Suriye Dışişleri Bakanı, İsrail ile güvenlik konulu müzakerelerin yakında yeniden başlayacağını ve bu görüşmelerin İsrail'in Suriye topraklarından çekilmesine yol açacağını umduğunu açıkladı. Bakan, taraflar arasında güven olmamasına rağmen, bu sürecin bölge için 'tarihi bir fırsat' olduğunu vurguladı. Reuters'ın aktardığına göre, Şam'da düzenlenen basın toplantısında konuşan Bakan, müzakerelerin yeniden başlaması için hazırlıkların sürdüğünü belirtti.
Gelişmenin arka planı
Suriye ve İsrail arasındaki güvenlik görüşmeleri, 2011'de iç savaşın başlamasıyla askıya alınmıştı. Ancak son dönemde bölgesel dengelerdeki değişim ve uluslararası aktörlerin arabuluculuk çabaları, tarafları yeniden diyalog kurmaya yöneltti. Suriye yönetimi, İsrail'in işgal altındaki Golan Tepeleri'nden çekilmesini ve mevcut ateşkes anlaşmasının güçlendirilmesini talep ediyor. İsrail ise güvenlik garantileri ve İran destekli milislerin Suriye'den uzaklaştırılması konularında ısrarcı. Bakan, görüşmelerin Norveç ve Rusya'nın gözetiminde yapılabileceğini ima etti.
Uzmanlar, Suriye'nin bu hamlesini, uluslararası toplumda meşruiyet kazanma ve ekonomik yaptırımların hafifletilmesi çabası olarak yorumluyor. Ayrıca Suriye'nin, savaş nedeniyle tahrip olan altyapısını yeniden inşa etmek için Batılı yatırımlara ihtiyaç duyduğu biliniyor. İsrail ise kuzey sınırında istikrarı sağlamak ve İran'ın etkisini sınırlandırmak için bu görüşmeleri bir fırsat olarak görüyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Bu gelişme, Ortadoğu'daki dengeleri yeniden şekillendirme potansiyeli taşıyor. Özellikle ABD'nin bölgeden askeri çekilme sürecini hızlandırdığı ve Rusya'nın Ukrayna savaşı nedeniyle dikkatinin dağıldığı bir dönemde, Suriye-İsrail görüşmeleri yeni bir diplomasi dalgasının habercisi olabilir. Ayrıca Arap ülkelerinin Suriye ile normalleşme süreci, bu görüşmeleri daha da önemli kılıyor. Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri'nin Şam yönetimiyle ilişkilerini yeniden tesis etmesi, İsrail'in de bu sürece dahil olması için zemin hazırlıyor.
İsrail Başbakanı'nın son açıklamalarında, Suriye'nin toprak bütünlüğünün korunmasına destek verdiğini ancak İran'ın Suriye'deki varlığına karşı olduğunu yinelemesi, görüşmelerin önündeki en büyük engelin İran dosyası olduğunu gösteriyor. Öte yandan, Suriye'nin müttefiki İran'ın bu sürece nasıl tepki vereceği merak konusu. Tahran yönetimi, İsrail ile yapılacak herhangi bir anlaşmanın kendi çıkarlarına aykırı olacağını düşünebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'nin Suriye politikası açısından doğrudan etkiler barındırıyor. Türkiye, Suriye'nin kuzeyindeki PKK/YPG varlığına karşı mücadele ederken, İsrail ile Suriye arasındaki bir anlaşma, bölgedeki güç dengelerini değiştirebilir. Ankara, İsrail'in Suriye'deki İran etkisini dengelemek için attığı adımları yakından izliyor. Ayrıca Türkiye'nin Suriye ile normalleşme süreci, İsrail faktörü nedeniyle karmaşıklaşabilir. Ankara'nın, Şam ile ilişkilerini geliştirirken İsrail'in bölgedeki çıkarlarını göz önünde bulundurması gerekecek. Öte yandan, Türkiye'nin arabuluculuk rolü, bu süreçte öne çıkabilir ve bölgesel nüfuzunu artırabilir.