Suriye, Libya'daki büyükelçiliğini yeniden açarak iki ülke arasındaki diplomatik ilişkilerde yeni bir sayfa başlattı. Suriye Dışişleri Bakanı ve Libya Başbakanı'nın görüşmesinin ardından yapılan açıklamada, iki ülkenin bir işbirliği komitesi kurma ve diplomatik misyonlarını yeniden açma konusunda anlaştığı belirtildi. Bu gelişme, iç savaşlar nedeniyle uzun süredir kesintiye uğrayan ilişkilerin normalleşmesi yönünde önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.
Gelişmenin Arka Planı
Suriye ve Libya, 2011'de başlayan Arap Baharı sürecinde benzer kaderleri paylaşmış, her iki ülkede de iç savaşlar yaşanmıştı. Suriye'de Beşar Esad rejimi ile muhalifler arasındaki çatışmalar sürerken, Libya'da Muammer Kaddafi'nin devrilmesinin ardından ülke paramparça olmuş, doğuda General Halife Hafter önderliğindeki Libya Ulusal Ordusu ile batıda Trablus merkezli Ulusal Mutabakat Hükümeti arasında güç mücadelesi yaşanmıştı. Son yıllarda ise bölgesel dinamiklerin değişmesiyle birlikte Arap ülkeleri, Suriye ile yeniden ilişki kurma sinyalleri vermeye başlamıştı.
Bu kapsamda Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad, 2023'te Çin'in arabuluculuğuyla Suudi Arabistan ile ilişkileri yeniden tesis eden İran'ın ardından, Birleşik Arap Emirlikleri ve Mısır gibi ülkelerle de temaslarını artırmıştı. Libya ile ilişkilerin yeniden başlaması, Suriye'nin Arap dünyasındaki izolasyonunu kırma çabalarının bir parçası olarak görülüyor. Trablus hükümeti ise bu adımla, iç savaşın ardından uluslararası meşruiyetini güçlendirmeyi ve bölgesel destek almayı hedefliyor.
Diplomatik kaynaklara göre, Suriye Dışişleri Bakanı'nın Libya ziyareti sırasında iki taraf, ekonomik işbirliği, güvenlik ve istihbarat paylaşımı konularında görüş alışverişinde bulundu. Ayrıca, Suriye'nin savaş nedeniyle kesintiye uğrayan enerji sektörünün yeniden inşası için Libya ile ortak çalışma yapılabileceği ifade ediliyor. Libya'nın zengin petrol kaynakları, Suriye'nin yeniden imar sürecinde ihtiyaç duyduğu finansman için potansiyel bir kaynak olarak değerlendiriliyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Suriye ve Libya arasındaki diplomatik normalleşme, Ortadoğu'daki genel yumuşama trendinin bir yansıması olarak dikkat çekiyor. Son iki yılda, Körfez ülkeleri ve İran arasında başlayan diyalog, bölgedeki kutuplaşmayı azaltırken, Arap Birliği'nin Suriye'yi tekrar üyeliğe kabul etmesi gibi adımlar da bu süreci destekliyor. Libya'daki iç savaşta ise Türkiye, Katar ve İtalya Trablus hükümetini desteklerken; Rusya, Mısır ve Birleşik Arap Emirlikleri Hafter'e yakınlığıyla biliniyor. Bu nedenle, Suriye'nin Libya ile ilişki kurması, sadece ikili bir mesele olmaktan çıkıp bölgesel dengeleri de etkileyebilecek bir boyut kazanıyor.
Uzmanlar, Suriye'nin bu adımının, Rusya'nın Ukrayna işgali nedeniyle zayıflayan Ortadoğu'daki nüfuzunu dengelemeye yönelik olabileceğini de belirtiyor. Öte yandan, Libya'daki siyasi istikrarsızlık, ülkenin yeniden birleşmesi önünde hâlâ büyük bir engel olarak duruyor. Doğu ve batı arasındaki anlaşmazlık, seçimlerin ertelenmesine ve çatışmaların devam etmesine yol açıyor. Bu belirsizlik ortamında Suriye'nin Trablus hükümetiyle yakınlaşması, Libya'nın doğusundaki aktörleri rahatsız edebilir ve bölgedeki gerginliği artırabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'nin Libya politikası açısından önemli sonuçlar doğurabilir. Türkiye, Libya'da Ulusal Mutabakat Hükümeti'ni (UMH) desteklemiş, askeri ve ekonomik yardımlarda bulunmuştu. Suriye ile Libya arasındaki yakınlaşma ise, Suriye'nin UMH ile ilişkilerini derinleştirmesi anlamına geliyor. Türkiye, Suriye ile arasını düzeltme sinyalleri verse de, Esad rejimiyle doğrudan temas konusunda temkinli davranıyor. Bu nedenle, Libya üzerinden Suriye'nin Türkiye'ye karşı elini güçlendirme ihtimali, Ankara'yı rahatsız edebilir. Ayrıca, Suriye'nin Libya'da artan varlığı, bölgedeki Türk nüfuzunu dengeleyebilir. Türkiye'nin bu gelişmeyi yakından takip etmesi ve olası senaryolara karşı hazırlıklı olması gerekiyor.