Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Farhan Al Suud, Çin'e yaptığı üç günlük resmi ziyareti tamamladı. Ziyaret, Suudi Arabistan ile ABD arasında son dönemde yaşanan gerginliklerin gölgesinde gerçekleşti ve Riyad yönetiminin Pekin ile ilişkilerini derinleştirme stratejisinin bir parçası olarak değerlendirildi. Bakan Farhan, Çinli mevkidaşı Wang Yi ile görüşmeler yaparken, iki ülke arasında enerji iş birliği, yatırım anlaşmaları ve bölgesel güvenlik konuları ele alındı.
Gelişmenin arka planı
Suudi Arabistan, Yemen savaşının güvenlik sonuçlarını hâlâ absorbe etmeye çalışırken, dış politikasında çeşitlendirmeye gidiyor. Krallık, Washington'a karşı diplomatik bir denge unsuru olarak Pekin'e daha fazla yaslanıyor. Çin, Suudi Arabistan'ın en büyük petrol alıcısı konumunda ve iki ülke arasındaki ticaret hacmi 2023'te 87 milyar doları aştı. Ayrıca Çin, Suudi Arabistan ile İran arasında Mart 2023'te varılan uzlaşma anlaşmasına arabuluculuk yapmıştı. Bu ziyaret, Suudi yönetiminin ABD'nin insan hakları eleştirilerine ve petrol politikasına yönelik baskılarına karşı alternatif ortaklar arayışının bir yansıması olarak görülüyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Suudi-Çin ilişkilerindeki bu yakınlaşma, ABD'nin Ortadoğu'daki etkisini sorgulatan bir gelişme. Özellikle Başkan Donald Trump ile Suudi Veliaht Prensi Muhammed bin Selman arasındaki gerginlik, Riyad'ın Pekin'e yönelmesini hızlandırdı. Trump yönetimi, Suudi Arabistan'ın OPEC+'ta petrol üretimini kısma kararına tepki göstermiş ve askeri yardımları gözden geçirme sinyali vermişti. Çin ise Suudi Arabistan'a hem enerji güvenliği hem de İran ile ilişkilerin yönetimi konusunda alternatif bir kanal sunuyor. Analistler, Suudi Arabistan'ın Çin ile bağlarını güçlendirerek ABD'ye karşı elini güçlendirmeye çalıştığını belirtiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'nin Ortadoğu politikası açısından önemli. Suudi Arabistan'ın Çin'e yönelmesi, ABD'nin bölgedeki nüfuzunun azalması anlamına gelebilir. Türkiye, bir yandan ABD ile ittifakını sürdürürken diğer yandan Çin ile ekonomik iş birliğini artırıyor. Riyad-Pekin yakınlaşması, Türkiye'nin de Çin ile ilişkilerini derinleştirmesi için bir fırsat yaratabilir. Ayrıca İran-Suudi uzlaşmasında Çin'in rolü, Türkiye'nin bölgesel güç dengelerindeki konumunu yeniden değerlendirmesini gerektirebilir. Ankara, bu yeni denklemde kendi çıkarlarını korumak için dengeli bir dış politika izlemek durumunda.