ABD borsaları, yatırımcıların teknoloji hisselerine geri dönmesiyle yeni bir rekora imza attı. Dow Jones Sanayi Endeksi, Çarşamba günkü işlemlerde yüzde 0,7 artışla 44.000 puanın üzerine çıkarak tüm zamanların en yüksek seviyesini gördü. S&P 500 endeksi de yüzde 0,6 kazançla 5.700 puana yaklaşırken, Nasdaq Bileşik Endeksi yüzde 0,8 değer kazandı. Analistler, son haftalarda teknoloji devlerinden kaçan yatırımcıların yeniden bu sektöre yöneldiğini belirterek, "teknoloji hisselerine dönüş" olarak tanımladıkları bu hareketin piyasalara canlılık getirdiğini ifade ediyor. Dow Jones'un rekor kırmasında, Apple, Microsoft ve Amazon gibi teknoloji devlerinin yanı sıra, yarı iletken şirketlerindeki güçlü seyir belirleyici oldu.
Gelişmenin arka planı
Piyasalardaki bu olumlu havanın temelinde, ABD Merkez Bankası'nın (Fed) faiz indirimlerine ilişkin beklentiler yatıyor. Fed'in eylül ayında yapacağı toplantıda 25 baz puanlık bir faiz indirimine gitmesine kesin gözüyle bakılırken, yıl sonuna kadar toplamda 100 baz puanlık bir gevşeme olabileceği konuşuluyor. Düşen faizler, özellikle büyüme odaklı teknoloji şirketlerinin borçlanma maliyetlerini azaltacağı ve kârlılıklarını artıracağı için bu hisselere talebi körüklüyor. Ayrıca, yapay zeka alanındaki yatırımların hız kesmeden devam etmesi ve Nvidia gibi çip üreticilerinin güçlü bilançolar açıklaması, teknoloji sektörüne olan güveni tazeledi. Öte yandan, Japon yeni, dolar karşısında 40 yılın en düşük seviyesine gerileyerek 163,50 seviyesini test etti. Japonya Merkez Bankası'nın (BOJ) faizleri düşük tutma politikasını sürdürmesi, yeni zayıflatırken, ABD ile arasındaki faiz farkının açılması doları güçlendiriyor. Uzmanlar, yenin daha da değer kaybedebileceğini ve 165 seviyesine yaklaşabileceğini öngörüyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Bu gelişmeler, küresel piyasalarda dalgalanmaya neden oluyor. Dow Jones'taki rekor, Wall Street'te iyimserliği artırırken, Asya piyasaları karışık bir seyir izliyor. Nikkei endeksi, yenin zayıflamasıyla ihracatçı şirketlerin kârlılığının artacağı beklentisiyle yükselirken, Çin ve Hong Kong borsaları ise emlak sektöründeki sorunlar ve zayıf tüketim verileriyle düşüşte. Avrupa borsaları da ABD'deki pozitif havaya paralel olarak yükseliş kaydetti. Bununla birlikte, yenin zayıflaması, Güney Kore, Tayvan ve Çin gibi rakip ülkelerin ihracatçılarına baskı yapıyor; çünkü zayıf yen, Japon ürünlerini daha rekabetçi hale getiriyor. Ayrıca, yenin değer kaybı, Türkiye gibi gelişmekte olan ülkeler için de dikkatle izleniyor, zira doların güçlenmesi bu ülkelerin dış borç yükünü artırabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Dow Jones’taki rekor ve teknoloji hisselerindeki toparlanma, küresel risk iştahının arttığına işaret ediyor. Bu durum, gelişmekte olan piyasalara da olumlu yansıyabilir; ancak Türkiye gibi yüksek enflasyon ve cari açıkla mücadele eden ekonomiler için asıl belirleyici, Fed politikaları ve doların seyri olacak. Japon yenindeki değer kaybı, Türk lirası üzerinde de baskı oluşturabilir, çünkü güçlü dolar, TL’nin değer kaybını hızlandırabilir. Öte yandan, küresel teknoloji yatırımlarının artması, Türkiye’nin savunma ve yazılım sektörlerindeki Ar-Ge atılımlarına daha fazla yabancı yatırım çekebilir. Ancak, kısa vadede Türkiye’nin kırılganlıkları göz önüne alındığında, piyasalardaki bu iyimser havanın doğrudan bir etki yaratması beklenmemeli.