Taliban'ın 2021'de ABD öncülüğündeki koalisyon güçlerini Afganistan'dan çıkarmasının ardından, ülkenin dışişleri bakanı şimdi Washington'a çağrıda bulunuyor: Kabil'i yeniden açın ve ülkeye yatırım yapın. Afganistan Dışişleri Bakanı Emir Han Muttaki, yaptığı bir röportajda ABD'nin Kabil'deki büyükelçiliğini yeniden açmasını ve Afganistan'ın altyapısını yeniden inşa etmek için yatırım yapmasını istedi. Ancak eski diplomatlar ve analistler, Taliban'ın insan hakları ihlalleri ve uluslararası tanınma eksikliği göz önüne alındığında, bu çağrının şu an için neredeyse imkânsız bir satış olduğunu belirtiyorlar.
Taliban'ın ABD'ye açık kapı çağrısı
Dışişleri Bakanı Muttaki, bu hafta yayınlanan bir mülakatta ABD'ye diyalog ve iş birliği kapısını açık bıraktıklarını söyledi. Ona göre ABD, Afganistan'da 20 yıl süren savaşın ardından ülkeyi yeniden inşa etme sorumluluğunu taşıyor. Muttaki, 'ABD'nin Afganistan'da bir elçilik açmasını ve ülkemizin kalkınmasına katkıda bulunmasını bekliyoruz. Bu, Afgan halkının hak ettiği bir şeydir' ifadelerini kullandı. Ancak bu açıklamalar, Taliban yönetiminin tanınmaması ve uyguladığı kısıtlayıcı politikalar nedeniyle şüpheyle karşılanıyor.
ABD, 2021'deki kaotik çekilmenin ardından Kabil'deki büyükelçiliğini kapatmış ve diplomatik varlığını Katar'ın başkenti Doha'ya taşımıştı. Taliban'ın ülkeyi yönetme biçimi - özellikle kadınların çalışma ve eğitim haklarının kısıtlanması - uluslararası toplumun tepkisini çekiyor. ABD Dışişleri Bakanlığı, Taliban'ın çağrısına resmi bir yanıt vermezken, yetkililer Afgan halkının desteği olmadan Taliban'ın meşruiyet kazanamayacağını defalarca dile getirdi.
Uluslararası toplum ve bölgesel denklem
Taliban'ın bu çıkışı, ülkenin uluslararası alanda izolasyonunu kırma çabası olarak yorumlanıyor. Afganistan, 2021'den bu yana resmi olarak hiçbir ülke tarafından tanınmış değil. Bu durum, ülkenin dış yardım alamaması ve mali sisteminin uluslararası bankacılıkla bağlantısının kesilmesi anlamına geliyor. Ekonomi, ciddi bir krizle boğuşuyor; Birleşmiş Milletler'e göre Afgan nüfusunun yarısından fazlası insani yardıma muhtaç.
Bölgesel güçlerden Çin ve Rusya, Taliban ile temas halinde olsa da resmi tanıma konusunda temkinli davranıyor. Öte yandan Pakistan ve İran gibi komşu ülkeler, Afganistan'daki istikrarsızlığın kendi sınır güvenliklerini tehdit ettiğini düşünüyor. Taliban'ın ABD ile ilişkileri normalleştirme girişimi, bu ülkelerin gözünde Afganistan'ın uluslararası konumunda bir değişiklik yaratabilir. Ancak uzmanlar, ABD'nin Taliban'a güvenmesinin kolay olmadığını, çünkü Taliban'ın El Kaide ile bağlarının kesilmesi yönündeki taahhütlerinin halen tartışmalı olduğunu belirtiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Afganistan'daki gelişmeler, Türkiye'nin bölgesel güvenliği ve göç politikası açısından kritik önem taşıyor. Türkiye, 2021'den bu yana Afgan göçmen akınıyla mücadele ediyor ve Taliban yönetiminin tanınmaması, bu alandaki iş birliğini sınırlıyor. Ankara, Kabil'deki büyükelçiliğini açık tutmasına rağmen, Taliban'la ilişkilerde dikkatli bir denge yürütüyor. ABD'nin Afganistan'a olası dönüşü, bölgedeki güç dengelerini değiştirebilir ve Türkiye'nin Orta Asya ve Kafkasya'daki etkisini etkileyebilir. Ayrıca, Afganistan'ın yeniden inşası için uluslararası fonların akışı, Türk şirketlerine yeni iş fırsatları sunabilir. Ancak bu senaryonun gerçekleşmesi, Taliban'ın uluslararası normlara uyum sağlamasına bağlı görünüyor.