Tahran, İran — İran'ın devrim sonrası dönemine damga vuran ve 35 yıl boyunca ülkenin en güçlü ismi olan Ayetullah Ali Hamenei'nin naaşı, Pazartesi günü başkent Tahran'da düzenlenen görkemli bir cenaze töreniyle son yolculuğuna uğurlandı. Azadi Meydanı'na doğru ilerleyen ve kilometrelerce uzanan insan seli, muhabirimizin tanıklığında hem bir liderin vedasına hem de bir ulusun duygusal anlarına şahitlik etti. Tören, haftalardır süren geniş katılımlı yas törenlerinin zirve noktası oldu.
Tarihi Bir Vedanın Sessiz Çığlığı
Pazartesi sabahı erken saatlerden itibaren milyonlarca İranlı, siyah kıyafetler içinde Azadi Meydanı'na akın etmeye başladı. Kadınlar, erkekler, çocuklar ve yaşlılar, ellerinde Hamenei'nin portreleri ve yeşil, beyaz, kırmızı İran bayraklarıyla meydanı doldurdu. Gökyüzünde süzülen helikopterlerin sesi, kalabalığın yükselen dualarına karışıyordu. Muhabirimiz, saatler süren yürüyüşün ardından meydana vardığında, insan selinin sadece bir bölümünü görebildiğini ifade ediyor: "Her yaştan insan, gözyaşları içinde birbirine sarılıyordu. Bazıları sessizce dua ediyor, bazıları ise 'Allah'ın gölgesi yeryüzünden çekildi' diye haykırıyordu."
Hamenei'nin naaşı, üzeri İran bayrağıyla örtülü tabutla, askeri bir aracın üzerinde taşındı. Tören alayı, Tahran'ın ana caddelerinden geçerken halk kendiliğinden saf tuttu. Muhabirimiz, alayın Tahran Üniversitesi civarından geçtiği sırada binlerce kişinin tabuta dokunmaya çalıştığını, güvenlik güçlerinin zorlukla kalabalığı kontrol altında tutabildiğini aktarıyor. Cenazenin Azadi Meydanı'na ulaşmasıyla birlikte meydan tamamen doldu. Resmi açıklamalara göre törene 5 milyondan fazla kişi katıldı. Bu sayı, İran'da daha önce düzenlenen büyük cenaze törenlerini geride bıraktı.
Törende yapılan konuşmalarda, Hamenei'nin İran Devrimi'nin ideallerini korumadaki rolü vurgulandı. Devrim Muhafızları Ordusu komutanlarından General Hüseyin Selami, "Bugün İran, tarihinin en zorlu günlerinden birini yaşıyor. Fakat devrim, liderini kaybetmiş olsa da idealleri asla ölmeyecek" dedi. Hamenei'nin naaşı, defin işleminin ardından Tahran'ın güneyindeki İmam Humeyni Türbesi'ne defnedilmek üzere götürüldü.
Bölgesel Dengeleri Sarsacak Bir Veda
Ayetullah Ali Hamenei'nin vefatı, sadece İran için değil, tüm Ortadoğu bölgesi için bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor. Hamenei, 1989'dan bu yana ülkenin en yüksek dini ve siyasi otoritesi olarak, İran'ın nükleer programından bölgesel vekalet savaşlarına kadar birçok kritik politikaya yön verdi. Suriye, Lübnan, Yemen ve Irak'taki nüfuz ağının mimarı olarak bilinen Hamenei'nin ardından, İran'ın bölgesel stratejisinin nasıl şekilleneceği merak konusu.
Uzmanlar, Hamenei'nin ölümünün İran'da bir güç boşluğu yaratabileceğini, ancak sistemin kendi iç dinamikleriyle bu boşluğu doldurma kapasitesine sahip olduğunu belirtiyor. Hamenei'nin yerine geçecek yeni liderin, Dini Liderlik Uzmanlar Meclisi tarafından seçilmesi bekleniyor. Bu süreç, İran'ın iç politikasında muhafazakarlar ve reformistler arasındaki dengeyi yeniden şekillendirebilir. Ayrıca, ABD ve İsrail ile ilişkiler, nükleer anlaşma müzakereleri ve Körfez ülkeleriyle normalleşme çabaları da yeni liderin politikalarına göre şekillenecek.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Hamenei'nin vefatı, Türkiye'nin İran ve bölge politikası açısından önemli bir döneme işaret ediyor. İran ile Türkiye arasında enerji, ticaret ve güvenlik alanlarında derin bağlar bulunuyor. Hamenei döneminde zaman zaman rekabet, zaman zaman iş birliği içinde olan iki ülke, yeni İran liderliğiyle ilişkilerini yeniden tanımlamak zorunda kalacak. Özellikle Suriye ve Irak'taki nüfuz mücadelesi, PKK/PYD meselesi ve enerji koridorları gibi konularda İran'ın yeni tutumu belirleyici olacak. Türkiye'nin, İran'daki iktidar boşluğunu fırsata çevirmekten ziyade, istikrarlı bir komşu ile çalışma stratejisini sürdürmesi bekleniyor.