Suriye ve Rusya, Batı Suriye'deki Hmeymim Hava Üssü ve Tartus Deniz Üssü'ndeki Rus askeri varlığının yeniden düzenlenmesine yönelik bir mutabakat zaptına imza attı. Suriye Dışişleri Bakanlığı'nın Pazar günü yaptığı açıklamaya göre, iki ülke arasında yaklaşık 18 ay süren müzakerelerin ardından varılan anlaşma ile bu iki stratejik tesisin yönetimi ve işleyişine ilişkin yeni bir çerçeve oluşturuluyor. Anadolu Ajansı'nın aktardığı bilgilere göre, mutabakat zaptı kapsamında Suriye'nin söz konusu üslerin yönetimini üstleneceği ve Rus askeri varlığının belirli bir düzene oturtulacağı belirtiliyor.
Anlaşmanın kapsamı: Üslerin statüsü yeniden tanımlanıyor
Mutabakat zaptı, Suriye topraklarındaki Rus askeri varlığının geleceği açısından önemli bir dönüm noktası niteliği taşıyor. Suriye Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan yazılı açıklamada, anlaşmanın Hmeyim Hava Üssü ve Tartus Deniz Üssü'ndeki Rus kuvvetlerinin "yeniden düzenlenmesini" öngördüğü ifade edildi. Bu düzenlemenin, tarafların karşılıklı çıkarlarını gözetecek şekilde yapıldığı ve Suriye'nin egemenlik haklarının korunduğu vurgulandı.
Anlaşmaya göre, Suriye'nin üslerin yönetimini devralacağı belirtilirken, Rusya'nın askeri varlığının nasıl bir yapılanmayla devam edeceği henüz tüm ayrıntılarıyla kamuoyuna yansımış değil. Uzmanlar, bu memorandumun Rusya'nın Suriye'deki askeri üslerini yeniden yapılandırma ve muhtemelen küçültme amacı taşıdığını, ancak tamamen çekilme anlamına gelmediğini yorumluyor. Özellikle son dönemde Rusya'nın Ukrayna savaşı nedeniyle kaynaklarını bu bölgeye yoğunlaştırdığı biliniyor.
18 aylık müzakere süreci: Taraflar arasında varılan mutabakat
İki ülke arasındaki müzakereler, yaklaşık 18 aydır devam eden bir sürecin sonucunda tamamlandı. Bu süre zarfında taraflar, üslerin statüsü, kullanım koşulları ve gelecekteki işbirliği alanlarını ele alan kapsamlı görüşmeler yürüttü. Suriye Dışişleri Bakanlığı, anlaşmanın "Suriye ile Rusya arasındaki stratejik ortaklığın güçlendirilmesine katkı sağlayacağını" açıkladı.
Müzakerelerin uzun sürmesinin, özellikle iki ülkenin üslerin geleceği konusundaki farklı beklentilerinden kaynaklandığı belirtiliyor. Rus tarafı, Akdeniz'deki varlığını sürdürmek ve Orta Doğu'daki etkisini korumak isterken; Suriye hükümeti, egemenlik haklarını ön plana çıkaran bir düzenleme talep ediyordu. Mutabakat zaptı, bu dengeyi sağlamaya yönelik bir uzlaşma olarak değerlendiriliyor.
Bölgesel ve küresel boyut: Akdeniz'deki güç dengeleri
Hmeymim Hava Üssü ve Tartus Deniz Üssü, Rusya'nın Orta Doğu ve Akdeniz'deki askeri varlığının kilit unsurlarını oluşturuyor. Tartus, Rusya'nın Akdeniz'deki tek deniz üssü olma özelliğini taşırken; Hmeymim, Suriye sahasındaki hava operasyonlarının merkezi konumunda. Bu üsler, Rusya'nın Suriye'deki iç savaşta Esed rejimine sağladığı askeri desteğin de ana dayanak noktaları arasında.
Mutabakat zaptı, Rusya'nın Suriye'deki askeri varlığını yeniden şekillendirirken, bölgesel güç dengelerini de etkileyecek bir gelişme olarak görülüyor. Özellikle ABD'nin Doğu Akdeniz'deki varlığı ve NATO'nun bölgeye yönelik ilgisi göz önüne alındığında, Rusya'nın bu üslerdeki yapılanması, uluslararası güvenlik açısından yakından izleniyor.
Anlaşmanın, Rusya'nın Ukrayna'daki savaş nedeniyle askeri kaynaklarını yeniden dağıtma ihtiyacının bir sonucu olduğu da yorumlar arasında. Rusya, Suriye'deki üslerini korumakla birlikte, mevcut kaynaklarını daha verimli kullanmak adına bu düzenlemeye gitmiş olabilir. Bu durum, Suriye'nin gelecekte savunma kapasitesini artırma arayışıyla da örtüşüyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'nin Suriye politikası açısından önemli sonuçlar doğurabilir. Türkiye, uzun süredir Suriye'nin kuzeyinde terörle mücadele ve sınır güvenliği konularında aktif bir rol oynuyor. Rusya'nın Suriye'deki askeri varlığını yeniden düzenlemesi, sahadaki güç dengesini etkileyebilir. Özellikle İdlib ve Fırat'ın doğusundaki gelişmeler, Türkiye'nin güvenlik endişeleriyle doğrudan bağlantılı. Türkiye'nin, Rusya ile Suriye arasındaki bu mutabakatın bölgedeki istikrarı nasıl etkileyeceğini yakından izlemesi gerekiyor. Ayrıca, Rusya'nın Suriye'deki varlığını azaltması, Ankara-Moskova arasındaki dengeleme politikalarını da yeni bir zemine taşıyabilir.