Suudi Arabistan'da risk sermayesi (VC) anlaşmalarının sayısı 2023 yılında bir önceki yıla göre %35 düşüş gösterdi. Ancak aynı dönemde bu anlaşmalara aktarılan toplam sermaye miktarı arttı. Bu veriler, ülkedeki girişim sermayesi ekosisteminin olgunlaşma sürecinde olduğunu ve yatırımcıların daha az sayıda ancak daha büyük ölçekli anlaşmalara yöneldiğini işaret ediyor. Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan sektör uzmanı Bahoshy, düşüşün endişe verici olmadığını, aksine piyasanın seçici hale geldiğini vurguladı.
Gelişmenin Arka Planı
Suudi Arabistan, Veliaht Prens Muhammed bin Selman'ın 2016'da açıkladığı Vizyon 2030 programı kapsamında ekonomik çeşitlendirmeyi hızlandırdı. Petrol dışı sektörlerin büyümesi için girişimcilik ve yenilikçilik öncelikli alanlar olarak belirlendi. Bu doğrultuda Kamu Yatırım Fonu (PIF) ve bağlı kuruluşları, risk sermayesi fonlarına ve doğrudan girişimlere önemli kaynaklar ayırdı. Ancak 2022-2023 döneminde küresel ekonomideki yavaşlama, faiz oranlarındaki artış ve teknoloji değerlemelerindeki düzeltme, Suudi VC pazarını da etkiledi. Anlaşma sayısındaki düşüşe rağmen sermaye hacminin artması, yatırımcıların daha olgun aşamadaki şirketlere yöneldiğini gösteriyor. Özellikle fintech, e-ticaret ve sağlık teknolojileri alanlarında büyük turlamalar dikkat çekti. Uzmanlar, 2024'te de benzer bir eğilimin sürebileceğini, ancak yeni fonların devreye girmesiyle anlaşma sayısının toparlanabileceğini öngörüyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Suudi Arabistan'daki bu değişim, Körfez bölgesindeki genel eğilimle paralellik gösteriyor. Birleşik Arap Emirlikleri ve Katar da benzer şekilde risk sermayesi yatırımlarında dalgalanmalar yaşıyor. Küresel ölçekte ise 2023, risk sermayesi için zorlu bir yıl oldu; ABD ve Avrupa'da da anlaşma sayıları geriledi. Buna karşın Suudi Arabistan, petrol gelirlerini ekonomik çeşitlendirme için kullanmaya devam ediyor ve bu da uzun vadede VC ekosistemini destekleyecek bir faktör. Bölgesel rekabette öne çıkmak isteyen Suudi yönetimi, yabancı yatırımcıları çekmek için düzenleyici reformlar ve teşvikler sunuyor. Ancak anlaşma sayısındaki düşüş, girişimciler için fon bulma zorluğunu artırabilir ve bu da inovasyon hızını yavaşlatabilir. Yine de artan sermaye miktarı, kaliteli girişimlerin daha büyük yatırımlar çekebildiğini gösteriyor. Bu durum, piyasanın olgunlaştığına ve yatırımcıların daha titiz davrandığına işaret ediyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Suudi Arabistan'daki risk sermayesi trendleri, Türkiye'nin girişimcilik ekosistemi ve ekonomik ilişkileri açısından dolaylı da olsa önem taşıyor. Türkiye, son yıllarda girişim sermayesi alanında hızlı bir gelişim gösterdi ve bazı Türk girişimleri Körfez fonlarından yatırım aldı. Suudi pazarındaki daralma, Türk girişimleri için alternatif fon kaynakları arayışını gündeme getirebilir. Öte yandan, Suudi Arabistan'ın ekonomik çeşitlendirme çabaları, Türk inşaat, teknoloji ve savunma şirketleri için iş birliği fırsatları yaratabilir. İki ülke arasındaki siyasi ilişkilerin son dönemde normalleşmesi, ekonomik ortaklıkları da güçlendirebilir. Ancak Suudi VC pazarındaki yavaşlama, Türk girişimlerinin bu pazara erişimini zorlaştırabilir. Bu nedenle Türkiye'nin kendi iç fon kaynaklarını çeşitlendirmesi ve Körfez dışındaki yatırımcılarla ilişkilerini geliştirmesi kritik önemde.