1994 yılında ABD Kongresi tarafından kabul edilen Sürücü Mahremiyeti Koruma Yasası (DPPA), ehliyet kayıtlarındaki kişisel bilgilerin izinsiz paylaşımını yasaklayarak bireylerin gizliliğini korumayı amaçlıyordu. Ancak aradan geçen 30 yılda teknoloji, yasanın etrafından dolaşmanın yollarını buldu. Flock Safety gibi özel şirketler, araç plakalarını ve hareketlerini kaydeden kamera sistemleriyle bu yasal korumayı fiilen etkisiz hale getirdi. Uzmanlar, mevcut gizlilik yasalarının araç hareket verilerinin toplanması ve saklanmasını düzenleyecek şekilde güncellenmesi gerektiğini belirtiyor.
DPPA'nın Doğuşu ve Teknolojik Aşılma
Sürücü Mahremiyeti Koruma Yasası, 1989'da aktris Rebecca Schaeffer'ın bir takipçi tarafından öldürülmesi ve 1990'da bir derginin Michigan eyaletinden bir kadının ehliyet bilgilerini yayımlaması gibi olayların ardından, eyalet motorlu taşıtlar dairelerindeki kişisel verilerin kötüye kullanımını engellemek için çıkarıldı. Yasa, ehliyet kayıtlarının rıza olmadan açıklanmasını yasaklıyor, ancak otomobil hareketlerini gerçek zamanlı izleyen teknolojileri kapsamıyor.
Flock Safety, plaka tanıma kameraları ve yapay zekâ destekli analiz yazılımlarıyla şehirler ve kolluk kuvvetleriyle işbirliği yaparak araçların nerede ve ne zaman görüldüğünü kaydediyor. Şirket, verilerin suç soruşturmalarında kullanıldığını savunsa da mahremiyet savunucuları, bu verilerin toplanma ölçeğinin ve saklama süresinin yasal bir çerçeveden yoksun olduğunu vurguluyor. DPPA, yalnızca devlet veri tabanlarından bilgi alımını düzenlediği için özel şirketlerin kendi kameralarıyla topladığı veriler yasanın dışında kalıyor.
Örneğin, bir araç bir şehirde park ettiğinde plakası okunuyor, konumu ve zamanı kaydediliyor. Bu veriler bir araya getirildiğinde kişinin günlük rutini, ziyaret ettiği yerler ve ilişkileri ortaya çıkarılabiliyor. Flock Safety, 2023 itibarıyla 40'tan fazla eyalette binlerce kamera işlettiğini ve verilerin 30 gün boyunca saklandığını belirtiyor. Ancak verilerin kolluk kuvvetleriyle nasıl paylaşıldığı ve saklama süreleri konusunda federal bir düzenleme bulunmuyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
ABD'de yaşanan bu gelişme, dünya genelinde araç takip teknolojilerinin yaygınlaşmasıyla paralellik gösteriyor. Avrupa Birliği, Genel Veri Koruma Yönetmeliği (GDPR) ile kişisel verilerin işlenmesini sıkı kurallara bağlasa da otomatik plaka tanıma sistemleri (ANPR) için özel düzenlemeler ülkeden ülkeye değişiyor. Çin'de ise araç takibi, sosyal kredi sistemiyle entegre edilerek geniş çaplı gözetim amaçlı kullanılıyor.
DPPA'nın aşılması, sadece ABD'de değil, benzer yasaları olan diğer ülkelerde de emsal teşkil edebilir. Teknolojik gelişmelerin hukuku geride bırakması, mahremiyet haklarının korunması için yeni yasal düzenlemeleri zorunlu kılıyor. Uzmanlar, araç verilerinin toplanması, saklanması ve paylaşılmasına ilişkin net sınırlar getirilmesi gerektiğini söylüyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye'de de araç takip sistemleri (EGM'nin Plaka Tanıma Sistemi gibi) yaygınlaşıyor. ABD'deki DPPA'nın aşılması, Türkiye'deki Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (KVKK) açısından da uyarıcı olmalı. Özel şirketlerin kamera ağlarıyla topladığı verilerin KVKK kapsamında yeterince denetlenmemesi, benzer ihlallere yol açabilir. Ayrıca, Türkiye'nin Avrupa Birliği ile veri paylaşımı müzakerelerinde bu tür teknolojik açıklar gündeme gelebilir. Uluslararası alanda mahremiyet standartlarının değişmesi, Türkiye'nin de dijital gözetim mevzuatını güncellemesini gerektiriyor. Vatandaşların hareket özgürlüğü ve mahremiyeti, teknolojik gelişmeler karşısında korunmalı.