Sudan’da iç savaşın başladığı Nisan 2023’ten bu yana çatışmalar giderek şiddetlenirken, bu kez de Kuzey Eyaleti’ndeki El-Dabbe şehri hedef alındı. Sudanlı yetkililer, paramiliter Hızlı Destek Kuvvetleri’nin (RSF) Çarşamba günü şehirdeki elektrik trafo merkezine saldırdığını duyurdu. El-Dabbe Güvenlik Komitesi’nden yapılan yazılı açıklamada, saldırıda can kaybı yaşanmadığı ancak bölgede elektrik kesintileri meydana geldiği belirtildi. Saldırının, RSF’nin Hartum ve diğer bölgelerdeki yenilgilerinin ardından stratejik altyapıyı hedef alma taktiğinin bir parçası olduğu değerlendiriliyor.
Gelişmenin Arka Planı: RSF’nin Kuzeye Yönelmesi
Sudan ordusu ile RSF arasındaki çatışmalar, geçtiğimiz yıl Nisan ayında patlak vermiş ve kısa sürede ülke geneline yayılmıştı. Başkent Hartum ve çevresinde aylardır süren şiddetli çatışmalar, büyük bir insani krize yol açtı. RSF, Hartum’da orduya karşı üstünlük sağlayamayınca, stratejisini değiştirerek daha az korunan kırsal bölgelere ve altyapı tesislerine yöneldi. Kuzey Eyaleti, Nil Nehri boyunca uzanan verimli tarım arazileri ve hidroelektrik santralleriyle Sudan’ın enerji üretiminde kritik bir role sahip. El-Dabbe şehrindeki trafo merkezi, bölgenin elektrik dağıtım ağının merkezi konumunda. RSF’nin bu saldırısı, sadece yerel halkın değil, aynı zamanda bölgedeki tarım ve sanayi faaliyetlerinin de sekteye uğramasına neden oldu.
Güvenlik Komitesi açıklamasında, saldırının ardından bölgeye takviye birlikler gönderildiği ve elektrik hatlarının onarım çalışmalarına başlandığı ifade edildi. Ancak yetkililer, RSF’nin benzer saldırıları tekrarlayabileceği uyarısında bulundu. Sudan ordusu ise RSF’yi “terörist” olarak nitelendiriyor ve uluslararası topluma destek çağrısı yapıyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut: Sudan İç Savaşının Yayılma Tehlikesi
Sudan’daki çatışmalar, yalnızca ülke sınırları içinde kalmıyor; komşu ülkeleri de tehdit ediyor. RSF’nin Kuzey Eyaleti’ne yönelik saldırıları, Mısır sınırına yakın bir bölgede gerçekleşmesi açısından ayrıca önem taşıyor. Mısır, Sudan’daki istikrarın kendi ulusal güvenliği için hayati olduğunu defalarca vurgulamıştı. Ayrıca, Nil Nehri üzerindeki barajlar üzerinde yaşanan su paylaşımı anlaşmazlıkları da bölgede gerilimi artırıyor. RSF’nin elektrik altyapısını hedef alması, Sudan’ın yanı sıra bölge ülkelerinin enerji arzını da etkileyebilir.
Uluslararası toplum, Sudan’daki çatışmaların sona erdirilmesi için çeşitli girişimlerde bulunsa da, taraflar arasındaki uzlaşmazlık ve dış müdahaleler barışı mümkün kılmıyor. Birleşmiş Milletler, Sudan’da 25 milyondan fazla insanın insani yardıma muhtaç olduğunu ve çatışmaların milyonlarca kişiyi yerinden ettiğini açıkladı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Sudan’daki istikrarsızlık, Türkiye’nin Afrika Boynuzu ve Kızıldeniz bölgesindeki çıkarlarını doğrudan etkileyebilir. Türkiye, Sudan ile tarihsel bağlara sahip olup, özellikle Osmanlı döneminden kalan ilişkiler ve son yıllarda gelişen ekonomik işbirlikleri dikkat çekmektedir. Türk şirketleri Sudan’da tarım, enerji ve inşaat sektörlerinde faaliyet göstermektedir. Ayrıca, Türkiye’nin Afrika’daki askeri varlığı ve nüfuz mücadelesi göz önüne alındığında, Sudan’daki çatışmaların Türkiye için güvenlik riski oluşturduğu söylenebilir. RSF’nin altyapı hedeflerine yönelik saldırıları, bölgede kalıcı bir istikrarsızlığa yol açabilir ve Türkiye’nin yatırımlarını tehlikeye atabilir. Bu nedenle Türkiye’nin, Sudan’daki taraflarla dengeli bir diplomasi yürüterek çatışmanın yayılmasını engellemeye çalışması beklenir.