Suudi Arabistan liderliğindeki koalisyon, başkent Riyad ve güneydeki Necran kentinde Husilerin fırlattığı füzelerin engellendiğini duyurdu. Saldırı alarmları, Yemen savaşının Suudi topraklarına taşınmasıyla bölgede güvenlik endişelerini artırdı. Koalisyon sözcüsü, füze ve insansız hava araçlarının sivil hedeflere yönelik olduğunu belirterek hava savunma sistemlerinin devreye girdiğini söyledi. Henüz can kaybı bildirilmedi.
Yemen Savaşı ve Husilerin Artan Saldırıları
Yemen'de 2014'ten bu yana süren çatışmalarda İran destekli Husiler, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri'ne yönelik füze ve drone saldırılarını son yıllarda yoğunlaştırdı. Riyad ve Necran, coğrafi konumları itibarıyla sık sık hedef alınıyor. Suudi koalisyonu, bu saldırıları Yemen'deki barış çabalarını baltalamakla suçluyor. Birleşmiş Milletler, taraflar arasında ateşkes sağlanması için çeşitli girişimlerde bulunduysa da kalıcı bir çözüm sağlanamadı. Son olarak 2022'de ilan edilen ateşkes büyük ölçüde korunamadı ve çatışmalar aralıklarla devam ediyor.
Husiler ise saldırılarını, Suudi Arabistan'ın Yemen'e yönelik müdahalesine misilleme olarak nitelendiriyor. Örgüt, özellikle 2019'da Suudi Aramco tesislerine düzenlenen ve küresel petrol fiyatlarını sarsan saldırının ardından bölgesel bir tehdit olarak algılanıyor. Son dönemde Husilerin elindeki balistik füze ve SİHA kapasitesinin geliştiği, bu durumun Suudi hava savunması için ciddi bir sınav oluşturduğu belirtiliyor.
Bölgesel ve Küresel Yansımalar
Suudi Arabistan'ın güney komşusu Yemen'deki istikrarsızlık, Kızıldeniz ve Basra Körfezi'ndeki deniz ticaret yollarını da tehdit ediyor. Husilerin deniz mayınları ve hücumbot saldırıları, uluslararası nakliye şirketlerini zaman zaman rotalarını değiştirmeye zorladı. ABD ve İngiltere, Husilerin Kızıldeniz'deki saldırılarına karşı koalisyon güçlerine destek veriyor. Ancak bu müdahaleler, bölgesel tırmanmayı daha da körükleyebilir.
İran'ın Husilere verdiği destek, Suudi Arabistan ile İran arasındaki rekabetin bir yansıması olarak görülüyor. Mart 2023'te Çin'in arabuluculuğuyla sağlanan Suudi-İran yakınlaşması, Yemen'deki çatışmaların azalması yönünde umut yaratmıştı. Ancak son füze saldırıları, bu sürecin kırılganlığını gösteriyor. Uzmanlar, Husilerin saldırılarının İran'ın bölgesel nüfuzunu artırma çabasının bir parçası olarak değerlendiriyor.
Uluslararası toplum, Yemen'deki insani krize de dikkat çekiyor. BM raporlarına göre ülkede milyonlarca insan açlık ve hastalık riski altında. Suudi Arabistan'a yönelik saldırılar, insani yardımların ulaştırılmasını da zorlaştırıyor. BM Yemen Özel Temsilcisi, taraflara itidal çağrısında bulunarak saldırıların sivilleri hedef almasının kabul edilemez olduğunu vurguladı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Riyad ve Necran'a yönelik füze saldırıları, Türkiye'nin Orta Doğu'daki güvenlik dengeleri açısından yakından izlediği bir gelişme. Türkiye, Suudi Arabistan'la son dönemde ilişkilerini onarma sürecine girmişti; ancak Yemen savaşındaki taraflarla dengeli bir politika izlemeye çalışıyor. Husilerin saldırı kapasitesinin artması, bölgesel istikrarsızlığı derinleştirerek Türkiye'nin enerji güvenliği ve ticaret yolları üzerindeki riskleri artırabilir. Ayrıca Türkiye, Yemen'deki insani krizin çözümü için diplomatik çabalarını sürdürüyor. Suudi-İran yakınlaşmasının sekteye uğraması, Türkiye'nin bölgesel denge politikalarını zorlaştırabilir. Ankara'nın, taraflar arasında diyalog çağrılarını yinelemesi ve ateşkesin korunması için çaba göstermesi bekleniyor.