Suriye'nin kuzeydoğusundaki ıssız bir kampta, binlerce yerinden edilmiş Kürt'e ev sahipliği yapan Talaeh Kampı'nda, Ahmed Oussi yedi yıl önce bir Türk saldırısıyla ayrılmak zorunda kaldığı memleketine dönmek için yardım çağrısında bulundu. Oussi, ailesiyle birlikte yaşadığı çadırda, "Köyümüzü ve evimizi geri istiyoruz. Burada ne su ne de iş var, sadece çaresizlik var" dedi. Kamp sakinleri, eski Türk destekli savaşçıların evlerinde zorla oturduğundan ve hükümetle yapılan anlaşmanın kağıt üzerinde kaldığından şikayet ediyor.
Anlaşmanın Gölgesinde Bekleyiş
Suriye hükümeti ile Kürt yönetimi arasında yapılan anlaşmalar, yerinden edilmiş Kürtlerin evlerine dönüşünü öngörüyordu. Ancak bu anlaşmalar, sahadaki gerçeklerle örtüşmüyor. Talaeh Kampı'nda yaşayanlar, anlaşmanın uygulanmadığını ve evlerine dönmenin hâlâ imkansız olduğunu belirtiyor. Ahmed Oussi'nin hikayesi, kamptaki birçok ailenin ortak kaderini yansıtıyor: 2016'da Türkiye'nin Cerablus'a yönelik operasyonu sırasında köyünden kaçmak zorunda kalan Oussi, o günden beri bir çadırda yaşıyor. "Köyümüzü bombaladılar, sonra da geri dönmemizi engellediler. Şimdi orada kimin oturduğu belli değil" diye konuştu.
Kamp yetkilileri, yerinden edilmişlerin sayısının yüz binleri bulduğunu, ancak geri dönüş için ciddi bir planın olmadığını dile getiriyor. Suriye'nin kuzeyindeki bu bölge, Türk ordusu ve desteklediği grupların kontrolü altında. Kürtler ise bu gruplardan korktukları için geri dönmeye cesaret edemiyor. Uluslararası gözlemciler, insani yardım kuruluşlarının da yetersiz kaldığını, kamplarda temel ihtiyaçların bile karşılanamadığını rapor ediyor. Birleşmiş Milletler verilerine göre, Suriye'de hâlâ 6 milyondan fazla insan ülke içinde yerinden edilmiş durumda ve bu durumun sona ermesi için siyasi çözüm şart.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Bu dramatik tablo, sadece Suriye'nin iç sorunu olmaktan çıkmış durumda. Bölgesel güçlerin çıkar çatışması, Kürtlerin kaderini doğrudan etkiliyor. Türkiye, sınır güvenliği gerekçesiyle Kuzey Suriye'de askeri varlığını sürdürürken, ABD'nin desteğini alan YPG/PYD ise bölgedeki kontrolünü pekiştirmeye çalışıyor. Rusya'nın ve İran'ın da dahil olduğu karmaşık denklemde, yerinden edilmiş Kürtlerin talepleri arka planda kalıyor. Uzmanlar, kalıcı bir çözüm için taraflar arasında kapsamlı bir siyasi anlaşmanın ve güvenlik düzenlemesinin gerektiğini vurguluyor.
Uluslararası toplumun Suriye krizine yönelik ilgisi azalmış durumda. Ukrayna savaşı gibi gündemler, Suriye'deki insani krizi gölgede bırakıyor. Ancak Talaeh Kampı'ndaki yaşam koşulları her geçen gün kötüleşiyor. Kış aylarında çadırlar su alıyor, sağlık hizmetleri yetersiz. Çocuklar eğitimden mahrum, gençler umutsuzluk içinde. Suriyeli Kürtler, dünyanın bu acıya sessiz kalmasından şikayetçi. "Unutulduk" diyor Oussi, "Çocuklarımızın geleceği yok."
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, sınır güvenliğini sağlama ve PKK/YPG tehdidini ortadan kaldırma hedefiyle Suriye'nin kuzeyinde askeri varlığını sürdürüyor. Bu bağlamda, yerinden edilmiş Kürtlerin durumu Türkiye'nin politikalarıyla doğrudan ilişkili. Türkiye, desteklediği grupların bölgede istikrar sağlayacağını savunurken, uluslararası kamuoyu insani duruma dikkat çekiyor. Kürtlerin evlerine dönüşü, Türkiye'nin güvenlik kaygıları ile insani beklentiler arasında bir denge kurulmasını gerektiriyor. Türkiye'nin bu konudaki tutumu, hem bölgesel itibarı hem de Türkiye'deki Kürt vatandaşların hassasiyetleri açısından önem taşıyor. Kalıcı bir çözüm, tüm tarafların katılımıyla siyasi bir süreci ve güven artırıcı adımları zorunlu kılıyor. Aksi halde, bu kriz bölgesel istikrarı tehdit etmeye devam edecek.