Tayland'ın doğusundaki Chanthaburi bölgesinde olgunlaşan mangostan ve rambutanlar dalında toplanmadan bekliyor. Göçmen işçi kıtlığı, çiftçileri hangi ürünün hasat edilmeye değer olduğuna ve hangisinin çürümeye bırakılacağına karar vermeye zorluyor. Durian yetiştiricisi Jomsak Putirattana gibi üreticiler, mevsimlik işçilerin ayrılmasıyla zor durumda kaldı.
Artan işgücü açığı ve ekonomik baskılar
Tayland, uzun süredir tarım sektöründe Myanmar, Kamboçya ve Laos gibi komşu ülkelerden gelen göçmen işçilere bağımlı. Ancak son yıllarda sıkılaşan vize kuralları, Kovid-19 salgınının yarattığı seyahat kısıtlamaları ve göçmen işçilerin haklarına yönelik tartışmalar, bu işgücü havuzunu ciddi şekilde daralttı. Özellikle 2023'te Tayland hükümetinin kayıt dışı işçilere yönelik denetimleri artırması ve bazı sektörlerde yabancı işçi çalıştırma kotalarını düşürmesi, tarım işletmelerini olumsuz etkiledi.
Chanthaburi, Tayland'ın en önemli meyve üretim merkezlerinden biri. Bölge, özellikle durian, mangostan, rambutan ve longkong gibi tropik meyvelerde ülke üretiminin önemli bir bölümünü karşılıyor. Hasat dönemi kısa ve meyveler son derece hassas; toplanmadıkları takdirde birkaç gün içinde bozulabiliyor. İşgücü yokluğu, çiftçilerin bir yandan ürün kaybı yaşamasına diğer yandan da ihracat taahhütlerini yerine getirememesine yol açıyor.
Jomsak Putirattana, "İşçi bulmakta zorlanıyoruz. Geçen yıl çalışanlarımızın bir kısmı geri dönmedi. Şimdi hangi bahçeyi toplayacağımıza karar verirken, hangisini bırakacağımızı düşünüyoruz" diyor. Çiftçiler, meyve fiyatlarının son dönemde artmasına rağmen artan maliyetler ve işgücü sıkıntısı nedeniyle kâr marjlarının daraldığını belirtiyor.
Tayland Tarım Bakanlığı verilerine göre, ülke genelinde tarım sektöründe yaklaşık 3 milyon yabancı işçi çalışıyor; ancak son yıllarda bu sayıda önemli düşüş yaşandı. Sektör temsilcileri, kayıtlı göçmen işçi sayısının 2020'ye kıyasla yüzde 20'den fazla azaldığını tahmin ediyor. Bu açık, özellikle hasat dönemlerinde ciddi boyutlara ulaşıyor.
Bölgesel ve küresel yansımalar
Tayland, dünyanın en büyük tropik meyve ihracatçılarından biri. Özellikle durian, Çin pazarında büyük talep görüyor ve Tayland, Çin'in en büyük durian tedarikçisi konumunda. Meyve ihracatı, ülke ekonomisi için önemli bir döviz kaynağı. İşgücü kıtlığı nedeniyle hasat edilemeyen ürünler, ihracat hacmini düşürerek Tayland'ın ticaret dengesini olumsuz etkileyebilir. Ayrıca, küresel gıda fiyatları üzerinde de baskı oluşturabilir.
Uzmanlar, sorunun sadece Tayland'a özgü olmadığını, Güneydoğu Asya'da birçok ülkenin benzer demografik ve göç politikası sorunlarıyla karşı karşıya olduğunu vurguluyor. Malezya ve Endonezya da palm yağı ve kauçuk gibi emek yoğun tarım ürünlerinde işgücü açığı yaşıyor. Bölgesel tedarik zincirlerinde aksamalar, küresel tarım emtia fiyatlarında dalgalanmalara yol açabilir.
Uzun vadede, Tayland'ın tarım sektörünü otomasyona ve daha verimli işgücü kullanımına yönlendirmesi bekleniyor. Ancak bu dönüşümün maliyetli ve zaman alıcı olması, önümüzdeki hasat sezonlarında da benzer sorunların yaşanabileceğine işaret ediyor. Çiftçiler ise acil çözüm bekliyor: göçmen işçi alım süreçlerinin kolaylaştırılması ve mevsimlik işçi vizelerinin esnetilmesi talepleri arasında.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Tayland'daki işgücü kıtlığı ve tropik meyve hasadındaki aksama, doğrudan Türkiye'yi etkilememekle birlikte, küresel tarım emtia fiyatları ve tedarik zincirleri üzerinden dolaylı yansımalar yaratabilir. Türkiye, tropik meyve ithalatında sınırlı bir paya sahip olsa da, durian ve mangostan gibi ürünlere olan ilgi son yıllarda artıyor. Öte yandan, benzer bir demografik dönüşüm ve tarımda işgücü sıkıntısı Türkiye'nin de gündeminde. Göçmen işçilere bağımlılık ve mevsimlik tarım işçiliğinde yaşanan sorunlar, Türkiye'nin tarımsal üretim güvenliği açısından ders niteliğinde. Ayrıca, küresel gıda arzındaki olası daralma, ithalata bağımlı olduğumuz ürünlerde fiyat artışlarına yol açabilir.