Tayland bahtı, ABD Merkez Bankası'nın (Fed) faiz oranlarını yüksek tutacağı beklentileri karşısında Tayland Merkez Bankası'nın (BOT) faiz indirimine gitme olasılığının artmasıyla dolar karşısında son bir yılın en düşük seviyesine geriledi. Dolar karşısında 36,70 seviyesine kadar gerileyen baht, iç talepteki zayıflama ve ihracattaki yavaşlamanın etkisiyle değer kaybını sürdürüyor. Uzmanlar, ABD ile Tayland arasındaki faiz farkının genişlemesinin baht üzerinde baskı yaratmaya devam edeceğini belirtiyor.
Gelişmenin Arka Planı
Tayland bahtı, bu yıl Asya'nın en kötü performans gösteren para birimlerinden biri oldu. Tayland Merkez Bankası, ekonomiyi desteklemek için politika faizini yüzde 2,00'de sabit tutarken, Fed'in faizleri yüzde 5,25-5,50 aralığında tutması, getiri farkını Tayland aleyhine genişletiyor. Bu durum, yabancı yatırımcıların Tayland tahvillerinden çıkışına ve bahtın değer kaybetmesine yol açıyor.
Ekonomideki yavaşlama, iç talebi de olumsuz etkiliyor. Tayland'ın ikinci çeyrek büyüme oranı, beklenenden düşük gelerek yıllık bazda yüzde 1,8 oldu. Hükümet, turizm gelirlerindeki artışa rağmen ihracatın zayıf seyretmesi ve işsizlik oranındaki yükseliş nedeniyle büyüme hedeflerini aşağı yönlü revize etmek zorunda kaldı. Özellikle otomotiv ve elektronik sektörlerindeki ihracat siparişlerindeki azalma, Tayland ekonomisi üzerinde baskı oluşturuyor.
Ayrıca, siyasi belirsizlikler de ekonomik görünümü olumsuz etkiliyor. Geçtiğimiz aylarda hükümet kurma sürecinde yaşanan gecikmeler, yatırımcı güvenini sarsmış durumda. Yeni hükümetin ekonomi politikaları konusunda net bir sinyal verememesi, piyasalardaki tedirginliği artırıyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Tayland bahtındaki değer kaybı, bölgesel para birimlerini de etkiliyor. Endonezya rupiahı ve Filipin pesosu da benzer baskılarla karşı karşıya. Güneydoğu Asya ülkeleri, ABD'deki yüksek faiz ortamı ve Çin ekonomisindeki yavaşlama nedeniyle ihracatlarında düşüş yaşıyor. Bu durum, bölge genelinde para birimlerinin değer kaybetmesine neden oluyor.
Küresel ölçekte, gelişmekte olan ülke para birimleri, ABD tahvil getirilerindeki yükseliş ve doların güçlenmesiyle zor zamanlar geçiriyor. Fed'in faiz indirimine gitme konusunda temkinli davranması, gelişmekte olan piyasalardan sermaye çıkışını hızlandırıyor. Tayland gibi yüksek cari açık veren ülkeler, bu ortamda daha kırılgan hale geliyor.
Tayland Merkez Bankası'nın bu duruma müdahale etmek için döviz rezervlerini kullanması bekleniyor. Ancak rezervlerin yeterliliği ve müdahalenin etkinliği konusunda soru işaretleri bulunuyor. Ekonomistler, BOT'un faizleri artırmak zorunda kalabileceğini, ancak bunun iç talebi daha da baskılayacağını belirtiyor.
Öte yandan, bahtın düşük seviyesinin turizm sektörüne olumlu yansıması bekleniyor. Daha zayıf baht, Tayland'ı yabancı turistler için daha cazip hale getiriyor. Ancak turizm gelirlerindeki artışın, ihracattaki kaybı telafi etmesi zor görünüyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Tayland bahtındaki değer kaybı, Türkiye gibi gelişmekte olan ülkeler için doların güçlenmesi ve küresel faiz oranlarındaki artışın yarattığı ortak riskleri gösteriyor. Türkiye de benzer şekilde yüksek enflasyon ve döviz kuru baskısı altında. Ancak Türkiye'nin faiz politikası Tayland'dan farklı olarak daha yüksek seyrediyor; bu durum kısa vadede TL'yi bahta kıyasla nispeten daha az baskı altında bırakabilir. Yine de, küresel sermaye akımlarındaki daralma Türkiye'nin finansman ihtiyacını zorlaştırabilir. Ayrıca, Tayland'daki turizm gelirlerinin TL'ye olumlu yansıması beklenmezken, Çin'deki yavaşlamanın Türkiye'nin ihracatını da olumsuz etkileyebileceği unutulmamalı.