İran ile Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) arasında, İsrail ve ABD'nin İran'a yönelik askeri operasyonları sırasında durdurulan Tahran-Dubai uçuşlarının yeniden başlatılmasına karar verildiği bildirildi. Middle East Eye'ın canlı blogunda yer alan bilgiye göre, iki ülke arasındaki havayolu bağlantısının yeniden tesisi, bölgesel gerginliklerin azalması ve diplomatik temasların hızlanmasıyla mümkün oldu. Karar, özellikle İran ve BAE arasındaki ticari ilişkilerin canlanması ve Körfez'deki normalleşme sürecine katkı sağlaması açısından önem taşıyor.
Gelişmenin arka planı: Savaşın gölgesinde kesintiye uğrayan bağlantılar
İsrail ve ABD'nin İran'ın nükleer tesislerine ve askeri altyapısına yönelik ortak operasyonları, Mart 2025'te bölgede tansiyonun zirve yapmasına neden olmuştu. Operasyonlar sırasında İran hava sahası kapatılmış, birçok uluslararası uçuş iptal edilmişti. Tahran-Dubai hattı, İranlı iş insanları ve yatırımcılar için hayati önemde; bu hattın kapanması, iki ülke arasındaki ticareti ciddi şekilde etkilemişti. İran'ın en büyük petrol alıcılarından biri olan BAE için de bu uçuşlar, enerji ve finans sektöründe kritik rol oynuyor. Kararın, İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ve BAE Dışişleri Bakanı Şeyh Abdullah bin Zayed arasındaki son telefon görüşmesinde alındığı belirtiliyor.
Uçuşların ne zaman başlayacağına dair kesin bir tarih verilmese de, İran Sivil Havacılık Otoritesi tarafından yapılan açıklamada, haftada 14 sefer yapılmasının planlandığı ifade edildi. İran'ın milli havayolu İran Air ve özel şirket Mahan Air ile BAE'nin Flydubai ve Emirates havayollarının operasyonlara katılması bekleniyor. Bu gelişme, İran ekonomisinin yaptırımlar altında nefes almasını sağlayacak küçük ama sembolik bir adım olarak değerlendiriliyor.
Bölgesel boyut: Körfez'de denge arayışı ve normalleşme sinyalleri
Tahran-Dubai uçuşlarının yeniden başlaması, sadece ikili ilişkiler açısından değil, aynı zamanda Körfez bölgesindeki jeopolitik denklemler açısından da dikkat çekiyor. BAE, son yıllarda İsrail ile normalleşme sürecine giren ilk Körfez ülkelerinden biri olmuştu. İbrahim Anlaşmaları kapsamında İsrail ile diplomatik ilişki kuran BAE, aynı zamanda İran ile de ticari bağlarını sürdürmeye çalışıyor. Bu ikili oyun, Dubai'yi bölgesel bir ticaret merkezi haline getirirken, İran üzerindeki uluslararası baskıyı da kısmen hafifletiyor.
Analistler, uçuşların yeniden başlamasının, İran'ın nükleer programı konusunda Batı ile devam eden müzakerelere olumlu yansıyabileceğini belirtiyor. Öte yandan, İsrail'in bu normalleşme adımına nasıl tepki vereceği merak konusu. İsrail, İran'ın bölgesel nüfuzunu kırmak için Körfez ülkeleriyle işbirliğini artırmıştı. Ancak BAE'nin İran'la yeniden hava trafiğini başlatması, Tel Aviv'de rahatsızlık yaratabilir. Buna karşın, Körfez monarşilerinin pragmatik dış politika anlayışı, tüm aktörlerle dengeli ilişki kurmayı gerektiriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye için doğrudan bir etki yaratmasa da bölgesel ticaret yollarının yeniden canlanması açısından önemlidir. Tahran-Dubai hattının açılması, İran ile BAE arasındaki ticaretin normale dönmesine katkı sağlayacak ve bu, Türkiye'nin Körfez ile olan ticari bağlantılarını da dolaylı olarak etkileyecektir. Türkiye, İran ve BAE ile ayrı ayrı güçlü ticari ilişkilere sahiptir. Bu uçuşların yeniden başlaması, bölgesel tedarik zincirlerinin istikrar kazanmasına yardımcı olabilir. Ayrıca, Türkiye'nin Körfez'deki diplomatik denge arayışında, bu tür normalleşme adımlarını desteklemesi beklenir. Ancak, İsrail-İran gerginliğinin devam etmesi, bölgesel güvenlik risklerini canlı tutmaktadır.