Suudi Arabistan ve Yemen, İran destekli Husi milislerinin son dönemde artan saldırılarına karşı bölgesel iş birliğini derinleştirme konusunda anlaştı. İki ülkenin üst düzey yetkilileri, başkent Riyad'da bir araya gelerek ortak savunma mekanizmaları ve istihbarat paylaşımını ele aldı. Toplantıda, Husi saldırılarının sadece iki ülkeyi değil, tüm bölgeyi tehdit ettiği vurgulandı.
Görüşmelerin Arka Planı ve Kapsamı
Suudi Arabistan ve Yemen arasındaki bu kritik görüşme, Husi milislerinin son haftalarda artan füze ve insansız hava aracı saldırılarının ardından geldi. Yemen hükümeti kaynaklarına göre, görüşmelerde ortak operasyon merkezi kurulması, sınır güvenliğinin artırılması ve deniz yollarının korunması gibi konular masaya yatırıldı. Suudi Arabistan, Yemen'in meşru hükümetine verdiği desteği sürdüreceğini teyit ederken, Husi saldırılarının Suudi topraklarına yönelik doğrudan tehdit oluşturduğunu belirtti.
Yemen Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, "Husi milislerinin saldırıları, İran'ın bölgedeki yıkıcı politikalarının bir uzantısıdır. Bu tehdide karşı bölgesel bir ittifak şarttır" ifadeleri kullanıldı. Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı ise, Yemen ile savunma sanayii iş birliğinin güçlendirileceğini ve ortak askeri tatbikatların yapılacağını duyurdu. Görüşmelerde ayrıca, Husi saldırılarının neden olduğu insani krizin hafifletilmesi için insani yardım koridorlarının açılması da ele alındı.
Uzmanlar, bu görüşmenin Suudi Arabistan'ın Yemen politikasında bir dönüm noktası olabileceğini belirtiyor. Uzun yıllardır Yemen'deki iç savaşa müdahil olan Suudi Arabistan, son dönemde Husi saldırılarına karşı daha savunmacı bir pozisyon almak zorunda kaldı. Yemen hükümeti ise, Suudi Arabistan'ın desteğiyle Husi milislerine karşı kara operasyonlarını yoğunlaştırmayı planlıyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Husi milisleri, 2014 yılından bu yana Yemen'in başkenti Sanaa ve çevresini kontrol ediyor. Suudi Arabistan liderliğindeki koalisyon, 2015'ten itibaren Yemen hükümetine destek veriyor. Ancak son yıllarda Husi milisleri, Suudi Arabistan'ın güney bölgelerine ve Kızıldeniz'deki deniz yollarına yönelik saldırılarını artırdı. Bu saldırılar, küresel deniz ticaretini de tehdit ediyor. ABD ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi bölge dışı aktörler, Husi saldırılarına karşı Suudi Arabistan'a istihbarat ve lojistik destek sağlıyor.
İran, Husi milislerini desteklemekle suçlanıyor. Tahran yönetimi, bu suçlamaları reddetse de, Husi milislerinin kullandığı silahların İran yapımı olduğu kanıtlanmış durumda. Bu durum, bölgede Sünni-Şii gerilimini derinleştiriyor. Suudi Arabistan ve Yemen arasındaki iş birliği, İran'ın bölgedeki etkisini dengeleme amacı taşıyor.
BM, Yemen'deki insani krizin dünyanın en büyük insani krizlerinden biri olduğunu belirtiyor. Husi saldırıları, Yemen'deki iç savaşı daha da kötüleştiriyor ve milyonlarca insanı etkiliyor. Uluslararası toplum, Suudi Arabistan ve Yemen arasındaki bu iş birliğini memnuniyetle karşılarken, saldırıların durdurulması için diplomatik çabaların artırılması gerektiğini vurguluyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Suudi Arabistan ve Yemen arasındaki bu iş birliği girişimini yakından takip ediyor. Türkiye, bölgesel istikrarın sağlanmasında Suudi Arabistan ile iş birliğine önem veriyor. Ancak Türkiye, Yemen'deki iç savaşta taraf tutmaktan kaçınıyor ve insani yardımlara odaklanıyor. Husi saldırılarının Kızıldeniz'deki deniz ticaretini tehdit etmesi, Türkiye'nin bölgesel ticaret yollarının güvenliği açısından endişe kaynağı. Türkiye, İran ile Suudi Arabistan arasında denge politikası izlerken, Yemen'de kalıcı barış için diplomatik girişimleri destekliyor.