İran Dışişleri Bakanlığı, ABD'nin güneybatıdaki Ahvaz kentinde bulunan Şehid Bakai Çocuk Kanser Hastanesi yakınına düzenlediği hava saldırısını 'barbarca bir saldırı' olarak nitelendirerek savaş suçu olduğunu duyurdu. Saldırıda can kaybı yaşanmazken, hastanede tedavi gören 211 pediatrik kanser hastasının acilen tahliye edildiği bildirildi. Olay, bölgede artan ABD-İran geriliminde yeni bir kırılma noktası olarak değerlendiriliyor.
Hastane Bombalanması ve Tahliye
İran resmi haber ajansı IRNA'ya göre, ABD savaş uçakları Çarşamba günü Şehid Bakai Hastanesi'ne yaklaşık 500 metre mesafedeki bir hedefi vurdu. Patlamanın şiddetiyle hastanenin camları kırıldı ve duvarlarda çatlaklar oluştu. Sağlık Bakanlığı yetkilileri, saldırı sırasında hastanede bulunan 211 çocuk kanser hastasının, aralarında kemoterapi görenlerin de olduğu, derhal başka sağlık kuruluşlarına nakledildiğini açıkladı. Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Nasır Kenani, 'Sivil bir sağlık tesisini hedef almak, uluslararası hukukun açık ihlalidir ve savaş suçu teşkil eder' dedi. Kenani, ABD'nin bu eyleminin insanlığa karşı işlenmiş bir suç olduğunu vurguladı.
Saldırının hedefinin ne olduğu konusunda net bilgi bulunmamakla birlikte, İran medyası bölgede askeri bir tesisin vurulduğunu iddia etti. ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM) ise henüz resmi bir açıklama yapmadı. Ancak daha önce ABD'nin, Irak ve Suriye sınırındaki İran destekli milis gruplarına yönelik saldırılar düzenlediği biliniyor. Ahvaz, İran'ın Huzistan eyaletinde yer alıyor ve bölgede etnik Arap nüfusu yoğun. İran, daha önce de bölgedeki ayrılıkçı hareketler nedeniyle güvenlik operasyonları yürütmüştü.
Bölgesel ve Küresel Yansımalar
Bu saldırı, ABD-İran ilişkilerinin yeniden alevlendiği bir dönemde gerçekleşti. İran'ın nükleer programı konusunda devam eden müzakerelerde tıkanma yaşanırken, ABD Başkanı Donald Trump yönetimi, Tahran'a yönelik 'maksimum baskı' politikasını sürdürüyor. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Birleşmiş Milletler'e yaptığı çağrıda, 'Bu tür saldırılar bölgeyi felakete sürükler' uyarısında bulundu. Uluslararası Kızılhaç Komitesi (ICRC) de sivil altyapının hedef alınmaması gerektiğini hatırlattı ve hastanelerin savaşta korunması gereken yerler olduğunu vurguladı.
Olay, İran'ın uluslararası topluma yönelik tepkisini artırdı. Tahran, ABD'nin bu saldırıyla uluslararası hukuku hiçe saydığını ve bölgesel istikrarı tehdit ettiğini belirtti. Öte yandan, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi bölge ülkeleri olayla ilgili henüz resmi bir açıklama yapmadı. Uzmanlar, bu tür olayların İran'ın vekil güçler aracılığıyla ABD hedeflerine misilleme yapma olasılığını artırdığını, bunun da Irak ve Suriye'deki ABD varlığına yeni saldırılar anlamına gelebileceğini belirtiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'nin güney sınırında artan jeopolitik risklere işaret ediyor. İran sınırına yakın bir bölgede yaşanan bu saldırı, özellikle İran ile sınır güvenliği konusunda işbirliği yapan Türkiye'yi endişelendirebilir. Türkiye, İran ile enerji ticareti ve sınır ötesi terörle mücadele konularında yakın diyalog halinde. Bu tür bir askeri tırmanma, Türkiye'nin bölgedeki istikrar arayışını zorlaştırabilir ve İran'dan Türkiye'ye olası sığınmacı akınlarını tetikleyebilir. Ayrıca, ABD-İran geriliminin tırmanması, Türkiye'nin enerji ihtiyacını karşıladığı İran'dan doğalgaz ithalatını etkileyebilir. Türkiye, BM ve NATO nezdinde sivil halkın korunması çağrılarını destekleyecek, ancak taraflardan birini doğrudan suçlamaktan kaçınacaktır. Bölgesel güç dengelerinde yeni bir kırılma, Türkiye'nin diplomatik manevra alanını daraltabilir.