Suudi Arabistan liderliğindeki koalisyon, pazar günü başkent Riyad ve ülkenin güney bölgelerinde İran destekli Husi isyancılarına ait insansız hava araçları (drone) ve füzeleri düşürdüğünü duyurdu. Koalisyon sözcüsü, saldırıların sivil yerleşim bölgelerini hedef aldığını ve can kaybı yaşanmadığını belirtti. Yemen'de yıllardır süren iç savaş, Suudi Arabistan ile Husiler arasındaki karşılıklı saldırılarla bölgesel istikrarı tehdit etmeye devam ediyor.
Çatışmanın arka planı ve son gelişmeler
Yemen'de 2014 yılından bu yana süren iç savaş, Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyonun 2015'te Husilere karşı askeri müdahalesiyle uluslararası bir boyut kazandı. Husiler, son aylarda Suudi topraklarına yönelik drone ve balistik füze saldırılarını artırdı. Suudi koalisyon güçleri, bu saldırıları hava savunma sistemleriyle engellediğini açıklıyor. Pazar günkü saldırıda Riyad ve güneydeki Cizan ve Necran bölgeleri hedef alındı. Koalisyon, saldırıların arkasında Husilerin olduğunu ve İran'ın bu gruplara silah desteği sağladığını iddia ediyor. Husiler ise henüz saldırıyı üstlenmedi.
Birleşmiş Milletler'e göre Yemen'deki savaş, dünyanın en büyük insani krizine yol açtı; milyonlarca kişi açlık ve hastalıkla mücadele ediyor. Suudi Arabistan, Husilerin saldırılarının sadece Yemen halkını değil, bölgedeki sivil halkı da tehdit ettiğini savunuyor. Öte yandan insan hakları örgütleri, koalisyonun hava saldırılarında sivil kayıplar yaşandığını raporluyor. Uluslararası toplum, çatışmanın sona erdirilmesi için defalarca ateşkes çağrısı yaptı ancak kalıcı bir çözüm sağlanamadı.
Bölgesel ve küresel boyut
Yemen'deki çatışma, Suudi Arabistan ile İran arasındaki vekalet savaşının bir parçası olarak görülüyor. Husiler, İran'ın bölgedeki etkisini yaymak için kullandığı önemli bir araç olarak değerlendiriliyor. Suudi Arabistan ise kendi güvenliğini ve bölgesel liderliğini korumak için Husilere karşı sert önlemler alıyor. Son dönemde Husilerin Birleşik Arap Emirlikleri'ni de hedef alması, çatışmanın Körfez'in tamamına yayılma riskini artırdı. ABD, Suudi Arabistan'a istihbarat ve lojistik destek sağlarken, İran ise Husilere silah yardımı yapmakla suçlanıyor. Bu durum, Orta Doğu'da tansiyonu yükseltiyor ve küresel enerji arz güvenliğini tehdit ediyor. Kızıldeniz'deki deniz ticareti de Husi saldırılarından olumsuz etkileniyor; birçok gemi rotasını değiştirmek zorunda kaldı.
Uluslararası arenada, Yemen krizi için siyasi çözüm arayışları sürüyor. BM Yemen Özel Temsilcisi, taraflar arasında diyalog çağrısını yineliyor. Ancak tarafların maksimalist tutumları ve bölgesel güçlerin müdahalesi, barış sürecini zorlaştırıyor. Son saldırılar, ateşkes çabalarını da baltalıyor. Suudi Arabistan, Husilerin silah bırakması ve meşru hükümetin tanınması konusunda ısrarcı. Husiler ise ablukanın kaldırılmasını ve Suudi Arabistan'ın Yemen'deki askeri varlığının sona ermesini talep ediyor.
Türkiye, Yemen kriziyle yakından ilgileniyor. Türkiye, Suudi Arabistan'ın Yemen'e yönelik müdahalesini desteklemekle birlikte, krizin siyasi yollarla çözülmesi gerektiğini savunuyor. Türk dış politikası, bölgede istikrarın korunmasına ve insani yardımların ulaştırılmasına önem veriyor. Türkiye, Yemen'e insani yardım gönderiyor ve BM çatı altında yürütülen barış görüşmelerine destek veriyor. Ancak Türkiye'nin Suudi Arabistan ile ilişkileri son yıllarda inişli çıkışlı bir seyir izledi; özellikle Kaşıkçı cinayeti sonrası yaşanan gerginlik, iki ülke arasında güven tesisini zorlaştırdı. Yine de Türkiye, Körfez'de istikrarın korunmasını kendi ekonomik ve güvenlik çıkarları açısından kritik görüyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Yemen'deki çatışmanın derinleşmesi, Türkiye'nin Orta Doğu politikasını doğrudan etkiliyor. Türkiye, Suudi Arabistan ile İran arasındaki gerilimin tırmanmasından endişe duyuyor; zira bu durum bölgesel istikrarsızlığı artırarak Türkiye'nin enerji güvenliğini ve ticaret yollarını tehdit ediyor. Ayrıca Husi saldırıları, Kızıldeniz'deki deniz ticaretini aksatarak Türk ihracatçıları olumsuz etkiliyor. Türkiye, hem Suudi Arabistan hem de İran ile dengeli ilişkiler yürütmeye çalışırken, Yemen'deki insani krizin çözümü için diplomatik çaba harcıyor. Bu gelişme, Türkiye'nin bölgesel barış ve istikrar için daha aktif rol alması gerektiğini gösteriyor.