Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Esad sonrası dönemde Suriye'nin yeniden inşası için kritik bir adım atarak Şam'da Suriye'nin fiili lideri Ahmed el-Şaraa ile bir araya gelen ilk Batı Avrupalı lider oldu. Tarihi nitelik taşıyan bu ziyaret, Avrupa Birliği'nin Suriye'ye yönelik yaklaşımında önemli bir dönüm noktasına işaret ediyor. Ziyaretin merkezinde ise temel bir soru var: Yıllarca süren iç savaşın ardından Suriye nasıl yeniden ayağa kalkabilir?
Ziyaretin arka planı ve sembolik anlamı
Macron'un Şam ziyareti, 2011'de başlayan iç savaştan bu yana Batılı bir liderin Suriye'ye yaptığı en üst düzey temas olarak kayıtlara geçti. Fransa Cumhurbaşkanı, muhalif grupların Şam'ı ele geçirmesinden sonra Esad rejiminin çöküşünün ardından sahada oluşan yeni dengeleri yerinde gözlemlemek ve Avrupa'nın Suriye politikasına yön vermek amacıyla bu ziyareti gerçekleştirdi. Görüşmelerde, siyasi geçiş süreci, insani yardım koridorlarının açılması ve ekonomik rehabilitasyon konuları ele alındı. Macron'un bu hamlesi, AB'nin Suriye'ye yönelik yaptırımların hafifletilmesi ve yeniden yapılanma fonlarının harekete geçirilmesi için zemin hazırlıyor.
Fransa Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, ziyaretin amacının Suriye halkının acil ihtiyaçlarını yerinde tespit etmek ve ülkenin toprak bütünlüğünün korunması için uluslararası toplumun desteğini seferber etmek olduğu belirtildi. Macron, Şam'da düzenlenen basın toplantısında, "Suriye'nin geleceği, tüm etnik ve dini grupları kucaklayan kapsayıcı bir siyasi sürece bağlıdır. Avrupa, bu süreci desteklemeye hazırdır" ifadelerini kullandı. Öte yandan, Esad rejiminin devrilmesinden sonra ülkenin kuzeydoğusunda kontrolü elinde bulunduran PKK/YPG uzantısı yapılarla ilgili endişeler de gündeme geldi. Macron, Suriye'nin toprak bütünlüğüne vurgu yaparken, terör örgütleriyle mücadelede Türkiye'nin rolünü de takdirle karşıladığını dile getirdi.
Ekonomik boyut: Yeniden yapılanma ve bölgesel iş birliği
Suriye'nin savaş sonrası ekonomik rehabilitasyonu, uluslararası toplum için büyük bir meydan okuma. Uzmanlara göre, ülkenin altyapısının yeniden inşası için en az 200 milyar dolarlık bir kaynağa ihtiyaç var. Bu devasa maliyet karşısında Avrupa, Türkiye ve Körfez ülkeleri başlıca finansörler olarak öne çıkıyor. Macron'un ziyareti, AB'nin Suriye'ye yönelik yaptırımlarını kademeli olarak kaldırma ve yeniden yapılanma fonlarını devreye sokma sinyali olarak yorumlanıyor. Ancak bu süreç, siyasi geçiş takvimine bağlı olarak şekillenecek. Avrupa Komisyonu tarafından hazırlanan bir rapora göre, Suriye'nin istikrara kavuşması halinde bölgesel ticaret hacminin yılda 30 milyar dolar artması bekleniyor. Türkiye ise coğrafi konumu ve mevcut ticaret bağlantılarıyla bu pastadan en büyük payı alacak ülkelerden biri olarak görülüyor.
Fransa Cumhurbaşkanı'nın ziyareti, aynı zamanda AB'nin Suriye politikasında Türkiye ile koordinasyonun önemini de pekiştirdi. İki ülke arasında Suriye'nin kuzeyindeki terör unsurlarının temizlenmesi ve güvenli bölge oluşturulması konularında mutabakat sağlandığı belirtiliyor. Macron, Türkiye'nin sınır güvenliği endişelerini anladıklarını ve bu konuda iş birliğine açık olduklarını ifade etti. Bu durum, Türkiye'nin Suriye'deki askeri varlığının meşruiyetini güçlendirirken, Ankara'nın bölgede oynadığı role uluslararası alanda yeni bir boyut kazandırıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Macron'un Şam ziyareti, Türkiye'nin Suriye politikası açısından kritik bir dönemeçtir. Fransa'nın PKK/YPG konusunda Türkiye'nin hassasiyetlerini tanıması, Ankara'nın uluslararası alanda elini güçlendirmektedir. Ayrıca, Suriye'nin yeniden inşasında Türkiye'nin inşaat firmaları ve lojistik altyapısı kilit rol oynayacaktır. Ancak Türkiye, AB'nin şartlı yaklaşımına karşı temkinli olmalı ve siyasi geçiş sürecinde kendi çıkarlarını koruyacak stratejik adımlar atmaya devam etmelidir. Bu ziyaret, aynı zamanda Türkiye'nin Avrupa ile Suriye konusunda bir köprü vazifesi görebileceğini göstermesi açısından da önemlidir.