BBC muhabirleri, Taliban'ın yeniden iktidara gelmesinin beşinci yılında, örgütün üst düzey isimleriyle bir araya gelerek Afganistan'da yaşanan dönüşümü yerinde inceledi. Haber, özellikle boşanma davalarındaki artış, akıllı telefon kullanımına getirilen kısıtlamalar ve toplum üzerinde kurulan sıkı kontrol mekanizmalarına odaklanıyor. Taliban'ın vaatlerine rağmen kadınların kamusal yaşamdan dışlanması, eğitim ve çalışma haklarının kısıtlanması, ülkedeki sosyal dokuyu derinden etkiliyor.
Kadın Hakları ve Günlük Yaşamda Kısıtlamalar
BBC'nin ulaştığı belgeler ve tanıklıklar, boşanma oranlarında gözle görülür bir artış olduğunu ortaya koyuyor. Ekonomik zorluklar, işsizlik ve Taliban yönetiminin getirdiği katı kurallar, aile içi çatışmaları artırıyor. Özellikle kadınların çalışmasının yasaklanması, birçok aileyi geçim sıkıntısına sürüklerken, boşanma davalarının büyük kısmını da kadınlar açıyor. Ancak mahkemelerde kadınların tanıklığı erkeklerin yarısı sayılıyor ve miras gibi konularda adaletsizlikler yaşanıyor.
Akıllı telefon kullanımı da Taliban'ın kontrolünden kaçamıyor. Özellikle kadınların telefon kullanması, toplum içinde ahlaki ihlal olarak değerlendiriliyor. Taliban'ın 'iyiliği emretme ve kötülükten alıkoyma' bakanlığı, sosyal medya kullanımını denetliyor, kadınların ses kaydı veya video yayınlamasını yasaklıyor. Uzmanlar, bu durumun Afgan toplumunu dijital olarak da izole ettiğini belirtiyor.
Taliban'ın İki Yüzlü Politikaları
Yetkililer, uluslararası kamuoyuna verdikleri sözlerin aksine, uygulamada sert tedbirleri hayata geçiriyor. Kız çocuklarının ortaokul ve lise eğitimi hâlâ yasak; üniversitelerde de kadınlara kapalı. Kadınların kamuya açık alanlarda sesini duyurması neredeyse imkânsız. BBC'nin görüştüğü Taliban yetkilileri, bu politikaların 'İslam ve Afgan geleneklerine uygun' olduğunu savunurken, muhalifler uygulamaların kadınları evlere hapsettiğini ifade ediyor.
Uluslararası toplum Taliban'ı resmi olarak tanımıyor; ancak bazı ülkeler diplomatik ilişkileri sürdürüyor. Afganistan'daki insani kriz her geçen gün derinleşiyor: Dünya Gıda Programı, nüfusun yarısından fazlasının açlıkla karşı karşıya olduğunu raporluyor. Taliban'ın medya üzerindeki kısıtlamaları da sürüyor: Bağımsız gazeteciler hedef alınıyor, kadın sunucuların yer aldığı programlar yayından kaldırılıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Afganistan'daki bu gelişmeler, Türkiye'nin bölgesel istikrar ve göç politikaları açısından kritik önem taşıyor. Taliban'ın sert uygulamaları, ülkede toplumsal huzursuzluğu artırarak yeni göç dalgalarına yol açabilir. Türkiye, Afgan mültecilere ev sahipliği yapan ülkelerin başında geliyor ve bu durum ülke üzerindeki sosyal ve ekonomik yükü artırabilir. Ayrıca, Taliban'ın kadın hakları konusundaki karnesi, Türkiye'nin de üyesi olduğu İslam İşbirliği Teşkilatı gibi platformlarda İslam dünyasının imajını etkilemekte. Ankara'nın bu süreçte insani yardımları sürdürmesi ve bölgesel diyalogda aktif rol alması, hem mevcut krizin hafifletilmesi hem de uzun vadeli istikrar için belirleyici olacaktır.