Sudan'ın orta kesiminde bulunan bir pazar yerine insansız hava aracıyla düzenlenen saldırıda en az 11 sivil hayatını kaybetti, düzinelerce kişi yaralandı. Yerel hak grubu Acil Durum Avukatları tarafından yapılan açıklamaya göre, saldırı başkent Hartum'un yaklaşık 200 kilometre güneyindeki El-Mekşir kasabasında meydana geldi. Patlamanın yoğunluğu nedeniyle pazar yerinde büyük bir panik yaşandığı, yaralıların çevredeki hastanelere sevk edildiği belirtiliyor. Olay, ülkede ordu ile paramiliter Hızlı Destek Kuvvetleri (RSF) arasında süren çatışmaların son halkası olarak kayıtlara geçti.
Çatışmanın Gölgesinde Sivil Katliamı
Sudan, Nisan 2023'ten bu yana ordu ile RSF arasında şiddetli bir iç savaşa sahne oluyor. Çatışmaların başlamasından bu yana binlerce sivil hayatını kaybetti, milyonlarca kişi yerinden edildi. Acil Durum Avukatları'nın raporuna göre, pazar yerine yapılan saldırı bir önceki gün gerçekleştirilen benzer SİHA saldırılarının devamı niteliğinde. Örgüt, saldırıların sivilleri hedef aldığını ve uluslararası insancıl hukukun açık bir ihlali olduğunu vurguladı. Sudan Sağlık Bakanlığı henüz resmi bir açıklama yapmazken, yerel kaynaklar yaralı sayısının artabileceğinden endişe ediyor.
Bölgedeki sağlık merkezleri, yoğun hasta akını nedeniyle yetersiz kaldıklarını belirtiyor. Yaralıların bir kısmının ağır durumda olduğu ve acil tıbbi müdahaleye ihtiyaç duyduğu bildiriliyor. Sudandaki insani kriz, uluslararası yardım kuruluşlarının bölgeye erişimindeki kısıtlamalarla daha da derinleşiyor. Birleşmiş Milletler, çatışmaların başlamasından bu yana 10 milyondan fazla kişinin evlerini terk etmek zorunda kaldığını açıklamıştı.
Küresel Tepkiler ve Bölgesel Dinamikler
Saldırı uluslararası toplumda geniş yankı uyandırdı. Birleşmiş Milletler Sudan Özel Temsilcisi, saldırıyı kınayarak taraflara sivilleri koruma çağrısı yaptı. ABD ve İngiltere'nin Hartum büyükelçilikleri de sosyal medya hesaplarından yaptıkları açıklamalarda, sivil ölümlerinden duydukları endişeyi dile getirdi. Ancak uluslararası toplumun Sudan'daki krize müdahale kapasitesi sınırlı kalıyor. Bölgesel güçlerden Mısır ve Suudi Arabistan, taraflar arasında arabuluculuk çabalarını sürdürürken, Birleşik Arap Emirlikleri'nin RSF'ye destek verdiği yönündeki iddialar gerilimi artırıyor.
Çatışmanın bir diğer boyutu ise Sudan'ın jeopolitik konumu. Kızıldeniz'e kıyısı olan ülke, Afrika Boynuzu'ndaki istikrar için kritik öneme sahip. Etiyopya, Mısır ve Libya gibi ülkelerle sınır komşusu olan Sudan'daki kaos, bölgesel güvenliği tehdit ediyor. Özellikle silah kaçakçılığı ve düzensiz göç rotaları üzerindeki etkisi, ülkeyi uluslararası müdahale için öncelikli hale getiriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Sudan'daki çatışmalar, Türkiye'nin Afrika Boynuzu ve Kızıldeniz'deki stratejik çıkarlarını yakından ilgilendiriyor. Türkiye, Sudan'da askeri ve ekonomik yatırımlara sahip; özellikle Sevakin Adası'ndaki Osmanlı mirasının restorasyonu ve liman anlaşmaları Ankara'nın bölgedeki varlığını güçlendiriyor. Çatışmanın tırmanması, Türkiye'nin yatırımlarını ve bölgedeki nüfuzunu tehdit ediyor. Ayrıca Sudan, Türkiye'nin Afrika açılımı politikasında kilit ülkelerden biri. Ankara, taraflar arasında arabuluculuk girişimlerinde bulunsa da, uluslararası toplumun etkisiz kaldığı bir ortamda krizin derinleşmesi Türkiye'nin dış politika hedeflerine zarar verebilir. Bölgesel istikrarsızlık aynı zamanda Kızıldeniz'deki deniz ticareti ve enerji nakil hatları için risk oluşturuyor.