Beşar Esad yönetiminin 2024 yılında devrilmesinin ardından Suriye, uluslararası ilişkilerinde köklü bir değişime gitti. Şam yönetimi, eski müttefiklerinden bazılarıyla bağlarını tamamen koparırken, Rusya ile olan stratejik ilişkisini yeni bir zeminde yeniden tanımlama kararı aldı. Bu dönüşüm, bölgesel dengeleri ve küresel güç mücadelesini yakından ilgilendiriyor.
Gelişmenin arka planı
Esad rejiminin çöküşü, Suriye iç savaşının on yılı aşkın süredir devam eden yıkımının ardından geldi. 2024'te muhalif güçlerin başkent Şam'a girmesiyle birlikte Esad ülkeyi terk etmek zorunda kaldı. Yeni yönetim, ülkenin yeniden inşası ve uluslararası meşruiyet kazanma sürecinde eski müttefikleriyle ilişkilerini yeniden gözden geçirdi.
Rusya, Esad döneminde Suriye'nin en önemli askeri ve siyasi destekçilerinden biriydi. 2015'ten itibaren Suriye'ye askeri müdahalede bulunan Moskova, Esad rejiminin ayakta kalmasını sağlamıştı. Ancak rejimin düşmesiyle birlikte Rusya'nın Suriye'deki askeri varlığı ve diplomatik etkisi sorgulanmaya başladı.
Yeni Suriye yönetimi, Rusya ile ilişkilerini tamamen kesmek yerine, karşılıklı çıkarlara dayalı bir iş birliği modeli geliştirmeye odaklandı. Bu kapsamda, Rusya'nın Tartus deniz üssü ve Hmeymim hava üssü gibi askeri tesislerinin statüsü yeniden müzakere edildi. Taraflar, bu üslerin Suriye'nin egemenliğine saygı çerçevesinde kullanımı konusunda anlaşmaya vardı.
Bölgesel ve küresel boyut
Suriye-Rusya ilişkilerinin yeniden tanımlanması, bölgesel aktörler ve küresel güçler arasındaki dengeleri doğrudan etkiliyor. İran ve Hizbullah gibi Esad döneminin diğer önemli müttefikleri, yeni Suriye yönetimiyle ilişkilerini sürdürememişken, Rusya'nın varlığını koruyabilmesi dikkat çekiyor.
Rusya, Ukrayna savaşı nedeniyle Batı yaptırımları altında bulunmasına rağmen, Suriye'deki askeri varlığını sürdürme konusunda ısrarcı. Moskova, Doğu Akdeniz'deki stratejik konumu nedeniyle Tartus üssünü kaybetmek istemiyor. Öte yandan, yeni Suriye yönetimi, Rusya ile Batı arasında bir denge kurmaya çalışıyor.
ABD ve Avrupa Birliği, yeni Suriye yönetimine yönelik yaptırımların kaldırılması konusunda temkinli bir tutum sergiliyor. Şam yönetiminin Rusya ile ilişkilerini sürdürmesi, Batı'nın şartlı desteğini etkileyebilir. Rusya ise Suriye üzerinden bölgede nüfuzunu korumayı ve Batı ile rekabetinde bir koz elde etmeyi hedefliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türk dış politikası ve güvenliği açısından kritik öneme sahiptir. Türkiye, Esad sonrası Suriye'de istikrarı sağlama ve terör tehditlerini bertaraf etme hedefiyle hareket ediyor. Rusya'nın Suriye'deki varlığını sürdürmesi, Türkiye'nin kuzey Suriye'deki operasyonları ve İdlib'deki angajmanları üzerinde doğrudan etkili olabilir. Ankara, Moskova ile Astana süreci gibi mekanizmalar üzerinden iş birliği yaparken, aynı zamanda Milli Savunma Bakanlığı'nca yürütülen saha gerçekliklerini de dikkate almalıdır. Türkiye'nin, Suriye'nin toprak bütünlüğü ve siyasi birliği vurgusu ön planda kalmaya devam ederken, Rusya ile dengeli bir ilişki sürdürmesi kaçınılmaz görünüyor.