Sudan'da son haftalarda yoğunlaşan insansız hava aracı (İHA) saldırılarında en az 160 kişinin hayatını kaybettiği bildirildi. İnsan hakları örgütleri, Ordu ile Hızlı Destek Kuvvetleri (HDK) arasındaki çatışmalarda tarafların giderek daha fazla İHA kullanmaya başladığını ve bu saldırıların sivil yerleşim yerlerini, hastaneleri ve kritik altyapıyı hedef aldığını vurguluyor. Birleşmiş Milletler ve çeşitli uluslararası kuruluşlar, Nisan 2023'ten bu yana süren iç savaşta sivil kayıpların hızla arttığına dikkat çekiyor.
İHA Saldırılarının Arka Planı
Sudan'daki iç savaş, Ordu Komutanı Abdulfettah el-Burhan ile HDK lideri Muhammed Hamdan Dagalo (Hemedti) arasındaki iktidar mücadelesiyle başladı. Başlangıçta kara çatışmaları ve hava operasyonlarıyla sınırlı olan çatışmalar, zamanla yerini daha sofistike silah sistemlerine bıraktı. Son aylarda her iki taraf da insansız hava araçlarını yoğun şekilde kullanıyor. Özellikle başkent Hartum, Omdurman ve Darfur bölgesinde İHA saldırılarında artış gözlemleniyor. Sivil toplum kuruluşları, saldırıların çoğunlukla pazaryerleri, hastaneler ve su istasyonları gibi sivil altyapıyı vurduğunu belirtiyor. Bu durum, zaten kırılgan olan insani yardım operasyonlarını daha da zorlaştırıyor.
Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiserliği, son raporlarında Sudan'da İHA kullanımının uluslararası insancıl hukuk ihlali teşkil edebileceği uyarısında bulundu. Örgüt, saldırıların kasıtlı olarak sivilleri hedef aldığına dair kanıtların arttığını belirtiyor. Ancak taraflar suçlamaları reddediyor ve saldırıların askeri hedeflere yönelik olduğunu savunuyor. Bağımsız gözlemciler, İHA saldırılarının kim tarafından düzenlendiğinin tespit edilmesinin zor olduğunu, ancak görgü tanıklarının ifadelerine dayanarak her iki tarafın da sorumlu olabileceğini söylüyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Sudan'daki İHA saldırıları, Afrika Boynuzu ve Sahel bölgesinde artan silahlanma yarışının bir parçası olarak görülüyor. Uzmanlar, bölgeye yönelik silah akışının kontrolsüz şekilde devam ettiğini ve bunun sivil halk üzerindeki yıkımı artırdığını belirtiyor. Ayrıca, İHA teknolojisinin görece ucuz ve erişilebilir hale gelmesi, devlet dışı aktörlerin de bu silahları kullanabilmesini kolaylaştırıyor. Uluslararası toplum, Sudan'daki çatışmaya siyasi çözüm bulunması çağrılarını yineliyor; ancak şu ana kadar somut bir ilerleme sağlanamadı. BM Güvenlik Konseyi, silah ambargosu ve diyalog çağrılarında bulundu, fakat uygulama noktasında yaptırımlar sınırlı kaldı.
Sudan'daki insani kriz, komşu ülkeleri de etkiliyor. Çad, Mısır ve Güney Sudan'a yönelik mülteci akını, bölgesel istikrarı tehdit ediyor. İHA saldırıları sonucu yerinden edilen binlerce sivil, zaten yetersiz olan kamplarda yaşam mücadelesi veriyor. Yardım kuruluşları, güvenlik endişeleri nedeniyle bölgeye erişimde zorluk çekiyor. Bu da insani yardımların ulaştırılmasını engelliyor ve ölü sayısının daha da artmasına yol açıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Sudan'daki çatışmayı yakından takip ediyor. Türk dış politikası, bölgede istikrarın sağlanması ve insani krizin sona ermesi için aktif diplomasi yürütüyor. Türkiye, Sudan'a insani yardım gönderiyor ve taraflar arasında arabuluculuk girişimlerinde bulunuyor. İHA saldırılarındaki artış, Türkiye'nin bölgedeki insani yardım operasyonlarını zorlaştırabilir ve Türk vatandaşlarının güvenliğini riske atabilir. Ayrıca, Sudan'daki istikrarsızlık, Kızıldeniz ve Afrika Boynuzu'ndaki dengeleri etkileyerek Türkiye'nin bölgesel çıkarlarını da yakından ilgilendiriyor. Türkiye'nin, silah akışının kontrol altına alınması ve sivil kayıpların önlenmesi için uluslararası çabaları desteklemesi bekleniyor.