Suudi Arabistan, Yemen'deki Husi isyancıların başkent Riyad'a yönelik düzenlediği füze saldırısını hava savunma sistemleriyle engellediğini açıkladı. Yetkililer, başkentte duyulan patlama seslerinin füzenin imhası sırasında oluştuğunu belirtti. Olayda can kaybı ya da maddi hasar bildirilmedi. Saldırı, Yemen'deki iç savaşta son aylarda artan gerilimin bir yansıması olarak değerlendiriliyor. Husi sözcüleri ise saldırıyı henüz doğrulamadı. Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyon, 2015'ten bu yana Yemen'de Husi hedeflerine yönelik operasyonlar düzenliyor.
Gelişmenin arka planı
Yemen'de 2014 yılından bu yana süren çatışmalar, 2015'te Suudi Arabistan liderliğindeki koalisyonun müdahalesiyle uluslararası bir boyut kazandı. Husi hareketi, İran'ın bölgedeki etkisini artırmak için desteklediği bir aktör olarak görülüyor. Suudi Arabistan ise kendi topraklarına yönelik füze ve insansız hava aracı saldırılarına karşı hava savunma sistemlerini güçlendirmeye çalışıyor. Son dönemde Husi saldırılarında artış yaşanması, bölgesel istikrarı tehdit ediyor. Riyad yönetimi, saldırıların arkasında İran'ın olduğunu savunuyor; Tahran ise bu suçlamaları reddediyor.
Uzmanlar, Husi saldırılarının sadece askeri değil, aynı zamanda psikolojik bir etki yaratmayı amaçladığını belirtiyor. Başkent Riyad'a yönelik saldırılar, Suudi halkında güvenlik endişesi oluşturmayı hedefliyor. Öte yandan, Suudi Arabistan'ın füze savunma sistemleri, özellikle balistik füzelere karşı etkinlik gösteriyor. Ancak zaman zaman füze parçalarının yerleşim yerlerine düşmesi can kaybına yol açabiliyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Yemen'deki çatışma, Orta Doğu'da vekalet savaşlarının en yoğun yaşandığı alanlardan biri. Suudi Arabistan ve müttefikleri, Husi kontrolündeki bölgelerde askeri operasyonlar düzenlerken, Husi güçleri de Suudi topraklarına ve Yemen hükümet güçlerine saldırılar gerçekleştiriyor. Birleşmiş Milletler, defalarca ateşkes çağrısı yaptıysa da kalıcı bir barış sağlanamadı. Son olarak 2022'de ilan edilen ateşkes büyük ölçüde uygulanamadı.
Uluslararası toplum, Yemen'deki insani krize dikkat çekiyor. Milyonlarca insan açlık ve hastalıkla mücadele ediyor. Suudi Arabistan'a yönelik saldırılar, insani yardımların ulaştırılmasını da zorlaştırıyor. ABD ve Birleşik Krallık gibi ülkeler, Suudi Arabistan'a savunma desteği sağlarken, bazı insan hakları örgütleri bu desteği eleştiriyor. Füze saldırısı haberi, bölgede tansiyonun daha da artabileceği endişesini beraberinde getirdi.
Husi saldırıları, Suudi Arabistan'ın ekonomik ve turizm hedeflerini de olumsuz etkiliyor. Ülke, Vizyon 2030 kapsamında turizm ve yabancı yatırımı artırmayı planlarken, güvenlik kaygıları bu hedefleri sekteye uğratabilir. Ayrıca, petrol fiyatları üzerinde de jeopolitik risk primi oluşturuyor. Son saldırı, küresel enerji piyasalarında dalgalanmaya yol açabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Yemen krizinde taraflarla diyalog kuran ve insani yardım sağlayan bir ülke konumunda. Suudi Arabistan ile son dönemde ilişkilerini normalleştirme sürecinde olan Türkiye, bölgesel istikrarın korunmasına önem veriyor. Husi saldırılarının artması, Türkiye'nin Orta Doğu'daki diplomatik çabalarını zorlaştırabilir. Ayrıca, Türkiye'nin Körfez ülkeleriyle ticari ilişkileri ve savunma işbirliği, istikrarın sürmesini gerektiriyor. Riyad'a yönelik saldırılar, Türk müteahhitlik firmalarının bölgedeki projelerini de risk altına alabilir. Türkiye'nin enerji güvenliği açısından da bölgedeki tansiyonun düşmesi önem taşıyor.