İngiltere eski Başbakanı Rishi Sunak, ABD Başkanı Donald Trump'ın izlediği siyasetin, çok taraflı ve kurallara dayalı küresel düzenin sona ermesinin bir belirtisi olduğunu ifade etti. Bloomberg'e konuşan Sunak, dünya genelinde kurallara dayalı çerçevenin son bulduğunu ve bunun Trump'ın politikalarının bir nedeni değil, bir sonucu olduğunu belirtti. Sunak'ın bu açıklaması, küresel ekonomik ve siyasi düzenin geleceğine dair önemli ipuçları veriyor.
Kurallara Dayalı Düzenin Sonu
Rishi Sunak, Bloomberg ile gerçekleştirdiği söyleşide, İkinci Dünya Savaşı sonrası kurulan ve çok taraflı kurumlar aracılığıyla yürütülen kurallara dayalı uluslararası düzenin artık sona erdiğini söyledi. Sunak'a göre, ABD Başkanı Donald Trump'ın siyaseti bu küresel eğilimin bir semptomu; yani Trump, düzenin çöküşünün nedeni değil, göstergesi. Sunak, "Kurallara dayalı çerçevenin sona ermesi, sadece Trump'la ilgili bir durum değil. Bu, uzun süredir devam eden bir eğilimin sonucu." dedi.
Sunak, bu değişimin sadece siyasi alanda değil, ekonomik alanda da yansımaları olacağını vurguladı. Küresel ticaretin kurallara dayalı sistemden giderek uzaklaştığını, ülkelerin daha korumacı politikalar benimsediğini belirtti. Özellikle ABD ile Çin arasındaki ticaret savaşları, DTÖ gibi kurumların etkisizleşmesi ve bölgesel ticaret anlaşmalarının öne çıkması, bu dönüşümün somut göstergeleri olarak sıralanabilir.
Eski Başbakan, İngiltere'nin de bu yeni döneme ayak uydurması gerektiğini ifade etti. Brexit sonrası İngiltere'nin küresel ticarette daha bağımsız hareket etme imkanı bulduğunu, ancak bu özgürlüğün beraberinde sorumluluklar getirdiğini söyledi. Sunak, "Artık her ülke kendi çıkarlarını daha agresif bir şekilde savunuyor. Bu ortamda İngiltere'nin de esnek ve çevik olması gerekiyor." diye konuştu.
Küresel ve Bölgesel Yansımalar
Sunak'ın bu açıklamaları, Batılı liderler arasında Trump sonrası döneme dair artan endişeleri yansıtıyor. Trump'ın 2024 seçimlerini kazanmasıyla birlikte, ABD'nin çok taraflı kurumlardan uzaklaşması ve ikili anlaşmalara yönelmesi bekleniyor. Bu durum, özellikle Avrupa ülkeleri ve Asya-Pasifik bölgesindeki müttefikler için yeni bir belirsizlik kaynağı.
Kurallara dayalı düzenin sona ermesi, küresel ekonomik istikrar açısından da riskler taşıyor. Dünya Ticaret Örgütü'nün (DTÖ) işlevsizleşmesi, ticaret anlaşmazlıklarının çözümünü zorlaştırırken, ülkeler arasında güven azalıyor. Bölgesel ticaret blokları (AB, RCEP, USMCA gibi) daha fazla önem kazanırken, küresel tedarik zincirlerinde yeniden yapılanma hızlanıyor. Bu ortamda, gelişmekte olan ülkeler için fırsatlar ve riskler bir arada bulunuyor.
Sunak'ın değerlendirmesi, aynı zamanda Batı ittifakı içindeki bölünmelere de işaret ediyor. ABD'nin transatlantik bağlara verdiği önemin azalması, Avrupa'nın savunma ve ekonomik alanda daha bağımsız hareket etme arayışını hızlandırabilir. Fransa ve Almanya gibi ülkeler, "stratejik özerklik" kavramını daha sık dile getiriyor. İngiltere ise Brexit sonrası hem ABD hem de AB ile dengeli ilişkiler kurma çabasında.
Öte yandan, kurallara dayalı düzenin sona ermesi, otoriter eğilimlerin güçlenmesine de zemin hazırlayabilir. Uluslararası hukukun zayıflaması, güç siyasetinin öne çıkmasına ve insan hakları gibi evrensel değerlerin arka plana itilmesine yol açabilir. Sunak'ın uyarısı, bu risklere karşı duyarlılığı artırmayı amaçlıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Kurallara dayalı küresel düzenin sona ermesi, Türkiye için hem riskler hem de fırsatlar barındırıyor. Türkiye, uzun süredir AB ile Gümrük Birliği'nin güncellenmesi ve yeni ticaret anlaşmaları konusunda beklenti içinde. Ancak küresel ticaretin kuralsızlaşması, Türkiye'nin ihracat pazarlarında belirsizlik yaratabilir. Öte yandan, bölgesel güç olarak Türkiye, çok taraflı kurumların zayıfladığı bir ortamda ikili ilişkilerini güçlendirerek etki alanını genişletebilir. Savunma sanayii ve enerji güvenliği gibi alanlarda kendi kendine yeterlilik önem kazanırken, Türkiye'nin Batı ile ilişkilerinde de yeni bir denge arayışı kaçınılmaz görünüyor.