Afganistan'da Taliban yönetimi, devlet kurumlarında çalışan memurların akıllı telefon kullanmasını yasaklayan bir kararname yayımladı. Yasağın, hükümet binalarında ve resmi işlemler sırasında iPhone, Android gibi cihazların kullanımını kapsadığı bildirildi. Taliban sözcüleri, bu adımın 'güvenlik risklerini azaltma ve resmi işlerde dikkat dağınıklığını önleme' amacı taşıdığını savunsa da insan hakları örgütleri, uygulamanın Afgan halkının bilgiye erişimini daha da kısıtlayacağı uyarısında bulunuyor.
Yasağın arka planı ve gerekçeleri
Taliban yönetiminin geçtiğimiz haftalarda yayınladığı resmi genelgeye göre, devlet memurlarının akıllı telefon taşıması ve kullanması tamamen yasaklandı. Genelgede, sadece temel özelliklere sahip 'aptal telefonlar' (tuşlu telefonlar) kullanılabilecek. Yetkililer, yasağın gerekçesi olarak 'istihbarat sızmalarını engelleme' ve 'verimliliği artırma' gibi argümanlar öne sürüyor. Ancak bağımsız gözlemciler, asıl amacın halkın ve memurların bağımsız bilgi kaynaklarına erişimini sınırlamak olduğunu düşünüyor. Özellikle kadın memurların eğitim ve sağlık gibi alanlarda akıllı telefon bağımlılığı göz önüne alındığında, yasağın günlük hayatı ciddi şekilde aksatması bekleniyor.
İnsan hakları boyutu ve küresel yansımaları
Uluslararası Af Örgütü, İnsan Hakları İzleme Örgütü gibi kuruluşlar, akıllı telefon yasağının Afganistan'da zaten kısıtlı olan ifade özgürlüğünü, eğitim hakkını ve haberleşme özgürlüğünü daha da daralttığını vurguluyor. Rapora göre, Afganlar akıllı telefonları eğitim materyallerine erişmek, insan hakları ihlallerini belgelemek, özel görüşmeler yapmak ve sansürsüz bilgiye ulaşmak için kullanıyor. Yasağın, özellikle uzaktan eğitim gören öğrenciler ve kadın hakları aktivistleri için büyük bir engel oluşturduğu belirtiliyor. Birleşmiş Milletler Afganistan Misyonu (UNAMA), kararın endişe verici olduğunu ve uluslararası toplumun bu tür adımları kınaması gerektiğini açıkladı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Afganistan'da Taliban'ın uyguladığı akıllı telefon yasağı, Türkiye'nin bölgedeki istikrar arayışları açısından dikkatle izlenmesi gereken bir gelişmedir. Türkiye, Afganistan'da insani yardım ve kalkınma projeleri yürütürken, bu tür kısıtlamalar toplumsal gerilimi artırabilir ve ülkeden yeni göç dalgalarına yol açabilir. Ayrıca, Türk vatandaşlarının veya şirketlerinin Afganistan'daki faaliyetleri olumsuz etkilenebilir. Ankara'nın, Taliban yönetimiyle diyaloğunu sürdürürken insan hakları ve temel özgürlükler konusunda ısrarcı olması beklenmektedir.