TAIPEI — Tayvan, Güney Çin Denizi'ndeki Scarborough Shoal üzerindeki egemenlik iddialarını, Filipinler ile artan güvenlik işbirliğini önceleyerek geri plana çekti. Filipinler'in Birleşmiş Milletler'e yaptığı ve Scarborough Shoal'ın kendi kıta sahanlığının bir parçası olduğunu savunduğu başvuru, Taipei'nin bölgesel iddiaları ile Manila ile gelişen savunma ortaklığı arasındaki çelişkiyi gözler önüne serdi.
Egemenlik İddiaları ile Güvenlik Öncelikleri Arasındaki Çelişki
Tayvan Dışişleri Bakanlığı, Filipinler'in başvurusuna ilişkin yaptığı açıklamada, Scarborough Shoal'ın (Tayvan'ın Huangyan Dao olarak adlandırdığı) kendi toprakları olduğunu yineledi, ancak konuyu tırmandırmaktan kaçındı. Bakanlık sözcüsü, "Egemenliğimizden taviz vermiyoruz, ancak bölgesel barış ve istikrarı korumak için diyalog yollarını açık tutuyoruz" ifadelerini kullandı. Bu ölçülü tutum, Tayvan'ın son dönemde Çin'in artan askeri baskısına karşı Filipinler ile savunma işbirliğini derinleştirme çabasıyla uyumlu.
Filipinler, 2024 yılında Birleşmiş Milletler'e sunduğu başvuruda, Scarborough Shoal'ın kendi 200 deniz mili münhasır ekonomik bölgesi içinde yer aldığını belirterek, Çin'in bölgedeki geniş kapsamlı egemenlik iddialarını uluslararası hukuka aykırı bulduğunu vurgulamıştı. Başvuruda Tayvan'ın iddialarına doğrudan atıfta bulunulmasa da, Taipei yönetimi belgenin dolaylı olarak kendi pozisyonunu zayıflattığını görüyor.
Tayvan'ın Scarborough Shoal üzerindeki iddiası, 1947'de ilan edilen ve tüm Güney Çin Denizi'ni kapsayan "On Bir Nokta" hattına dayanıyor. Ancak 2016'daki daimi hakemlik kararı, bu hattın uluslararası hukuka aykırı olduğunu ve hiçbir tarafın Scarborough Shoal üzerinde egemenlik iddia edemeyeceğini hükme bağlamıştı. Filipinler bu kararı desteklerken, Tayvan kararı tanımadığını açıklamıştı.
Manila-Taipei Yakınlaşmasının Bölgesel Boyutu
Son iki yılda Filipinler ile Tayvan arasındaki ilişkiler, Çin'in Tayvan Boğazı'ndaki askeri faaliyetlerini artırması ve Filipinler'in Güney Çin Denizi'nde Çin ile yaşadığı gerilimler nedeniyle hızla gelişti. Manila, 2023'te ABD ile savunma işbirliğini genişleterek Tayvan'a yakınlığıyla bilinen Luzon'daki askeri üslere ABD erişimini kolaylaştırdı. 2024 başında ise Tayvan, Filipinler'e deniz güvenliği konusunda eğitim desteği teklif etti.
Bu yakınlaşma, Tayvan'ın geleneksel olarak Güney Çin Denizi'ndeki iddialarından ödün vermeden bölgesel ortaklıklar kurma stratejisinin bir parçası. Ancak Scarborough Shoal gibi hassas bir konuda Manila ile ters düşmek, Taipei'nin güvenlik çıkarlarına zarar verebilir. Filipinler, Tayvan'ın en önemli destekçilerinden biri olan ABD'nin müttefiki ve bölgedeki en güçlü Çin karşıtı aktörlerden biri.
Çin, hem Filipinler'in BM başvurusunu hem de Tayvan'ın tutumunu yakından izliyor. Pekin, Scarborough Shoal'ı kendi toprağı olarak görüyor ve 2012'den bu yana fiili kontrolünü elinde bulunduruyor. Çin Dışişleri Bakanlığı, Filipinler'in başvurusunu "hukuken geçersiz" ilan etmişti. Tayvan'ın geri adımı, Pekin'in bölgedeki egemenlik iddialarını pekiştirmesine zemin hazırlayabilir.
Öte yandan, Tayvan'ın bu tutumu, Güney Çin Denizi'ndeki diğer kıyıdaş ülkelerle ilişkilerinde de emsal teşkil edebilir. Vietnam ve Malezya gibi ülkelerle benzer egemenlik anlaşmazlıkları yaşayan Tayvan, güvenlik işbirliğini önceliklendirmek için egemenlik iddialarından taviz verme eğilimini sürdürebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Tayvan'ın Scarborough Shoal konusundaki geri adımı, Doğu Asya'da güvenlik önceliklerinin egemenlik iddialarının önüne geçtiğini gösteriyor. Bu durum, Türkiye'nin Doğu Akdeniz ve Ege'deki egemenlik ve deniz yetki alanı anlaşmazlıkları açısından dikkatle izlenmeli. Türkiye, benzer şekilde ittifak ilişkileri ve güvenlik işbirliklerini önceliklendirerek zaman zaman egemenlik söylemlerini yumuşatabiliyor. Ancak uluslararası hukuk ve hakemlik kararlarına verilen farklı tepkiler, Türkiye'nin kendi tezlerini savunurken tutarlılık ve müttefiklik dengesi arasında nasıl bir yol izlediğini de yansıtıyor. Bölgesel barış ve istikrar vurgusu, Türk dış politikasında da sıkça başvurulan bir araç.