Kabil, Afganistan – Taliban, Ağustos 2021'de başkent Kabil'i ele geçirerek iktidarı yeniden tesis etmesinin beşinci yılını kutlarken, ülke üzerindeki demir yumruğu her geçen gün daha da hissediliyor. Ancak bu katı yönetim, iç direnişler ve uluslararası baskılarla sarsılmaya başlamış durumda. Özellikle kadın hakları konusunda uygulanan kısıtlamalar, Batılı ülkelerin sert tepkisine yol açarken, Taliban'ın saltanatı kendi ülkesinde bile sorgulanır hale geldi. Afganistan, beş yıldır küresel toplumun gündeminden düşmeyen insani ve siyasi bir krizin merkezinde yer alıyor.
İktidarın Beş Yılı: Baskı ve İzolasyon
Taliban, 15 Ağustos 2021'de Kabil'in düşmesiyle Afganistan'da yönetimi ele geçirdi. O günden bu yana, ülke genelinde İslam hukukuna dayalı katı bir rejim uygulanıyor. Kız çocuklarının ortaokul ve lise eğitimine devam etmesi yasaklandı, kadınların kamusal alandan dışlanması sağlandı ve birçok meslekten men edildiler. Bu politikalar, Taliban'ı uluslararası toplumda yalnızlaştırdı ve hiçbir ülke resmi olarak Taliban yönetimini tanımadı. Birleşmiş Milletler raporları, Taliban yönetimi altında ülkede ciddi insan hakları ihlalleri yaşandığını belgelerken, Afgan halkı ekonomik çöküş ve yaygın yoksullukla mücadele ediyor. Ülke, dünyanın en büyük insani krizlerinden biriyle karşı karşıya ve milyonlarca insan açlık sınırında yaşıyor.
Kamuoyu araştırmaları ve saha raporları, Taliban'ın ülkenin büyük bölümünde hâkimiyetini sürdürdüğünü ancak kontrolünün zayıfladığını gösteriyor. Özellikle Panjşir ve çevre bölgelerde Ulusal Direniş Cephesi gibi silahlı grupların saldırıları, Taliban'ın güvenlik açığını ortaya koyuyor. 2023’te yapılan bir saldırıda, Taliban'ın üst düzey bir komutanı öldürülmüştü. Bununla birlikte, IŞİD'in Horasan kolu (ISIL-K) da ülke genelinde bombalı saldırılar düzenleyerek Taliban'ın en büyük rakibi olmaya devam ediyor. Bu gruplar arasındaki çatışmalar, sivil kayıplara yol açarken, Taliban'ın istikrar sağlama vaadini de boşa çıkarıyor.
Güç Dengeleri: İçte ve Dışta Yalnızlaşma
Taliban, iktidarının ilk yıllarında Pakistan üzerinden dolaylı desteğe sahipti. Ancak Pakistan ile ilişkiler zamanla gerildi; özellikle sınır güvenliği ve mülteci sorunları nedeniyle karşılıklı suçlamalar yaşanıyor. Pakistan, Taliban'ın terör örgütü olarak tanıdığı Hareket-i Taliban Pakistan'a (TTP) karşı yeterli önlem almadığını öne sürüyor. Taliban ise Pakistan'ın kendi içişlerine karıştığını savunuyor. Bu gerilim, iki ülke arasında sınır çatışmalarına dönüşmüş durumda.
Afganistan'da etkili olan diğer aktörler arasında Çin ve Rusya bulunuyor. Çin, Afganistan'daki maden zenginliklerine ilgi gösterirken, Taliban yönetimiyle ekonomik işbirliği için zayıf da olsa temas halinde. Rusya, Taliban'ı resmen tanımamakla birlikte, Orta Asya'daki istikrarı koruma gerekçesiyle Taliban'la diyalog kuruyor. Ancak Batı dünyası, Taliban'ın kadınlara yönelik politikalarını gerekçe göstererek tanınma konusunda net bir tavır sergilemiyor. Bu durum, Taliban'ın uluslararası meşruiyet arayışını sürdürürken, Afgan halkının dış yardımlardan mahrum kalmasına yol açıyor.
Taliban'ın beşinci yılındaki karnesi, dışarıdan ideolojik olarak desteklenen ancak içeride artan bir direnişle karşı karşıya olan bir yönetimi ortaya koyuyor. Ülke, insani krizin pençesinde kıvranırken, Taliban'ın kendi kendini yönetme kapasitesi her geçen gün daha fazla sorgulanıyor. Beş yıl önce umutla başlanan süreç, bugün Afganistan'ın geleceği için karamsar bir tablo çiziyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Taliban'ın iktidardaki beşinci yılı, Türkiye için güvenlik ve göç boyutlarıyla kritik önem taşıyor. Afganistan'daki istikrarsızlık, bölgesel güvenliği tehdit ederken, Türkiye'nin düzensiz göçle mücadelesinde de yeni zorluklar yaratabiliyor. Türkiye, Kabil'deki diplomatik temsilciliğini sürdürüyor ancak Taliban yönetimine mesafeli duruyor. Ekonomik olarak, Afganistan pazarı ve Türk müteahhitlik firmalarının projeleri risk altında. Ayrıca, Taliban'ın insan hakları ihlalleri, Türkiye'nin İslam dünyasındaki itibarı açısından da dikkatle izlenmesi gereken bir konu. Bu süreçte Türkiye, hem bölgesel istikrarı korumak hem de Afgan halkına insani yardım ulaştırmak için çok yönlü bir diplomasi yürütüyor.