Tayvan, 10 Haziran'da gerçekleştirdiği askeri tatbikatta ilk kez Yüksek Hareket Kabiliyetli Topçu Roket Sistemi (HIMARS) ile Tayvan Boğazı yönünde atış yaptı. Bu adım, adanın savunma stratejisinde köklü bir değişime işaret ediyor: Anakara Çin'den gelebilecek bir saldırıyı kıyıya ulaşmadan engellemek için mobil vuruş silahlarının kullanımı ön plana çıkıyor.
HIMARS ile kıyı savunmasında yeni konsept
Tayvan ordusu, daha önce genellikle sabit mevzilerde konuşlu bulunan ağır topçu ve roket sistemlerine güveniyordu. Ancak Çin'in artan askeri baskısı karşısında, Tayvan'ın savunma doktrini 'tehdidi denizde karşılama' yaklaşımına doğru evriliyor. HIMARS, yüksek hareket kabiliyeti sayesinde 'vur-kaç' taktiği uygulayarak düşman ateşinden kaçınabilme ve hızlıca yeniden mevzilenme avantajı sunuyor.
Tatbikatın adı 'Haziran Savunması 2023' (aslı: 10 Haziran 2024) olarak geçiyor. Tayvan Savunma Bakanlığı yetkilileri, bu atışların 'savunma amaçlı ve caydırıcı' olduğunu vurguladı. HIMARS sistemleri, 300 kilometreye kadar menzile sahip GMLRS (Guided Multiple Launch Rocket System) mermileri kullanabiliyor. Bu menzil, Tayvan Boğazı'nın orta hattına ve ötesine ulaşarak potansiyel çıkarma gemilerini veya lojistik merkezlerini hedef alabiliyor.
Uzmanlara göre, Tayvan'ın HIMARS kullanımı sadece bir silah seçimi değil, aynı zamanda ABD'nin Ukrayna'da test ettiği hibrit savaş konseptinin bir yansıması. Ukrayna'nın Rusya'ya karşı başarılı bir şekilde kullandığı mobil topçu sistemleri, Tayvan için bir model oluşturuyor.
Bölgesel boyut: Çin'in tepkisi ve deniz güvenliği
Çin, tatbikatı 'provokasyon' olarak nitelendirdi ve 'Tayvan'ın askeri maceralarının' bölgesel istikrarı tehdit ettiğini belirtti. Pekin yönetimi, Tayvan'ı kendi toprağı olarak gördüğü için adanın silahlanmasını sert dille kınıyor. Çin ordusu, son yıllarda Tayvan çevresindeki tatbikatlarını artırmış durumda. Analistler, HIMARS gibi sistemlerin Çin'in hava ve deniz üstünlüğünü sorgulatabilecek bir 'tehdit dengesi' yarattığını, ancak tam ölçekli bir Çin işgalini tek başına durduramayacağını belirtiyor.
HIMARS atışlarının Tayvan Boğazı'na doğru değil, 'boğaz yönünde' yapıldığına dikkat çekmek gerek. Tayvan, uluslararası hukuka uygun olarak hava sahası ve kara suları içinde kaldığını savunuyor. Bununla birlikte, bu tür eylemler, ABD ve Japonya'nın da dahil olduğu bölgesel güç dinamiklerini etkiliyor. ABD, Tayvan'a savunma amaçlı silah satışını sürdürürken, Çin bu satışlara karşı yaptırım tehdidinde bulunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Tayvan Boğazı'ndaki bu gelişme, Türkiye'nin dış politika dengelerini doğrudan etkilemese de, küresel güç mücadelesinin bir parçası olarak dikkatle izlenmelidir. ABD-Çin rekabetinin tırmanması, Türkiye'nin hem NATO müttefiki ABD ile ilişkilerini hem de Asya'da artan ekonomik ortaklıklarını dengeleme ihtiyacını artırabilir. Ayrıca, Ukrayna'da başarıyla kullanılan HIMARS sistemlerinin Tayvan gibi bir başka bölgesel krizde yer alması, Türkiye'nin kendi savunma sanayiinde mobil topçu ve roket sistemlerine verdiği önemi haklı çıkarmaktadır. Türkiye, benzer sistemleri yerli olarak geliştirme çabalarını sürdürürken, bu tür çatışmalardan çıkarılacak dersler, savunma stratejilerine yön verebilir.