ABD teknoloji hisseleri, Güney Koreli yarı iletken devi Samsung Electronics'in açıkladığı çeyreklik kâr rakamlarının yatırımcı beklentilerini karşılayamaması üzerine Salı günü değer kaybetti. Bu durum, yılın başından bu yana piyasalara yön veren yapay zeka (AI) odaklı yükselişin sürdürülebilirliğine ilişkin endişeleri yeniden alevlendirdi. Nasdaq Borsası, teknoloji ağırlıklı yapısıyla yüzde 2'ye yakın gerilerken, yarı iletken sektöründeki kayıplar daha belirgin oldu. Yatırımcılar, AI çipleri ve ilgili donanıma yönelik yoğun talebin yavaşlayabileceği korkusuyla pozisyonlarını gözden geçiriyor. Öte yandan, uzay taşımacılığı şirketi SpaceX, analistlerden gelen olumlu değerlendirmelerle öne çıktı ve savunma ile havacılık sektöründe yeni bir iyimserlik dalgası yarattı.
Gelişmenin Arka Planı: Çip Sektöründe Durgunluk Sinyalleri
Samsung'un ikinci çeyrek kârı, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 15,7 artışla 10,44 trilyon wona (yaklaşık 7,6 milyar dolar) yükselse de, analistlerin 11,2 trilyon wonluk ortalamasının altında kaldı. Şirket, özellikle bellek çipleri ve AI sunucularında kullanılan yüksek bant genişlikli bellek (HBM) satışlarında beklenen ivmeyi yakalayamadı. Bu durum, küresel çip talebinin zirve yapmış olabileceği ve arz fazlası riskinin arttığı yönünde yorumlandı. Samsung'un en büyük rakiplerinden SK Hynix'in de benzer bir tablo çizmesi, sektördeki kötümser havayı pekiştirdi. ABD'de Nvidia, AMD ve Intel gibi yarı iletken devlerinin hisseleri sert düşüşler kaydetti. Nvidia, AI çip pazarındaki hakim konumuna rağmen yatırımcıların kâr realizasyonuna gitmesiyle yüzde 4,5 değer kaybetti. Analistler, sektörün uzun vadeli görünümünün hala olumlu olduğunu ancak kısa vadede aşırı değerlenmelerin düzeltilmesinin kaçınılmaz olduğunu belirtiyor.
Samsung, AI devriminin en kritik bileşenlerinden biri olan yüksek bant genişlikli bellek üretiminde öncü bir konuma sahip. Ancak şirket, bu alandaki yatırımlarının getirisini henüz tam olarak alamıyor. TSMC ve diğer fason üreticilerin de benzer zorluklar yaşaması, AI donanımına yönelik talebin döngüsel olduğu endişesini artırıyor. Yarı iletken sektörü, son beş ayda yüzde 30'luk bir yükseliş yaşamıştı. Bu yükselişin ardından gelen düzeltme, piyasanın kırılganlığını gözler önüne seriyor. Özellikle ABD Merkez Bankası'nın (Fed) faizleri yüksek tutmaya devam edeceği yönündeki sinyaller, teknoloji hisseleri üzerinde ek baskı yaratıyor. Yatırımcılar, AI devriminin henüz erken aşamada olduğunu kabul etmekle birlikte, şirketlerin kârlılık göstergelerindeki zayıflamayı yakından izliyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut: SpaceX Yükseliyor, Piyasalar Ayrışıyor
Teknoloji sektöründeki düşüşe rağmen, SpaceX meteor gibi parladı. Uzay taşımacılığı ve uydu haberleşme şirketi, analistlerden gelen olumlu raporlarla destek buldu. Goldman Sachs, SpaceX'in değerlemesinin önümüzdeki iki yıl içinde ikiye katlanarak 350 milyar dolara ulaşabileceğini öngördü. Bu iyimserlik, şirketin Starlink projesinden elde ettiği artan gelirler ve Pentagon ile yapılan yeni sözleşmelerden kaynaklanıyor. SpaceX, aynı zamanda düşük yörünge uydu internet pazarında rakipsiz konumda. Morgan Stanley, bu faktörleri değerlendirerek şirket için “satın al” tavsiyesi verdi. SpaceX'in hisseleri halka açık olmasa da, ikincil piyasalarda işlem gören hisseleri yüzde 8'in üzerinde prim yaptı. Bu ayrışma, yatırımcıların savunma ve uzay sektörlerine yöneldiğini, geleneksel çip hisselerinden uzaklaştığını gösteriyor.
Küresel çapta, yatırımcı iştahındaki bu değişim, Japon ve Avrupa borsalarına da yansıdı. Tokyo'daki Nikkei endeksi teknoloji hisselerinin etkisiyle yüzde 1,5 düşerken, Frankfurt'taki DAX endeksi de benzer bir eğilim izledi. Ancak Çin ve Hong Kong borsaları, hükümetin ekonomiye yönelik teşvik paketleri sayesinde ayakta kalmayı başardı. Öte yandan, Orta Doğu ve Körfez ülkelerindeki borsalar, petrokimya ve savunma sektörlerine olan ilgi sayesinde görece sakin bir seyir izledi. ABD'de ise S&P 500'ün yüzde 0,7, Dow Jones'un ise yüzde 0,3 kaybettiği bir gün geride kaldı. Piyasalar şimdi Fed'in bir sonraki toplantısından gelecek faiz kararına odaklanmış durumda. Enflasyon verileri beklenenden yüksek gelirse, teknoloji hisselerindeki düşüş derinleşebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Küresel yarı iletken sektöründeki durgunluk ve yapay zeka yatırımlarındaki yavaşlama, Türkiye'nin teknolojiye dayalı büyüme hedefleri açısından bir uyarı niteliği taşıyor. Türkiye, son yıllarda savunma sanayii ve elektronik üretiminde yerelleşme çabalarını hızlandırırken, çip tedarikinde dışa bağımlılık önemli bir kırılganlık unsuru olarak duruyor. Samsung benzeri devlerin kâr marjlarındaki daralma, tedarik zincirinde fiyat dalgalanmalarına yol açabilir ve Türkiye'nin ithal girdi maliyetlerini artırabilir. Öte yandan, SpaceX gibi şirketlerin yükselişi, uydu haberleşmesi ve uzay teknolojilerinde Türkiye'nin de hedeflediği alanlarda küresel ölçekte yeni iş birliği fırsatlarına işaret ediyor. Türkiye'nin Milli Uzay Programı kapsamında atacağı adımlar, bu genişleyen pazardan pay alma potansiyelini artırabilir. Ancak yapay zeka alanındaki belirsizlik, Türkiye'nin AR-GE yatırımlarını dikkatli planlaması gerektiğini gösteriyor. Kısa vadede, piyasalardaki oynaklık Türkiye'ye yönelik portföy yatırımlarını da etkileyebilir.