Suudi Arabistan liderliğindeki koalisyon, Yemen'de İran destekli Husi milislerine ait 82 askeri hedefi imha ettiğini duyurdu. Koalisyon sözcüsü Tuğgeneral Turki el-Maliki, başkent Riyad'da düzenlediği basın toplantısında, operasyonun Husilerin İsrail'e yönelik saldırılarına yanıt olarak gerçekleştirildiğini belirtti. Saldırılar, Husilerin son haftalarda artan füze ve insansız hava aracı (İHA) saldırılarının ardından geldi.
Operasyonun ayrıntıları ve hedefler
Tuğgeneral el-Maliki, koalisyon güçlerinin Husilerin kontrolündeki bölgelerde askeri üsleri, füze rampalarını, İHA depolama tesislerini ve komuta merkezlerini vurduğunu söyledi. Hedefler arasında başkent Sana'a, Saada ve Hudeyde gibi stratejik vilayetlerdeki tesisler bulunuyor. El-Maliki, "Operasyonlar, Husilerin sivil bölgelere ve uluslararası seyrüsefer özgürlüğüne yönelik tehditlerini bertaraf etmeyi amaçlıyor" dedi. Koalisyon ayrıca, Husilerin İsrail'e yönelik saldırılarında kullandığı balistik füzelerin ve kamikaze İHA'ların imha edildiğini iddia etti.
Husiler ise henüz resmi bir açıklama yapmadı. Ancak Husi kaynakları, koalisyon saldırılarında sivil kayıplar olduğunu öne sürdü. Bağımsız doğrulama yapılamadı. Birleşmiş Milletler Yemen Özel Temsilcisi Hans Grundberg, taraflara itidal çağrısında bulunarak, askeri tırmanmanın barış çabalarını tehlikeye attığını vurguladı.
Arka plan: Husilerin İsrail saldırıları ve bölgesel gerilim
Husiler, İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırılarına tepki olarak, Kasım 2023'ten bu yana İsrail'e ve Kızıldeniz'deki gemilere yönelik saldırılar düzenliyor. Husiler, İsrail'in Gazze'deki eylemlerini durdurana kadar saldırılarını sürdüreceğini açıklamıştı. Bu saldırılar, Kızıldeniz'de uluslararası ticaret yollarını tehdit ediyor ve küresel deniz taşımacılığını olumsuz etkiliyor. ABD ve İngiltere, Husilere karşı zaman zaman hava saldırıları düzenlese de, Suudi liderliğindeki koalisyonun son operasyonu, bölgesel gerilimi daha da artırabilir.
Yemen'de 2014'ten bu yana süren iç savaşta, Suudi Arabistan liderliğindeki koalisyon, Yemen hükümetini desteklerken, Husi milisleri İran tarafından destekleniyor. Çatışmalar, binlerce sivilin ölümüne ve ciddi insani krize yol açtı. Birleşmiş Milletler, Yemen'i dünyanın en büyük insani krizlerinden biri olarak tanımlıyor.
Bölgesel ve küresel yansımalar
Suudi Arabistan'ın son saldırıları, Husilerin İsrail'e yönelik saldırılarını caydırmayı amaçlıyor. Ancak uzmanlar, bu tür operasyonların Husilerin misilleme saldırılarını artırabileceği uyarısında bulunuyor. Husiler, Suudi Arabistan'ın güney bölgelerine ve BAE'ye yönelik füze saldırıları düzenleyebilir. Ayrıca, Kızıldeniz'deki gemi saldırıları devam edebilir. Bu durum, küresel enerji arz güvenliğini ve ticaret yollarını tehdit ediyor.
ABD, Suudi Arabistan'ın operasyonunu desteklediğini açıkladı. Beyaz Saray sözcüsü, "Husilerin saldırılarına karşı kendini savunma hakkını destekliyoruz" dedi. Ancak İran, saldırıları kınayarak, Suudi Arabistan'ı bölgesel istikrarı bozmakla suçladı. İran Dışişleri Bakanlığı sözcüsü, "Bu saldırılar, Yemen halkına yönelik bir savaş suçudur" ifadesini kullandı.
Rusya ve Çin ise taraflara diyalog çağrısı yaptı. Çin Dışişleri Bakanlığı, "Yemen'deki çatışmanın askeri yollarla çözülemeyeceğini" belirtti. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin konuyu görüşmek üzere toplanması bekleniyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Yemen krizinde tarafsız bir tutum izlemeye çalışsa da, Suudi Arabistan ve BAE ile ilişkilerini dengelemek durumunda. Husilerin Kızıldeniz'deki saldırıları, Türkiye'nin deniz ticaret yollarını ve enerji güvenliğini doğrudan etkiliyor. Ayrıca, İran'ın Husilere desteği, Türkiye'nin İran ile olan karmaşık ilişkilerini zorlaştırıyor. Türkiye, bölgesel istikrarın sağlanması için diplomatik girişimlerini sürdürmeli ve insani yardımların kesintisiz ulaştırılması için çaba göstermeli. Bu gelişme, Türkiye'nin Orta Doğu'daki denge politikasını ve güvenlik stratejilerini yeniden gözden geçirmesini gerektirebilir.