uygulamaya sokuyor.
Gelişmenin arka planı
Söz konusu uygulama, ABD Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza Birimi'ne (ICE), belirli koşulları sağlayan düzensiz göçmenleri, herhangi bir göçmenlik mahkemesi duruşması olmaksızın sınır dışı etme yetkisi veriyor. Daha önce yalnızca sınır bölgelerinde uygulanan bu prosedür, Trump yönetiminin 2019'da yaptığı düzenlemeyle ülke geneline yayılmış ve iki yıldan az süredir ABD'de bulunan herhangi bir düzensiz göçmeni kapsar hale getirilmişti. Ancak Amerikan Sivil Özgürlükler Birliği (ACLU) ve diğer sivil toplum kuruluşlarının açtığı davalar sonucu, Kaliforniya'daki bir alt mahkeme uygulamayı engellemişti. Temyiz mahkemesinin kararı ise bu engeli kaldırarak uygulamanın yeniden yürürlüğe girmesine olanak tanıdı. Mahkeme, alt mahkemenin uygulamayı tüm ülke için durdurma kararının yetkisini aştığına hükmetti.
Bölgesel veya küresel boyut
Bu karar, ABD'nin göçmenlik politikalarında yeni bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor. Uygulamanın yeniden hayata geçmesiyle birlikte, özellikle Orta Amerika ülkelerinden gelen ve ABD'ye yasa dışı yollarla giren milyonlarca göçmen, kısa sürede sınır dışı edilme riskiyle karşı karşıya kalacak. Karar, aynı zamanda Trump yönetiminin göçmen karşıtı politikalarının yargı tarafından onaylanması anlamına geliyor. Uygulamanın kapsamı, ABD'de iki yıldan az süredir bulunan ve ülkeye yasa dışı yollarla giren herkesi içeriyor. Bu, ABD Göçmenlik Mahkemeleri'ndeki birikmiş davaların sayısını azaltmayı hedefliyor ancak insan hakları örgütleri, bu tür hızlı sınır dışı işlemlerinin adil yargılanma hakkını ihlal ettiğini ve hatalı sınır dışılara yol açabileceğini belirtiyor. Kararın, Kasım ayındaki başkanlık seçimleri öncesinde Trump yönetimine göçmenlik konusunda bir zafer kazandırdığı yorumları yapılıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, ABD'de yaşayan Türk vatandaşlarını doğrudan etkileyebilir. ABD'de düzensiz statüde bulunan veya vizesi sona ermiş Türk göçmenler, bu uygulama kapsamında hızlı sınır dışı edilme riskiyle karşı karşıyadır. Türkiye, ABD ile vize muafiyeti anlaşması olmayan ülkeler arasında yer aldığından, ABD'deki Türk vatandaşlarının göçmenlik statülerini düzenli hale getirmeleri daha da kritik hale gelmiştir. Ayrıca, bu kararın küresel göç politikalarına etkisi, Türkiye'nin de içinde bulunduğu göç koridorlarındaki dengeleri değiştirebilir. ABD'nin sertleşen göç politikaları, diğer ülkelerde benzer uygulamaları teşvik edebilir ve bu durum Türkiye'nin göçmen kabulü ve entegrasyon politikalarını da dolaylı olarak etkileyebilir.