Suriye Devlet Başkanı Ahmed eş-Şaraa, geçici parlamentoda görev yapacak 70 milletvekilini atadı. Böylece, sekiz aydan uzun süredir devam eden oluşum sürecinin ardından meclisin önümüzdeki hafta toplanmasının önü açıldı. Resmi açıklama Çarşamba günü yapılırken, atanan isimlerin muhalif gruplar, aşiret temsilcileri, sivil toplum kuruluşları ve bağımsız şahsiyetler arasından seçildiği belirtildi. Yeni meclisin, ülkenin siyasi geçiş sürecinde yasal düzenlemeleri yapması ve anayasa reformu için zemin hazırlaması bekleniyor.
Geçici Meclisin Oluşumu ve Görevleri
Geçici meclis, Suriye'deki siyasi geçiş sürecinin en önemli yapı taşlarından biri olarak görülüyor. Atanan 70 üye, farklı etnik ve dini grupları temsil edecek şekilde belirlendi. Meclisin başlıca görevleri arasında geçici hükümetin denetlenmesi, yeni bir anayasanın hazırlık çalışmalarına katkı sağlanması ve seçim yasasının oluşturulması yer alıyor. Suriye, Beşşar Esed rejiminin 2024 sonunda devrilmesinin ardından karmaşık bir geçiş sürecine girmişti. Ülkede 2011'de başlayan iç savaş, yüz binlerce kişinin ölümüne ve milyonlarca insanın yerinden edilmesine yol açtı. Yeni yönetim, uluslararası meşruiyet kazanma ve ülkeyi yeniden inşa etme çabalarını sürdürüyor.
Geçici meclisin toplanması, uluslararası toplum tarafından yakından izleniyor. Özellikle Batılı ülkeler, Suriye'de kapsayıcı bir siyasi sürecin başlamasını desteklediklerini ifade ediyor. Ancak, meclisin yapısı ve yetkileri konusunda bazı muhalif gruplar arasında görüş ayrılıkları bulunuyor. Ayrıca, ülkenin kuzeydoğusunda kontrolü elinde bulunduran Kürt grupların temsiliyeti de henüz netlik kazanmış değil. Bu durum, meclisin ne kadar kapsayıcı olacağı konusunda soru işaretleri yaratıyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Suriye'deki bu gelişme, bölgesel dengeleri de etkileyebilecek nitelikte. İran ve Rusya'nın Esed rejiminin devrilmesiyle birlikte Suriye'deki nüfuzu azalırken, Türkiye ve Körfez ülkeleri yeni yönetimle bağlarını güçlendirmeye çalışıyor. Özellikle Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri, Suriye'nin yeniden inşasında rol almak istiyor. Bu ülkeler, siyasi geçiş sürecinin başarılı olması halinde bölgede istikrarın artacağını ve yatırım fırsatlarının doğacağını düşünüyor. Öte yandan, İsrail'in Suriye topraklarına yönelik hava saldırıları ve İran destekli milislerin varlığı, güvenlik risklerini canlı tutuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Suriye'deki siyasi geçiş süreci, Türkiye'nin güney sınırında istikrar açısından büyük önem taşıyor. Ankara, Suriye'de terör örgütlerinin etkisiz hale getirilmesi ve mültecilerin geri dönüşü için yeni yönetimle iş birliği yapmayı hedefliyor. Geçici meclisin oluşumu, Türkiye'nin Suriye politikasının merkezinde yer alan bu hedeflere ulaşılmasına katkı sağlayabilir. Ancak mecliste Kürt grupların yeterli temsil edilmemesi, Türkiye'nin PYD/YPG'ye yönelik endişelerini gidermeyecek. Ayrıca, Suriye'de kalıcı istikrar sağlanamazsa yeni bir göç dalgası riski de devam ediyor. Bu nedenle Türkiye, siyasi sürecin kapsayıcı ve şeffaf olması için uluslararası toplumu harekete geçirmeye çalışacaktır.