ABD Teksas Batı Bölgesi Federal Bölge Yargıcı David Hittner, Salı günü eyalette drag gösterilerini kısıtlamayı amaçlayan 2023 tarihli Senato Yasa Tasarısı 12'yi (SB 12) iptal etti. Kararında ünlü country müzik yıldızı Dolly Parton'a atıfta bulunan Hittner, yasanın ifade özgürlüğünü ihlal ettiğini belirtti. Hittner, "Dolly Parton gibi şehvetli bir seks sembolü" ifadesiyle sanatçının cinsel kimliğini ve sahne performansını örnek göstererek, dragın da korunması gereken bir ifade biçimi olduğunu vurguladı.
Kararın Arka Planı: SB 12 ve Drag Gösterileri
Teksas Senatosu tarafından 2023 yılında kabul edilen ve Vali Greg Abbott tarafından imzalanan SB 12, drag gösterilerini "yetişkinlere yönelik performanslar" olarak sınıflandırıyor ve bu tür etkinliklerin halka açık yerlerde veya 18 yaş altı bireylerin bulunduğu mekanlarda yapılmasını yasaklıyordu. Yasa, ihlali durumunda para cezası ve hatta hapis cezası öngörüyordu. Yasa, drag sanatçıları, LGBT+ topluluğu ve sivil haklar savunucuları tarafından derhal dava konusu edildi. Davacılar, yasanın ifade özgürlüğünü ve eşitlik ilkesini ihlal ettiğini, ayrıca muğlak ifadelerle keyfi uygulamalara yol açacağını öne sürdü.
Yargıç Hittner, kararında yasanın anayasal dayanağının zayıf olduğunu ve dragın sanatsal bir ifade biçimi olarak Birinci Değişiklik kapsamında korunduğunu belirtti. Dolly Parton örneği üzerinden, toplumun geniş kesimlerince kabul görmüş bir sanatçının bile cinsel çağrışımlı sahne performansları sergilediğini, ancak bunun yasaklanmadığını hatırlattı. Hittner, "Eğer Dolly Parton'un performansları yasaklanmıyorsa, drag gösterileri de yasaklanamaz" diyerek yasanın çifte standart içerdiğini ima etti.
Karar, Teksas'ta drag karşıtı yasaların ardındaki muhafazakar hareket için önemli bir darbe oldu. Benzer yasalar Montana, Tennessee ve Florida gibi eyaletlerde de çıkarılmıştı; ancak federal mahkemeler birçoğunu anayasaya aykırı bularak durdurdu. Bu karar, ülke genelinde drag ve LGBT+ haklarına yönelik yasal mücadelede bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
ABD'de drag gösterilerine yönelik kısıtlamalar, son yıllarda kültürel ve siyasi kutuplaşmanın bir yansıması haline geldi. Muhafazakar eyaletlerde çocukların cinsel içerikli performanslardan korunması gerekçesiyle çıkarılan yasalar, ilerici kesimler tarafından LGBT+ bireylere yönelik ayrımcılık ve ifade özgürlüğüne müdahale olarak görülüyor. Federal mahkemelerin müdahalesi, anayasal hakların eyalet yasalarının üzerinde olduğunu gösteriyor. Bu karar, diğer eyaletlerdeki benzer davalar için emsal teşkil edebilir ve yasa yapıcıları daha dikkatli olmaya itebilir.
Küresel ölçekte ise, birçok ülkede LGBT+ hakları ve ifade özgürlüğü tartışmaları sürüyor. Avrupa'da bazı ülkeler drag etkinliklerini desteklerken, Doğu Avrupa ve Orta Doğu'da kısıtlamalar bulunuyor. ABD'deki bu karar, dünya genelinde ifade özgürlüğü savunucuları için moral kaynağı olabilir. Ancak aynı zamanda, kültürel savaşların küresel bir olgu olduğunu ve farklı toplumlarda benzer gerilimlerin yaşanabileceğini gösteriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye'de drag ve LGBT+ etkinlikleri son yıllarda artan baskı altında. Onur Yürüyüşleri valiliklerce yasaklanıyor, drag performanslarına yönelik tutuklamalar ve soruşturmalar gündeme geliyor. ABD'deki bu karar, Türkiye'deki ifade özgürlüğü savunucuları için doğrudan bir bağlayıcılık taşımasa da, evrensel bir hak mücadelesinin parçası olarak görülebilir. Türkiye'nin Avrupa Birliği ve Batı ile ilişkilerinde insan hakları ve ifade özgürlüğü konuları sürekli gündemde. Bu tür gelişmeler, Türkiye'nin demokratik standartlarına ilişkin uluslararası eleştirileri yeniden alevlendirebilir. Ayrıca, küresel kültürel savaşların Türkiye'ye yansımaları, toplumsal kutuplaşmayı derinleştirebilir. Türkiye'nin kendi iç hukukunda ifade özgürlüğünü genişletmesi, uluslararası alanda itibarını artırabilir; ancak mevcut siyasi iklimde bu yönde bir adım beklenmiyor.