Suriye Dışişleri Bakanı Esaad eş-Şeybani, 13 Mart 2025 Perşembe günü Beyrut'a yaptığı resmi ziyarette Lübnanlı yetkililere, Şam yönetiminin ülkeye askeri müdahale niyetinde olmadığı konusunda net güvence verdi. Bu açıklama, ABD Başkanı Donald Trump'ın son günlerde Suriye'nin Lübnan'daki Hizbullah varlığına ilişkin yaptığı yorumların ardından bölgede artan spekülasyonları gidermeyi hedefliyor. eş-Şeybani, Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn ve Meclis Başkanı Nebih Berri ile bir araya gelerek iki ülke arasındaki ilişkilerin istikrar ve karşılıklı saygı temelinde sürdürülmesi gerektiğini vurguladı.
Gelişmenin Arka Planı
Suriyeli bakanın ziyareti, uzun yıllardır iç savaş ve siyasi krizlerle boğuşan iki komşu ülke arasında yeniden diyalog kurulması açısından kritik öneme sahip. Suriye iç savaşı boyunca Lübnan, milyonlarca Suriyeli mülteciye ev sahipliği yaparken, Şam yönetimi zaman zaman Beyrut'a yönelik askeri müdahale sinyalleri vermişti. Özellikle 2023'teki deprem felaketi sonrası ilişkilerde kısmı bir yumuşama yaşansa da, Trump'ın son sözleri tansiyonu yeniden yükseltti.
eş-Şeybani, Lübnanlı muhataplarına yaptığı açıklamada Suriye'nin iç işlerine karışmadığı gibi, Lübnan'ın egemenliğine de tam saygı duyduğunu belirtti. Ayrıca iki ülke arasındaki sınır güvenliği ve mülteci krizi gibi konularda iş birliğine hazır olduklarını ifade etti. Bu açıklamalar, Beyrut yönetimi tarafından olumlu karşılanırken, Hizbullah destekli siyasi kanat ise temkinli bir iyimserlik sergiliyor.
Lübnan'ın derin ekonomik krizle boğuştuğu ve siyasi istikrarsızlık yaşadığı bir dönemde, Suriye'den gelen bu güvence bölgesel dengeler açısından da önem taşıyor. Üstelik İsrail-Lübnan sınırında yaşanan gerilimler ve Gazze savaşına ilişkin belirsizlikler, her iki ülkeyi de daha temkinli adımlar atmaya itiyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Trump'ın son açıklamalarında Suriye'nin Lübnan'a müdahale edebileceğine dair imalar, özellikle İran destekli milislerin bölgedeki varlığıyla birleşince uluslararası toplumda tedirginlik yaratmıştı. ABD, İsrail ve Suudi Arabistan gibi aktörler, Suriye'nin olası bir hamlesinin tüm bölgeyi istikrarsızlaştırabileceği uyarısında bulunuyordu. eş-Şeybani'nin ziyareti, bu endişeleri gidermeye yönelik Şam yönetiminin attığı somut bir adım olarak değerlendiriliyor.
Öte yandan, Suriye'nin Arap Birliği'ne yeniden kabul süreci ve Türkiye ile ilişkilerin normalleşmesi yönündeki adımlar, Beşşar Esed yönetiminin uluslararası meşruiyet arayışının bir parçası olarak görülüyor. Lübnan'a verilen bu güvence de bu normalleşme çabalarının bir yansıması olabilir. Uzmanlar, bölgesel güçlerin bir çatışma istemediğini, ancak Lübnan'daki Hizbullah varlığı ve İran'ın etkisi nedeniyle gerilimin sürdüğünü belirtiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'nin Suriye ve Lübnan ile olan karmaşık ilişkileri bağlamında ele alınmalıdır. Türkiye, Suriye krizinde muhalif grupları desteklemiş olsa da son dönemde Şam yönetimi ile ilişkilerini normalleştirme yönünde adımlar atmıştır. Lübnan'da istikrarın sağlanması, Türkiye'nin bölgedeki insani yardım projeleri ve ticari çıkarları için kritiktir. Ayrıca, Lübnan'daki Sünni toplumla bağları bulunan Türkiye, Suriye'nin askeri müdahaleden kaçınmasını olumlu karşılayacaktır. Öte yandan, İran destekli Hizbullah'ın varlığı Ankara'nın bölgedeki nüfuz mücadelesinde dikkate alması gereken bir faktör olmaya devam ediyor.