Küresel piyasalarda teknoloji hisselerinde başlayan sert satış dalgası, 23 Haziran 2026 itibarıyla Avrupa borsalarına da sıçradı. Yatırımcılar, yüksek uçuşan teknoloji hisseleri ve şişkin değerlemeler konusunda giderek daha tedirgin hale gelirken, satış baskısı Asya'dan Avrupa'ya yayıldı. Güney Kore'nin Kospi Endeksi, rekor seviyesinden yüzde 10 oranında değer kaybederek resmi olarak düzeltme bölgesine girdi. Bu düşüş, Asya-Pasifik genelinde teknoloji ağırlıklı endekslerde domino etkisi yarattı. Japonya'nın Nikkei 225 endeksi yüzde 3,2, Tayvan'ın Taiex endeksi ise yüzde 4,1 geriledi.
Satış Dalgasının Arkasındaki Faktörler
Analistlere göre, bu satış dalgasının temelinde yapay zeka ve yarı iletken sektörlerindeki aşırı değerlemeler yatıyor. Son 18 ayda teknoloji endekslerinde yaşanan yüzde 40'ı aşan yükseliş, birçok hissenin tarihsel ortalamalarının çok üzerinde işlem görmesine yol açtı. Özellikle Nvidia, AMD ve TSMC gibi yapay zeka devleri, son çeyrekte yüzde 20'ye varan değer kayıpları yaşadı.
Avrupa'da ise satış dalgası en çok ASML, Infineon ve STMicroelectronics gibi yarı iletken üreticilerini vurdu. Pan-Avrupa Stoxx 600 Teknoloji Endeksi günü yüzde 3,6 düşüşle kapattı. Frankfurt'ta DAX endeksi yüzde 2,1, Paris'te CAC 40 ise yüzde 1,9 geriledi. Londra'da FTSE 100 endeksi teknoloji hisselerinin ağırlığının düşük olması nedeniyle yüzde 0,8'lik sınırlı bir düşüş kaydetti.
ABD'de teknoloji ağırlıklı Nasdaq endeksi, Asya ve Avrupa'daki satışların ardından vadeli işlemlerde yüzde 2,5 değer kaybetti. S&P 500 endeksinin de yüzde 1,7 düştüğü görüldü. Bu durum, küresel yatırımcıların güvenli liman arayışına girdiğini gösteriyor.
Küresel Piyasalara Etkisi
Satış dalgası sadece hisse senetlerini değil, aynı zamanda kripto para piyasalarını da etkiledi. Bitcoin 55.000 dolar seviyesine gerileyerek son iki ayın en düşük seviyesini gördü. Altın ise küresel belirsizlik ortamında ons başına 2.400 doların üzerine çıkarak yatırımcıların güvenli liman tercihine işaret etti.
Merkez bankalarının faiz politikaları da satış dalgasının şiddetlenmesine katkıda bulundu. ABD Merkez Bankası Fed, enflasyonun yapışkan olduğu gerekçesiyle faiz indirimlerine temkinli yaklaşırken, Avrupa Merkez Bankası ECB ise Haziran ayında faiz indirimi sinyali vermişti. Ancak bu belirsizlik ortamı, yatırımcıların risk iştahını azaltıyor.
Uzmanlar, önümüzdeki günlerde volatilitenin devam edebileceğini ancak temel ekonomik göstergelerin bir resesyon sinyali vermediğini belirtiyor. Yine de, teknoloji hisselerindeki düzeltmenin bir süre daha devam etmesi bekleniyor. Yatırımcılar, ikinci çeyrek bilançolarını ve özellikle yapay zeka şirketlerinin kârlılık verilerini yakından takip edecek.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Küresel piyasalardaki bu satış dalgası, Türkiye için doğrudan bir tehdit oluşturmasa da dolaylı etkiler yaratabilir. Gelişmekte olan piyasalardan sermaye çıkışı hızlanırsa, Borsa İstanbul da baskı altında kalabilir. Ayrıca TL'nin değer kazanma süreci sekteye uğrayabilir. Ancak Türkiye'nin teknoloji hisselerine aşırı bağımlı olmaması, bu düzeltmeden sınırlı etkilenmesini sağlayabilir. Yatırımcıların portföylerini çeşitlendirmesi ve iç talebin canlı kalması, olası bir küresel resesyon senaryosunda Türkiye'yi nispeten koruyacak unsurlar arasında.