Sudan'ın başkenti Hartum'un kuzeyindeki Omdurman'da, ordu kontrolündeki bölgelerde Sudan poundu yaz başından bu yana değerinin neredeyse yarısını kaybetti. Bu dramatik değer kaybı, iç savaştan kaçan ve hayatlarını yeniden kurmaya çalışan sivillerin acılarını daha da derinleştirirken, yetkililerin kontrol ettikleri bölgelerde normale dönüş izlenimi verme çabalarını da baltalıyor.
Sudan'da Ekonomik Çöküşün Arka Planı
Sudan, Nisan 2023'ten bu yana ordu ile Hızlı Destek Kuvvetleri (RSF) arasında şiddetli bir iç savaşa sahne oluyor. Çatışmalar ülke ekonomisini temelden sarstı; altyapı büyük ölçüde tahrip oldu, tarım ve ticaret durma noktasına geldi. Ülkenin para birimi Sudan poundu, savaşın başlangıcından bu yana hızla değer kaybediyor. Yaz aylarında bu kayıp daha da hızlandı; ordu kontrolündeki bölgelerde pound, Haziran'dan bu yana yüzde 50'ye varan oranda değer yitirdi.
Omdurman'da yaşayan siviller, temel gıda maddelerini ve ilaçları karşılamakta büyük zorluk çekiyor. Maaşlar erirken, fiyatlar her geçen gün artıyor. Birçok aile, geçimini sağlamak için ellerindeki değerli eşyaları satmak zorunda kalıyor. Yerel para biriminin hızla değersizleşmesi, zaten kırılgan olan insani durumu daha da kötüleştiriyor.
Uzmanlar, para birimindeki çöküşün birkaç temel nedeni olduğunu belirtiyor: Devam eden çatışmalar nedeniyle üretim ve ticaret neredeyse durmuş durumda; devletin döviz rezervleri tükenmiş; ve uluslararası yardımlar yetersiz kalıyor. Ayrıca, ordu kontrolündeki bölgelerde para basımının kontrolsüz şekilde artması enflasyonu körüklüyor. Merkez Bankası'nın etkinliği sınırlı; çünkü ülkenin farklı bölgeleri farklı güçlerin kontrolünde ve ekonomi politikaları koordineli bir şekilde yürütülemiyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Sudan'daki ekonomik kriz, sadece ülke içinde değil, bölgesel istikrar açısından da endişe verici. Ülke, Afrika Boynuzu'nda stratejik bir konumda bulunuyor ve Kızıldeniz'e kıyısı var. İç savaş ve ekonomik çöküş, komşu ülkeleri de olumsuz etkiliyor; mülteci akınları artıyor, kaçakçılık ve silahlı grupların faaliyetleri bölgeyi istikrarsızlaştırıyor.
Uluslararası toplum, Sudan'daki insani krize dikkat çekmek için çeşitli girişimlerde bulunsa da, etkili bir çözüm üretilebilmiş değil. Birleşmiş Milletler ve diğer yardım kuruluşları, artan ihtiyaçlara rağmen yeterli fon bulmakta zorlanıyor. Ayrıca, çatışan taraflar arasında ateşkes sağlanamaması, yardımların ihtiyaç sahiplerine ulaştırılmasını engelliyor.
Sudan ekonomisinin çöküşü, küresel ekonomi açısından da sınırlı da olsa etkilere sahip. Ülke, altın ve diğer değerli madenlerin yanı sıra tarım ürünleri ihraç ediyor. Ancak savaş nedeniyle bu ihracat neredeyse durmuş durumda. Ayrıca, Kızıldeniz'deki istikrarsızlık, deniz ticaret yollarını tehdit ediyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Sudan'daki ekonomik çöküş ve siyasi istikrarsızlık, Türkiye'nin bölgesel çıkarlarını da yakından ilgilendiriyor. Türkiye, Sudan ile tarihi ve kültürel bağlara sahip; son yıllarda ekonomik ve ticari ilişkilerini geliştirmeye çalışıyordu. Ancak savaş, Türk yatırımlarını ve ticaretini olumsuz etkiledi. Ayrıca, Sudan'daki istikrarsızlık, Kızıldeniz ve Afrika Boynuzu'nda güvenlik risklerini artırarak Türkiye'nin deniz ticaret yollarını tehdit edebilir. Türkiye, insani yardımlar ve diplomatik girişimlerle Sudan'da istikrarın sağlanmasına katkı sunabilir; ancak kalıcı çözüm için uluslararası işbirliği şart. Bu gelişmeler, Türkiye'nin Afrika açılımı politikalarını gözden geçirmesini gerektirebilir.