ABD'nin İran'a yönelik son hava saldırıları ve petrol satışı kısıtlamalarının ardından Tahran yönetimi, Bahreyn ve Kuveyt'i hedef alan yeni hamleler başlattı. İran Devrim Muhafızları'na bağlı unsurların, iki Körfez ülkesindeki ABD askeri üslerine yönelik saldırı düzenlediği bildiriliyor. Saldırılarda can kaybı yaşanmadığı ancak maddi hasar oluştuğu belirtiliyor. Bu gelişme, Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılması için yapılması planlanan müzakereleri de tehlikeye attı. İran Dini Lideri Ali Hamaney'in defnedilmesinin ardından başlaması beklenen görüşmeler, yeni saldırılar nedeniyle askıya alındı.
Gelişmenin arka planı
ABD, geçtiğimiz hafta İran'a ait petrol tankerlerine yönelik saldırıların ardından, İran'ın petrol satışını kısıtlama kararı almıştı. Bu karar, İran ekonomisini hedef alan yaptırımların bir parçası olarak görülüyor. Buna karşılık İran, Hürmüz Boğazı'ndan geçişleri engelleme tehdidinde bulunmuştu. Hürmüz Boğazı, dünya petrol ticaretinin yaklaşık beşte birinin geçtiği stratejik bir su yolu. İran'ın Körfez ülkelerine yönelik saldırıları, bölgedeki gerginliği tırmandırdı. Bahreyn ve Kuveyt, ABD'nin bölgedeki önemli müttefikleri arasında yer alıyor. İran'ın bu iki ülkeyi hedef alması, ABD'nin bölgedeki askeri varlığına bir yanıt olarak yorumlanıyor. Uzmanlar, İran'ın saldırılarının sembolik olduğunu ancak tansiyonu yükselttiğini belirtiyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Bu gelişme, başta Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri olmak üzere diğer Körfez ülkelerini de tedirgin etti. Bölge ülkeleri, İran'ın saldırgan tutumuna karşı ortak bir pozisyon almak için acil toplantı çağrısı yaptı. Küresel piyasalarda ise petrol fiyatları yükselişe geçti. Brent petrolün varil fiyatı, haberin ardından %3 artışla 85 dolar seviyesine çıktı. Analistler, Hürmüz Boğazı'nın tamamen kapanması halinde petrol fiyatlarının 100 doların üzerine çıkabileceği uyarısında bulunuyor. Çin ve Hindistan gibi büyük petrol ithalatçıları, durumu endişeyle izliyor. Birleşmiş Milletler, taraflara itidal çağrısı yaparken, Avrupa Birliği arabuluculuk girişimlerini hızlandırdı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, enerji ihtiyacının büyük bölümünü ithal eden bir ülke olarak Körfez'deki gerginlikten doğrudan etkileniyor. Petrol fiyatlarındaki yükseliş, Türkiye'nin cari açığını artırabilir ve enflasyonist baskı yaratabilir. Öte yandan Türkiye, hem İran hem de Körfez ülkeleriyle dengeli ilişkiler yürütmeye çalışıyor. Bu kriz, Türkiye'nin arabuluculuk rolünü öne çıkarabilir. Ancak Ankara'nın, ABD'nin yaptırımlarına karşı temkinli bir duruş sergilemesi bekleniyor. Türkiye'nin enerji güvenliği açısından Hürmüz Boğazı'ndaki istikrar kritik önemde.