İngiltere'nin güneyindeki Guildford kentinde bulunan Surrey Üniversitesi Manor Park öğrenci köyünde dün akşam saatlerinde bir kişinin yaylı tüfekle (crossbow) vurulması sonucu eski bir öğrenci gözaltına alındı. Surrey Polisi, 21 yaşındaki Suudi Arabistan uyruklu şüphelinin "cinayete teşebbüs" şüphesiyle yakalandığını duyurdu. Olayda 20'li yaşlardaki kurban, ağır yaralı olarak hastaneye kaldırılırken, polis tarafından yapılan açıklamada hayati tehlikesinin bulunduğu ancak durumunun stabil olduğu belirtildi. Saldırının üniversite binalarına yakın bir bölgede meydana geldiği ve olay yerine çok sayıda ambulans ile polis ekibinin sevk edildiği bildirildi.
Olayın geçmişi ve güvenlik tedbirleri
Surrey Üniversitesi yönetimi, olayın ardından kampüs genelinde güvenlik önlemlerini artırdı. Üniversite sözcüsü yaptığı yazılı açıklamada, "Önceliğimiz öğrenci ve personelimizin güvenliğidir. Polisle yakın iş birliği içinde çalışıyoruz" ifadelerini kullandı. Olayın üniversiteye kayıtlı eski bir öğrenci tarafından gerçekleştirilmiş olması, kampüs güvenlik protokollerinin yeniden sorgulanmasına neden oldu. Yaylı tüfeklerin İngiltere'de belirli kısıtlamalarla satın alınabildiği ancak bu tür silahlarla işlenen şiddet olaylarının son yıllarda arttığına dikkat çekiliyor.
Yetkililer, olayın bir terör eylemi olup olmadığını araştırırken, şüphelinin geçmiş kayıtları ve motivasyonu üzerinde duruyor. Suudi Arabistan vatandaşı olan zanlının öğrenci vizesiyle ülkede bulunduğu ve daha önce üniversiteden ayrıldığı aktarıldı. Polis, olayla ilgili herhangi bir ideolojik bağlantı izine henüz rastlanmadığını ancak soruşturmanın çok yönlü olarak sürdüğünü ifade etti.
Bölgesel ve küresel boyut
Britanya'da yaylı tüfekle işlenen saldırılar nadir de olsa kamuoyunda büyük yankı uyandırıyor. 2021 yılında Londra'da bir kişinin evinde yaylı tüfekle öldürülmesi ve 2018'de yine bir kadının yaylı tüfekle yaralanması, bu silahın tehlikesini gündeme taşımıştı. Olay, Birleşik Krallık'ta bıçak ve ateşli silah yasalarına ek olarak yaylı tüfeklerin de daha sıkı denetlenmesi gerektiği tartışmalarını yeniden alevlendirdi. Öte yandan, Suudi Arabistan vatandaşı bir şüphelinin olaya karışması, iki ülke arasındaki diplomatik ve güvenlik ilişkileri bağlamında dikkatle izleniyor. Suudi Arabistan'ın İngiltere'de eğitim gören çok sayıda vatandaşı bulunuyor ve bu tür olayların öğrenci vizeleri ve ülkelerin prestiji üzerinde olumsuz etkileri olabiliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Olayın Türkiye'ye doğrudan bir etkisi bulunmamakla birlikte, uluslararası öğrenci güvenliği ve kampüslerde artan şiddet eğilimi açısından dikkat çekicidir. Türkiye'nin de benzer şekilde yurt dışında eğitim gören çok sayıda vatandaşı bulunmakta; bu tür olaylar, Türk öğrencilerin güvenlik endişelerini artırabilir. Ayrıca, yaylı tüfek gibi alternatif silahların suç aleti olarak kullanımı, küresel bir güvenlik sorunu haline gelmekte ve Türkiye'nin de silah kontrolü politikalarını gözden geçirmesine neden olabilir. Bölgesel olarak, benzer saldırıların Avrupa genelinde yaygınlaşması, Türkiye'nin AB ile güvenlik iş birliği çerçevesinde ortak tedbirler almasını gerektirebilir.