Afrika Kalkınma Bankası'nın (AfDB) iklim değişikliği baş uzmanı, yaklaşmakta olan 'süper' El Nino hava olayının, etkilenen Afrika ülkelerinde toplam 10 ila 20 milyar ABD doları arasında hasara yol açmasının ve ağır etkilenen bölgelerden kitlesel göçü tetiklemesinin beklendiğini açıkladı. Uzmanlar, bu doğa olayının, küresel iklim düzenini bozarak özellikle Doğu Afrika'da kuraklık, Batı Afrika'da ise sel felaketlerine neden olacağını öngörüyor.
El Nino'nun Afrika Üzerindeki Etkileri
El Nino, Pasifik Okyanusu'nun ekvatoral bölgesindeki deniz suyu sıcaklıklarının ortalamadan yüksek seyretmesiyle oluşan ve dünya genelinde hava koşullarını etkileyen doğal bir iklim olayıdır. 'Süper' El Nino olarak adlandırılan bu döngü, özellikle Afrika kıtasında tarım, su kaynakları ve gıda güvenliği üzerinde yıkıcı sonuçlar doğurabilir. Afrika Kalkınma Bankası'ndan yapılan açıklamaya göre, 1997-1998 ve 2015-2016'daki güçlü El Nino dönemlerinde kıta milyarlarca dolarlık ekonomik kayba uğramış, milyonlarca insan yerinden edilmişti. Yeni uyarı, benzer bir senaryonun daha büyük ölçekte yaşanabileceğine işaret ediyor.
Hava durumu tahmin modelleri, bu yıl sonunda başlayacak ve 2025'in ilk aylarında zirve yapacak bir El Nino'nun güçlü olma ihtimalini yüksek gösteriyor. Bu durum, özellikle Etiyopya, Somali, Kenya gibi Doğu Afrika ülkelerinde ciddi kuraklık riskini beraberinde getiriyor. Bölgede tarıma dayalı geçim kaynakları büyük ölçüde mevsimlik yağışlara bağlı olduğundan, kuraklık gıda krizini derinleştirebilir. Öte yandan, Batı Afrika'da Sahel kuşağında yoğun yağışlar ve sel felaketleri yaşanabileceği belirtiliyor.
Bölgesel ve Küresel Yansımalar
El Nino'nun etkileri yalnızca Afrika ile sınırlı kalmayacak. Küresel iklim sisteminde domino etkisi yaratarak, Asya'da muson düzenlerini, Güney Amerika'da tarım üretimini ve hatta Avrupa'daki hava koşullarını etkileyebilir. Afrika'dan gelebilecek kitlesel göç dalgaları, komşu ülkelerde ve Avrupa'da insani krizlere yol açabilir. Afrika Kalkınma Bankası, özellikle tarımın gayri safi yurt içi hasılanın önemli bir bölümünü oluşturduğu ülkelerde, ekonomik büyümenin yavaşlamasının beklendiğini vurguluyor. Bölgesel iş birliği ve erken uyarı sistemlerinin önemi bir kez daha ortaya çıkıyor.
Uzmanlar, El Nino'nun etkilerinin azaltılması için uluslararası toplumun acil destek sağlaması gerektiğini belirtiyor. Su yönetimi, kuraklığa dayanıklı tohum dağıtımı ve iklim finansmanı mekanizmalarının güçlendirilmesi öncelikli adımlar arasında sayılıyor. AfDB, iklim değişikliğiyle mücadele fonlarını artırma kararı almış olsa da, bu kaynakların 'süper' El Nino'nun yaratacağı ihtiyaçları karşılamada yetersiz kalabileceği ifade ediliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'nin dış politika öncelikleri açısından iki önemli boyut taşıyor. Birincisi, Türkiye'nin Afrika'da son yıllarda artan ekonomik ve diplomatik yatırımları bulunuyor. Türk şirketleri özellikle inşaat, altyapı ve tarım alanlarında aktif; yaşanacak kriz, ticaret ve yatırım akışını olumsuz etkileyebilir. İkincisi, Afrika'daki kitlesel göç hareketleri, Türkiye'nin de içinde bulunduğu göç koridorlarını etkileyerek güvenlik ve insani kriz risklerini artırabilir. Bu nedenle, Türkiye'nin Erken Uyarı Sistemleri'ni desteklemesi ve Afrika'da iklim değişikliği direncinin artırılmasına yönelik iş birliği projelerine ağırlık vermesi stratejik bir önem taşıyor.