Birleşik Krallık'ta çocuk tacizi mağdurlarının adalet sisteminde ikinci kez mağdur edildiğine dikkat çeken Baroness Louise Casey, BBC'ye yaptığı açıklamada, tacize uğrayıp ardından çocukken yargılanan binlerce kişinin hâlâ adalet bulamadığını söyledi. Casey'nin 2022'de yayımladığı 'Tacizin Yargılanması' başlıklı rapor, bu mağdurların yıllardır sistem tarafından göz ardı edildiğini belgelemişti. Şimdi ise Casey, raporun yayımlanmasından bu yana geçen iki yılda çok az ilerleme kaydedildiğini ifade ediyor. Özellikle kuzey İngiltere'deki şehirlerde, organize çete tacizi vakalarında mağdur çocukların hem istismar edildiği hem de suç işledikleri gerekçesiyle yargılandığı belirtiliyor. Casey, bu durumun 'sistemik bir başarısızlık' olduğunu vurguluyor.
Rochester ve benzeri skandallar
Casey'nin raporu, özellikle Rochester kentinde yaşanan büyük bir taciz skandalını mercek altına almıştı. 2010'lu yıllarda, Rochester'da onlarca kız çocuğu, çoğunlukla Pakistan kökenli erkek çeteleri tarafından taciz edilmiş, ancak kurbanlar polis ve sosyal hizmetler tarafından dikkate alınmamıştı. Dahası, bazı mağdurlar, taciz sırasında yasal olmayan faaliyetlerde bulundukları gerekçesiyle yargılanmış ve hapis cezasına çarptırılmıştı. Casey, bu mağdurların cezalarının iptal edilmesi ve tazminat ödenmesi gerektiğini savunuyor. Ancak İçişleri Bakanlığı, bu tür davaların karmaşık olduğunu ve her birinin ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiğini belirtiyor. Casey ise bu yanıtı 'yetersiz' olarak nitelendiriyor ve acil bir af çağrısı yapıyor.
Raporun yayımlanmasından bu yana, sadece birkaç mağdurun cezası iptal edildi. Casey, hükümetin konuyu 'geçiştirdiğini' ve bu mağdurların hayatlarının mahvolduğunu söylüyor. Örneğin, 14 yaşında taciz edilen ve sonra yargılanarak iki yıl hapis yatan bir kadın, şimdi 30'lu yaşlarında ve hâlâ travmanın etkilerini taşıyor. Casey, bu tür vakaların 'ulusal bir utanç' olduğunu ifade ediyor.
Avrupa'da çocuk tacizi ve yargı sorunu
Birleşik Krallık, çocuk tacizi mağdurlarının yargılanması konusunda Avrupa'da en kötü örneklerden biri olarak öne çıkıyor. Avrupa Konseyi ve Birleşmiş Milletler, defalarca üye ülkeleri bu konuda uyarmış olsa da, birçok ülkede benzer sorunlar yaşanıyor. Özellikle organize taciz çetelerinin faaliyet gösterdiği bölgelerde, mağdurların suçlu konumuna düşürülmesi yaygın bir uygulama. Bu, sadece adaletin sağlanmasını engellemekle kalmıyor, aynı zamanda mağdurların iyileşme sürecini de sekteye uğratıyor. Uzmanlar, bu durumun 'ikincil mağduriyet' olarak adlandırıldığını ve bunun önlenmesi için yasal düzenlemelerin yapılması gerektiğini belirtiyor. Casey'nin raporu, bu alanda uluslararası bir farkındalık yaratmış olsa da, uygulamada henüz somut adımlar atılmadı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu haber, Türkiye'de de benzer sorunların yaşanabileceğine işaret ediyor. Çocuk tacizi mağdurlarının yargılanması ve ikinci kez mağdur edilmesi, Türk hukuk sisteminde de tartışılan bir konu. Özellikle organize suç örgütleri tarafından istismar edilen çocuklar, bazen yasal boşluklar nedeniyle suçlu konumuna düşebiliyor. Türkiye'nin çocuk adalet sistemi, mağdur odaklı bir yaklaşıma geçiş yapmaya çalışsa da, uygulamada sorunlar devam ediyor. Bu haber, Türk hukukçular ve sivil toplum kuruluşları için bir uyarı niteliği taşıyor: Çocuk tacizi mağdurları asla yargılanmamalı, onlara destek ve rehabilitasyon sağlanmalıdır. Avrupa'daki bu tartışma, Türkiye'deki yasal düzenlemelerin gözden geçirilmesi için bir fırsat olabilir.