Sudan'da paramiliter Hızlı Destek Kuvvetleri'ne (HDK) yönelik suçlamalar kapsamında gerçekleştirilen insansız hava aracı (İHA) saldırısı, Etiyopya sınırı yakınında 41 yerinden edilmiş sivilin ölümüne neden oldu. Uluslararası bir hak örgütünün açıklamasına göre, saldırı ülkenin doğusundaki el-Faşaga bölgesinde bulunan bir yerinden edilme kampını hedef aldı. Olay, Sudan ordusu ile HDK arasında Nisan 2023'ten bu yana süren çatışmalarda sivil kayıpların arttığını gözler önüne seriyor.
Gelişmenin arka planı
Sudan'da 15 Nisan 2023'te başlayan çatışmalar, başkent Hartum ve çevresinde yoğunlaşmış, ancak zamanla ülkenin diğer bölgelerine yayılmış durumda. Ordu ile HDK arasındaki güç mücadelesi, özellikle batıdaki Darfur ve doğudaki Kızıldeniz kıyısına yakın alanlarda şiddetini koruyor. Son saldırı, Etiyopya sınırına yakın stratejik bir bölgede meydana geldi. El-Faşaga, son aylarda binlerce sivilin çatışmalardan kaçarak sığındığı bir yerinden edilme merkezi haline gelmişti. Hak örgütü, saldırının HDK tarafından gerçekleştirildiğine dair kanıtların bulunduğunu belirtirken, Sudan ordusu henüz konuya ilişkin resmi bir açıklama yapmadı.
İHA saldırıları, Sudan'daki savaşın seyrini değiştiren unsurlar arasında. HDK, özellikle 2024 yılından itibaren insansız hava araçlarını etkin biçimde kullanmaya başladı. Bu saldırılar, sivil altyapıya ve yerinden edilme kamplarına yönelik ihlaller olarak sık sık gündeme geliyor. Birleşmiş Milletler ve çeşitli insan hakları kuruluşları, tarafları sivil kayıpları önlemek konusunda uyarırken, uluslararası toplumun etkili bir müdahale geliştiremediği görülüyor. Saldırının ardından bölgedeki insani yardım kuruluşları, artan güvenlik riski nedeniyle çalışmalarını geçici olarak askıya aldı.
Bölgesel ve küresel boyut
Sudan'daki iç savaş, Afrika Boynuzu'nda istikrarsızlığı derinleştiriyor. Etiyopya sınırına yakın bir bölgede yaşanan bu tür saldırılar, komşu ülkelere yönelik mülteci akınlarını artırma potansiyeli taşıyor. Etiyopya, halihazırda yüz binlerce Sudanlı mülteciye ev sahipliği yapıyor ve yeni bir göç dalgasıyla karşı karşıya kalabilir. Bölgesel aktörler olarak Mısır, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri, Sudan'daki çatışmanın tarafları üzerinde nüfuz sahibi. Ancak bu ülkelerin tutumları, çatışmanın uzamasına zemin hazırlıyor eleştirilerine maruz kalıyor.
Uluslararası düzeyde ise ABD ve Avrupa Birliği, Sudan'daki insani krize dikkat çekmekle birlikte, etkili bir barış girişimi başlatamadı. BM Güvenlik Konseyi'nde alınan kararlar, sahada uygulanma imkanı bulamıyor. İHA saldırısı, bir kez daha savaşın siviller üzerindeki yıkıcı etkisini gözler önüne sererken, uluslararası toplumun sorumluluğunu sorgulatıyor. Hak örgütü, saldırıyı savaş suçu olarak nitelendirerek, faillerin hesap vermesi çağrısında bulundu.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Sudan'da istikrarın sağlanmasına yönelik diplomatik girişimlerde bulunmuş, özellikle 2023'te taraflar arasında arabuluculuk çabaları yürütmüştü. Ancak kalıcı bir ateşkes sağlanamadı. Türkiye'nin Afrika Boynuzu'ndaki etkinliği, insani yardım ve kalkınma işbirlikleri üzerinden şekilleniyor. Son saldırı, bölgede güvenlik risklerinin arttığını ve Türkiye'nin insani yardım koridorlarının güvenliğini sağlama konusunda daha fazla çaba sarf etmesi gerektiğini gösteriyor. Ayrıca, istikrarsızlık, Türkiye'nin bölgedeki ekonomik yatırımlarını ve enerji güvenliğini de olumsuz etkileyebilir.