Suriye Dışişleri Bakanlığı, İsrail güçlerinin ülkenin güneyindeki askeri varlığını artırmasını ve Golan Tepeleri'ndeki ihlallerini şiddetle kınadı. Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamada, İsrail'in sözde tampon bölgede gerçekleştirdiği inşaat faaliyetleri ve devriyelerin, 1974 tarihli Kuvvetlerin Ayrıştırılması Anlaşması'nı (UNDOF) açıkça ihlal ettiği belirtildi. Açıklamada, bu tür eylemlerin Suriye'nin toprak bütünlüğüne ve egemenliğine yönelik doğrudan bir tehdit oluşturduğu vurgulandı.
İsrail'in Golan'daki faaliyetleri
İsrail ordusu, son haftalarda Golan Tepeleri'ndeki tampon bölgeye ek kuvvet konuşlandırdı ve yeni gözlem noktaları inşa etti. Bölgede devriye gezen İsrail askerlerinin sayısı artırılırken, bazı noktalarda mayın temizleme çalışmaları da başlatıldı. Suriye yönetimi, bu adımları İsrail'in 1967'den bu yana işgal altında tuttuğu Golan Tepeleri'ni fiilen ilhak etme girişimi olarak değerlendiriyor. İsrail ise söz konusu faaliyetlerin, İran destekli milislerin bölgedeki varlığına karşı önleyici tedbirler olduğunu savunuyor.
BM Gözlemci Gücü UNDOF, her iki tarafı da anlaşmaya uymaya çağırırken, son olayların bölgedeki ateşkesi tehdit ettiği uyarısında bulundu. Rusya'nın arabuluculuk girişimleri ise henüz sonuç vermedi.
Bölgesel yansımalar
Bu gerilim, Ortadoğu'da zaten kırılgan olan dengeleri daha da hassas hale getiriyor. İsrail'in Suriye'ye yönelik artan askeri baskısı, İran ve Hizbullah'ın tepkisine yol açarken, Şam yönetimi uluslararası toplumu harekete geçmeye çağırıyor. Arap Birliği ve İslam İşbirliği Teşkilatı'nın konuyla ilgili acil toplantı talep ettiği bildiriliyor. ABD ise İsrail'in kendini savunma hakkını tanımakla birlikte, tansiyonun düşürülmesi gerektiğini ifade ediyor.
Öte yandan, Suriye'nin kuzeyinde Türkiye'nin PKK/YPG'ye yönelik operasyonları devam ederken, güneyde İsrail faktörünün ek bir kriz alanı oluşturması, Şam yönetimini çok cepheli bir mücadeleye sürüklüyor. Uzmanlar, bu durumun Suriye'deki siyasi çözüm sürecini de olumsuz etkileyebileceği görüşünde.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Suriye'nin toprak bütünlüğü ve egemenliği, Türkiye'nin de hassasiyetle takip ettiği bir konudur. Ankara, İsrail'in Golan'daki ihlallerini yakından izlerken, bölgedeki istikrarsızlığın Türkiye'nin güney sınırlarına ve Suriye'deki askeri varlığına doğrudan yansımaları olabilir. Ayrıca, İsrail-İran geriliminin Suriye'deki yansımaları, Türkiye'nin Astana süreci kapsamında Rusya ve İran'la yürüttüğü dengeli politikayı zorlayabilir. Türkiye, BM çerçevesinde uluslararası hukukun üstünlüğünün korunması ve Suriye'nin toprak bütünlüğünün desteklenmesi yönündeki tutumunu sürdürecektir.