Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un sürpriz Şam ziyareti, Suriye'nin uluslararası alanda yeniden meşruiyet kazanma çabaları açısından tarihi bir dönüm noktası olarak değerlendirilirken, başkentte 7 Temmuz'da meydana gelen patlamalar, ülkenin hâlâ ciddi güvenlik sorunlarıyla boğuştuğunu bir kez daha hatırlattı. Görüşmelerin hemen öncesinde yaşanan bu olaylar, Suriye'deki istikrar arayışının ne kadar kırılgan olduğunu ve yabancı yatırımcıların ülkeye dönmesinin önündeki en büyük engelin 'güvenlik' olduğunu ortaya koydu.
Macron'un ziyareti ve patlamalar
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, 7 Temmuz'da Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad ile görüşmek üzere Şam'a geldi. Bu ziyaret, Batılı bir liderin savaş sonrası dönemde Suriye'ye yaptığı ilk yüksek düzeyli ziyaret olması nedeniyle büyük yankı uyandırdı. Macron, Şam'ın dış mahallelerindeki bir otelde konaklayacaktı ancak patlamalar meydana geldiğinde çoktan cumhurbaşkanlığı sarayına varmıştı. Patlamaların kaynağı henüz netlik kazanmazken, olayda can kaybı yaşanmadığı bildirildi. Ancak bu saldırı, Suriye yönetiminin başkentte bile güvenliği tam olarak sağlayamadığını gösterdi.
Macron'un ziyareti, Fransa'nın Suriye politikasında bir değişimin işareti olarak okunuyor. Fransa, uzun süredir Esad yönetimini uluslararası toplumdan izole etmeye çalışıyordu. Ancak son yıllarda Batılı ülkelerin Esad ile yeniden diyalog kurmaya başlaması, Paris'in de bu eğilime ayak uydurduğunu gösteriyor. Ziyaretin ana gündem maddeleri arasında Suriye'nin yeniden imarı, siyasi çözüm süreci ve yabancı güçlerin ülkeden çekilmesi gibi konular yer alıyordu.
Bölgesel ve küresel boyut
Suriye'deki istikrarsızlık, yalnızca iç dinamiklerle sınırlı değil; bölgesel ve küresel güç mücadelelerinin de odağında yer alıyor. Rusya, İran ve Türkiye gibi aktörlerin sahada farklı çıkarları bulunuyor. Özellikle İsrail'in Şam ve çevresine yönelik hava saldırıları, ülkedeki gerginliği artıran unsurlardan biri. Ayrıca DEAŞ ve El Kaide bağlantılı grupların hâlâ aktif olması, güvenlik endişelerini besliyor. Ekonomik açıdan bakıldığında, Suriye'nin yeniden inşası için milyarlarca dolarlık yatırım gerekiyor ancak yabancı şirketler, ülkedeki belirsizlik ve yaptırımlar nedeniyle temkinli davranıyor. Macron'un ziyareti, Fransa'nın bu süreçte daha aktif rol oynayabileceğine işaret etse de, patlamalar yatırımcıların kaygılarını haklı çıkarır nitelikte.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Suriye'nin kuzeyinde güvenli bölge oluşturma ve terör örgütleriyle mücadele konusunda kritik bir aktör konumunda. Macron'un Esad ile görüşmesi, Türkiye'nin Suriye politikasını doğrudan etkileyecek gelişmelerden biri. Zira Fransa'nın Esad yönetimine meşruiyet kazandırması, Ankara'nın Suriye'nin kuzeyindeki askeri varlığı ve muhalif gruplarla ilişkileri açısından yeni dengeler doğurabilir. Ayrıca, Suriye'ye yönelik yatırım iştahının artması, Türk müteahhitlik firmaları için fırsat yaratabilir, ancak güvenlik riskleri nedeniyle bu sürecin yavaş ilerlemesi bekleniyor. Türkiye, Suriye'de kalıcı istikrarın ancak kapsayıcı bir siyasi çözümle mümkün olacağını savunuyor.