Suriye'deki aileler, İsrail'in Suriye topraklarında tuttuğu yakınlarının serbest bırakılması için yetkililere çağrıda bulundu. Başkent Şam'da ve ülkenin güneyindeki Dera vilayetinde düzenlenen gösterilerde, yakınlarının akıbeti hakkında bilgi edinemeyen aileler, uluslararası toplumu ve insan hakları örgütlerini harekete geçmeye davet etti. İsrail ordusunun son yıllarda Suriye'de gerçekleştirdiği operasyonlarda çok sayıda Suriyeliyi alıkoyduğu öne sürülüyor; ancak tutuklu sayısına ilişkin resmi bir veri bulunmuyor. Aileler, yakınlarının nerede tutulduğunu ve sağlık durumlarını bilmediklerini belirtiyor.
Gelişmenin Arka Planı
İsrail, uzun yıllardır Suriye'deki İran bağlantılı hedeflere yönelik hava saldırıları düzenliyor ve zaman zaman Suriye güvenlik güçleri mensuplarını veya militanları gözaltına alıyor. Özellikle 2011'de başlayan Suriye iç savaşının ardından İsrail, kuzey sınırlarında güvenlik gerekçesiyle çeşitli operasyonlar yürüttü. Suriye hükümeti, İsrail'in tuttuğu Suriyelilerin sayısının yüzlerce olduğunu savunurken, İsrail makamları bu iddiaları genellikle doğrulamıyor veya reddediyor. Aileler, yıllardır süren belirsizlikten şikayetçi.
Suriye İnsan Hakları Ağı (SNHR) gibi bağımsız örgütler, İsrail'in Suriye'de alıkoyduğu kişilerin sayısının tam olarak bilinmediğini, ancak onlarca ailenin yakınlarından haber alamadığını rapor ediyor. Göstericiler, Uluslararası Kızılhaç Komitesi (ICRC) ve Birleşmiş Milletler gibi kuruluşların devreye girerek tutukluların durumunu araştırmasını talep ediyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
İsrail'in Suriye'deki tutukluluk uygulamaları, bölgedeki gerginliğin bir yansıması. İsrail, İran'ın Suriye'deki askeri varlığını kendi güvenliğine tehdit olarak görüyor ve bu doğrultuda operasyonlar düzenliyor. Suriye ise toprak bütünlüğünün ihlal edildiğini savunuyor. Tutuklular konusu, iki ülke arasında doğrudan bir diyalog kanalı olmadığı için çözümsüz kalıyor. Uluslararası hukuk açısından, savaş koşullarında gözaltına alınan kişilerin durumu Cenevre Sözleşmeleri kapsamında ele alınması gerekiyor; ancak İsrail, Suriye ile resmi olarak savaş halinde olmadığını belirterek bu yükümlülükleri kabul etmiyor. Ailelerin çağrısı, insani boyutuyla öne çıkıyor ve çözüm için uluslararası baskı gerekiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Suriye'nin toprak bütünlüğüne ve siyasi birliğine önem veriyor ve İsrail'in Suriye'deki askeri operasyonlarını yakından takip ediyor. Tutuklular konusu, Türkiye'nin insani diplomasi açısından müdahil olabileceği bir alan. Ancak Türkiye'nin doğrudan taraf olmadığı bu meselede, uluslararası kuruluşlar üzerinden çözüm arayışı desteklenebilir. Ayrıca, İsrail ile Suriye arasındaki gerilim, bölgesel istikrarı etkileyerek Türkiye'nin güvenlik çıkarlarını da ilgilendiriyor. Türkiye, arabuluculuk veya insani yardım kanallarıyla ailelerin taleplerine destek verebilir.