Sudan'ın Kuzey Kordofan eyaletinde bir mahkeme binasına yönelik Hızlı Destek Kuvvetleri (RSF) tarafından gerçekleştirilen insansız hava aracı (İHA) saldırısında en az 13 kişi hayatını kaybetti, 20'den fazla kişi yaralandı. Saldırı, ülkenin batısında ve güneyinde yoğunlaşan çatışmaların yeni bir cepheye taşındığını gösteriyor. Yerel kaynaklar, saldırının sivil yerleşim alanlarına yakın bir bölgede gerçekleştiğini ve can kaybının artmasından endişe edildiğini belirtiyor.
Sudan'da İç Savaşın Arka Planı ve RSF'nin Yükselişi
Sudan, Nisan 2023'te ordu ile RSF arasında patlak veren çatışmalarla sarsılıyor. Ülkenin fiili lideri Abdulfettah el-Burhan komutasındaki Sudan Silahlı Kuvvetleri ile Muhammed Hamdan Dagalo (Hemedti) liderliğindeki RSF, başkent Hartum ve çevresinde başlayan mücadeleyi kısa sürede ülke geneline yaydı. Bir yılı aşkın süredir devam eden çatışmalar, binlerce sivilin ölümüne ve milyonlarca kişinin yerinden edilmesine yol açtı. Birleşmiş Milletler, ülkedeki insani krizi dünyanın en büyük yerinden edilme krizi olarak nitelendiriyor.
RSF, özellikle Darfur ve Kordofan gibi batı bölgelerinde etkili. Kuzey Kordofan, stratejik konumu nedeniyle çatışmaların yoğunlaştığı bölgelerden biri. Eyaletin başkenti El Obeid, aynı zamanda önemli bir ticaret ve ulaşım merkezi. RSF'nin bu bölgede artan İHA saldırıları, örgütün hava gücünü ve teknolojik kapasitesini gösteriyor. Uzmanlar, RSF'nin son dönemde insansız hava araçlarını etkin şekilde kullanmaya başladığını, bunun da çatışmaların seyrini değiştirebileceğini belirtiyor.
Uluslararası toplum, Sudan'daki çatışmalara müdahale etmekte isteksiz. BM Güvenlik Konseyi'nde alınan ateşkes çağrıları sonuçsuz kaldı. Bölgesel aktörler (Mısır, BAE, Suudi Arabistan) farklı tarafları desteklemekle suçlanıyor. İç savaş, Kızıl Deniz ve Sahel bölgesindeki güç dengelerini de etkiliyor.
Bölgesel ve Küresel Yansımalar
Sudan'daki istikrarsızlık, yalnızca ülke içiyle sınırlı değil. Çatışmalar, komşu ülkelere yönelik göç dalgalarını tetikliyor. Mısır, Çad, Güney Sudan ve Etiyopya, milyonlarca Sudanlı mülteciye ev sahipliği yapıyor. Bu durum, zaten kırılgan olan bölgesel ekonomiler üzerinde ek baskı oluşturuyor. Ayrıca, Kızıl Deniz'deki güvenlik sorunları ve Sudan'ın jeopolitik konumu, küresel güçlerin dikkatini çekiyor. Rusya'nın Afrika'daki etkinliğini artırma çabaları ve ABD'nin bölgedeki varlığı, Sudan krizini daha da karmaşık hale getiriyor.
İnsani yardım kuruluşları, artan şiddet nedeniyle yardımların ulaştırılmasında zorluk yaşıyor. Dünya Gıda Programı, ülkenin bazı bölgelerinde kıtlık riskine dikkat çekiyor. Salgın hastalıklar (kolera, sıtma) da yayılmaya devam ediyor. Uluslararası toplumun etkili bir çözüm üretememesi, Sudan halkının acılarını derinleştiriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Sudan'daki iç savaş, Türkiye'nin Afrika politikaları açısından önemli sonuçlar doğuruyor. Türkiye, son yıllarda Sudan ile ekonomik ve ticari ilişkilerini geliştirmiş, özellikle tarım ve altyapı alanlarında yatırımlar yapmıştı. Çatışmaların uzaması, bu yatırımları riske atıyor. Ayrıca, Türkiye'nin bölgedeki insani yardım faaliyetleri ve Kızılay'ın operasyonları da güvenlik endişeleri nedeniyle zorlaşıyor. Türkiye, Sudan'da barış ve istikrarın sağlanması için diplomatik girişimlerde bulunabilir. Kızıl Deniz'deki güvenlik dengeleri ve Afrika Boynuzu'ndaki istikrarsızlık, Türkiye'nin bölgesel çıkarlarını doğrudan etkiliyor. Bu nedenle, Türkiye'nin Sudan krizine daha aktif bir şekilde müdahil olması ve taraflar arasında arabuluculuk yapması beklenebilir.