ABD Temsilciler Meclisi'nde çoğunluk Demokratlar, 5 Haziran 2025 Perşembe günü Cumhuriyetçilerle birlikte oy kullanarak Michigan Temsilcisi Rashida Tlaib'in Lübnan'a yönelik savaş yetkileri kararını reddetti. Tlaib'in önerisi, Başkan Donald Trump'ın Lübnan'daki askeri operasyonlarını 30 gün içinde sonlandırmasını ve Kongre onayı olmadan yeni güç göndermemesini talep ediyordu. Ancak 220-196 oyla reddedilen karar, Beyaz Saray'ın Ortadoğu politikasına karşı Kongre'den gelen en somut muhalefet hamlesi olarak dikkat çekti.
Gelişmenin Arka Planı
Tlaib, kararını Lübnan'da artan çatışmalar ve sivil kayıplara dayandırmıştı. İsrail ile Hizbullah arasındaki gerilimin tırmanması sonucu ABD, Lübnan'a 2.000 asker daha takviye etmiş ve hava saldırılarını yoğunlaştırmıştı. Tlaib, "ABD'nin Lübnan'daki savaşını sonlandırma kararı, Kongre'nin anayasal sorumluluğudur" diyerek, 1973 Savaş Yetkileri Yasası'nı gerekçe göstermişti. Ancak Başkan Trump yönetimi, operasyonların "terörist hedeflere" yönelik olduğunu ve ulusal güvenlik için gerekli olduğunu savunuyordu.
Kararın reddedilmesinde, Tlaib'in partisi Demokratların önemli bir bölümünün de desteği etkili oldu. Aralarında Meclis Başkanı Nancy Pelosi'nin de bulunduğu 122 Demokrat, "müttefik İsrail'in güvenliğini zayıflatmama" gerekçesiyle Tlaib'e karşı oy kullandı. Bu durum, Demokrat Parti içindeki ilerici kanat ile merkezci kanat arasındaki derin ayrışmayı bir kez daha gözler önüne serdi.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Lübnan'daki çatışmalar, İsrail-Hizbullah savaşının bir uzantısı olarak görülüyor. ABD'nin askeri varlığı, bölgede İran'a karşı bir caydırıcılık stratejisinin parçası. Ancak sivil kayıpların artması ve Lübnan ekonomisinin çöküşü, uluslararası toplumda endişe yaratıyor. Tlaib'in kararının reddedilmesi, Beyaz Saray'a Ortadoğu'da daha geniş yetkiler vermiş olsa da, Kongre'deki muhalefetin sesini duyurduğu bir döneme işaret ediyor. Avrupa Birliği ve Arap Birliği, çatışmaların durdurulması çağrısı yaparken, Rusya ve Çin, ABD'yi "bölgesel istikrarı bozmakla" suçluyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Lübnan'daki çatışmalar, Türkiye'nin yakın coğrafyasını doğrudan etkilemektedir. ABD'nin askeri varlığını sürdürmesi, bölgedeki dengeleri İsrail ve İran arasındaki rekabete dayalı bir eksene çekebilir. Türkiye, Lübnan'da istikrarın sağlanmasını ve sivil kayıpların azaltılmasını savunmaktadır. Ayrıca, Türk vatandaşlarının ve Lübnan'daki Türk kurumlarının güvenliği endişe konusudur. Tlaib'in kararının reddi, ABD'nin bölge politikasının Kongre'de de destek bulduğunu gösterse de, Türkiye'nin ulusal güvenliği açısından Lübnan'daki gelişmelerin yakından takip edilmesi gerekmektedir. Türkiye, bölgesel diyalog ve insani yardım kanallarını açık tutarak, tansiyonun düşürülmesine katkıda bulunabilir.