Tayland hükümeti, yabancıların ülkede arazi sahibi olmasını fiilen yasaklayan mevzuatı dolanmak için kullanılan taşeron (nominee) düzenlemelerine karşı başlattığı operasyon kapsamında, özellikle Phuket ve Koh Samui gibi popüler tatil beldelerindeki lüks villa satışlarını durma noktasına getirdi. Emlak acentelerine göre, potansiyel alıcılar yeni düzenlemelerin netleşmesini beklemek için satın alma kararlarını erteliyor.
Tayland'da yabancı mülkiyeti: Mevzuat ve taşeron sorunu
Tayland yasalarına göre yabancılar, belirli şartlar dışında arazi sahibi olamıyor. Ancak uzun yıllardır yabancı yatırımcılar, bir Tayland vatandaşını taşeron (nominee) olarak kullanarak tapuda malik göstermek suretiyle bu kısıtlamayı aşıyordu. Özellikle lüks villa projelerinde yaygın olan bu uygulama, geçtiğimiz yıllarda hükümetin radarına girmişti.
Bangkok yönetimi, bu yılın başlarında taşeron yapılanmalarına karşı kapsamlı bir soruşturma başlattı. Tapu daireleri, şüpheli işlemleri mercek altına alırken, bazı durumlarda tapu iptalleri ve para cezaları gündeme geldi. Uzmanlar, bu hamlenin özellikle Rus, Çinli ve Avrupalı yatırımcıları etkilediğini belirtiyor.
Phuket'te faaliyet gösteren bir emlak danışmanlık firmasının ortağı, "Müşterilerimizin yüzde 70'i şu anda beklemeye geçti. Özellikle 10 milyon baht (yaklaşık 280 bin dolar) üzerindeki villalarda ciddi bir durgunluk var" dedi. Benzer bir tablo Koh Samui ve Pattaya'da da yaşanıyor.
Bölgesel ve küresel boyut: Yabancı yatırımı caydırma riski
Tayland, Güneydoğu Asya'nın en büyük ikinci ekonomisi olarak yabancı yatırımlara bağımlı durumda. Özellikle emlak sektörü, ülkenin GSYİH'sına önemli katkı sağlıyor. Ancak son düzenlemeler, yabancı alıcıların Malezya, Vietnam veya Kamboçya gibi daha esnek mülkiyet yasalarına sahip komşu ülkelere yönelmesine neden olabilir.
Singapur merkezli bir emlak araştırma şirketinin analisti, "Tayland'ın bu hamlesi, kısa vadede yabancı yatırımları azaltabilir. Ancak uzun vadede, şeffaflık ve hukuki güvence açısından olumlu bir adım olarak görülebilir" yorumunu yaptı. Öte yandan, emlak piyasasındaki durgunluğun inşaat sektörü ve istihdam üzerinde olumsuz etkileri olabileceği belirtiliyor.
Tayland Merkez Bankası verilerine göre, 2023 yılında yabancıların konut alımları bir önceki yıla göre yüzde 15 arttı. Ancak 2024'ün ilk çeyreğinde bu rakamın yüzde 10 gerilediği tahmin ediliyor. Uzmanlar, denetimlerin devam etmesi halinde düşüşün daha da belirginleşeceğini öngörüyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Tayland'ın yabancı mülkiyetine yönelik sıkı denetimleri, Türkiye'deki benzer uygulamalar açısından önemli bir örnek teşkil ediyor. Türkiye'de de yabancıların mülk edinimi, özellikle sahil bölgelerinde (Antalya, Bodrum) son yıllarda hızla artarken, bazı çevreler tarafından "taşeron" yöntemlerinin kullanıldığı iddia ediliyor. Tayland'ın yaşadığı bu süreç, Türkiye'nin de benzer bir düzenleme yapması halinde emlak piyasasında yaşanabilecek durgunluğa işaret ediyor. Ayrıca, küresel ölçekte yabancı yatırımcıların alternatif destinasyonlara yönelmesi, Türkiye'nin rekabet avantajını koruması için daha cazip koşullar sunmasını gerektirebilir.