İsrail’in Gazze’deki hastaneleri hedef alan saldırılarından kurtulan Filistinli doktorlardan Dr. Hüssam Ebu Safiyye’nin avukatı, müvekkilinin cezaevinde ağır işkence gördüğünü ve geçen haftaki görüşmede yüzünün tanınmayacak halde olduğunu açıkladı. BBC’ye konuşan avukat, Dr. Ebu Safiyye’nin vücudunun büyük bölümünde morluklar ve şişlikler olduğunu, kaburgalarından birinin kırılmış olabileceğini belirtti. Uluslararası Kızılhaç Komitesi de durumu yakından takip ettiğini duyurdu.
Arka Plan: Sağlık Çalışanları Hedefte
Dr. Hüssam Ebu Safiyye, Gazze’deki El-Avde hastanesinde görev yapan bir çocuk doktoruydu. Hastane geçen yıl İsrail tarafından bombalanmış, doktor ve hemşireler tahliye edilmişti. Ebu Safiyye, İsrail askerleri tarafından gözaltına alındıktan sonra bir daha haber alınamamıştı. Avukatı, müvekkilinin sağlık durumunun kritik olduğunu ve acil tıbbi müdahaleye ihtiyacı olduğunu söyledi. İsrail makamları ise konuyla ilgili henüz resmi bir açıklama yapmadı. Filistin Sağlık Bakanlığı, bu tür işkence vakalarının sistematik olduğunu ve uluslararası toplumu harekete geçmeye çağırdı.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Olay, Gazze’deki insani krizi bir kez daha gündeme taşıdı. Birleşmiş Milletler ve Dünya Sağlık Örgütü, sağlık çalışanlarına yönelik saldırıları savaş suçu olarak nitelendiriyor. ABD ve AB ülkeleri İsrail’e temkinli çağrılar yaparken, Arap Birliği sert kınama mesajı yayınladı. İnsan hakları örgütleri, İsrail hapishanelerinde binlerce Filistinlinin keyfi gözaltında tutulduğunu ve işkence gördüğünü belgeliyor. Dr. Ebu Safiyye vakası, uluslararası hukukun ihlaline ilişkin yeni bir kanıt olarak değerlendiriliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Filistin davasına verdiği destekle biliniyor. Bu tür insan hakları ihlalleri, Türkiye’nin BM nezdinde yaptığı girişimlerde kullanabileceği bir argüman oluşturuyor. Aynı zamanda Türkiye’nin Gazze’ye yardım ulaştırma çabaları, bu tür olayların basında geniş yer bulmasıyla uluslararası kamuoyunda meşruiyet kazanabilir. Ancak Türkiye-İsrail ilişkileri son dönemde normalleşme eğilimindeyken, bu tür haberler kamuoyu baskısı yaratabilir ve hükümetin denge politikasını zorlayabilir.