Batı Şeria'da bir İsrail askeri, yedi aylık Filistinli bebek Muhammed el-Hac'ı başından vurarak öldürdü. Olay, 2024 yılının başlarında Qalandiya mülteci kampı yakınlarında meydana geldi. Görgü tanıklarına göre, asker bebeği vurduktan sonra hiçbir müdahale yapmadan yürüyerek uzaklaştı. Bebek hastaneye kaldırıldı ancak kurtarılamadı. Bu olay, işgal altındaki Filistin topraklarında sivil kayıplarının arttığı bir dönemde yaşandı.
Olayın arka planı ve gelişimi
Filistin Sağlık Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, Muhammed el-Hac'ın başından isabet alan bir kurşunla hayatını kaybettiği doğrulandı. Bebeğin ailesi, Qalandiya kampında ikamet ediyordu ve o sırada kampın girişinde bulunuyorlardı. İsrail askerleri, bölgede bir devriye sırasında ateş açtı. Ateş açıldığı sırada çevrede başka çatışma olduğuna dair bir rapor bulunmuyor. İnsan hakları örgütleri, askerin orantısız güç kullandığını belirterek kınadı.
İsrail ordusu olayla ilgili bir soruşturma başlattığını duyurdu ancak daha önce benzer vakalarda olduğu gibi, ciddi bir yaptırım uygulanması beklenmiyor. Geçtiğimiz yıl Batı Şeria'da öldürülen Filistinli çocuk sayısı 143'e ulaşmıştı. Birleşmiş Milletler, bu tür olayların ateşkes ihlali olduğunu ve uluslararası hukuka aykırı olduğunu vurguluyor.
Bölgesel ve uluslararası boyut
Bu olay, İsrail-Filistin çatışmasının tırmandığı bir dönemde uluslararası kamuoyunda büyük yankı uyandırdı. Arap Birliği ve İslam İşbirliği Teşkilatı, acil toplantı çağrısı yaparken, ABD'nin olaya verdiği tepki sınırlı kaldı. Avrupa Birliği ise olayı kınayarak bağımsız bir soruşturma talep etti. Hamas, misilleme yapılacağını duyururken, Filistin Yönetimi olayı kınayan bir açıklama yayınladı.
Bölgedeki tansiyon, Gazze'de devam eden savaşla birlikte yükseliyor. Batı Şeria'da da benzer saldırıların arttığı gözlemleniyor. İsrail'in yerleşimci politikaları ve askeri operasyonları uluslararası hukuk çerçevesinde eleştiriliyor. Bu bağlamda, bir bebeğin öldürülmesi, çatışmanın vahametini bir kez daha gözler önüne seriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Filistin davasına verdiği destekle bilinen bir ülke olarak bu olayı şiddetle kınamıştır. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İsrail'in uluslararası hukuku ihlal ettiğini belirterek, Birleşmiş Milletler'de harekete geçilmesini talep etmiştir. Bu olay, Türkiye'nin Filistin yanlısı dış politikasını pekiştirmekte ve bölgedeki insani krize dikkat çekme çabalarını artırmaktadır. Ayrıca, Türkiye'nin İsrail ile olan ticari ilişkileri ve enerji iş birliği gibi konular da bu tür olaylardan etkilenebilir. Türkiye, Filistin topraklarının işgaline karşı duruşunu sürdürmekte ve diplomatik girişimlerini yoğunlaştırmaktadır.